Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

Fenerbahçe’den Kadıköy’de gövde gösterisi!

Türkiye Yayın: 27.07.2023 10:07
Fenerbahçe’den Kadıköy’de gövde gösterisi!

UEFA Avrupa Konferans Ligi 2. Ön Eleme Turu ilk maçında Fenerbahçe, konuk ettiği Moldova temsilcisi Zimbru’yu 5-0’lık skorla mağlup etti.

Maçtan dakikalar 

6. dakikada sol kanattan Dusan Tadic’in ceza sahasına ortasında topla buluşan Stefan Szymanski’nin vuruşunda savunma son anda topu kornere gönderdi.

8. dakikada Mert Hakan’ın pasında ceza sahası sağ çaprazında topla buluşan Dusan Tadic’in vuruşunda kaleci topu kornere çeldi.

11. dakikada Dusan Tadic’in pasında ceza sahası dışı sol çaprazında topla buluşan Ferdi Kadıoğlu’nun uzak köşeye yaptığı sert vuruşta meşin yuvarlak üst direğe çarparak ağlarla buluştu. 1-0

13. dakikada Dusan Tadic’in pasında savunma arkasında sarkan Edin Dzeko, topu ceza sahasına çevirdi. Dzeko’nun pasında topla buluşan Ryan Kent, penaltı noktası yakınından yaptığı düzgün vuruşla meşin yuvarlağı filelere gönderdi. 2-0

40. dakikada sol kanattan kullanılan köşe vuruşunda topla buluşan Mihail Ştefan’ın vuruşunda meşin yuvarlak yandan auta çıktı.

42. dakikada Shahrom Samiev’in sol çaprazdan yaptığı sert vuruşta kaleci Altay Bayındır topu kornere çeldi.

59. dakikada Miguel Crespo’nun ceza sahası ön çizgisinden yaptığı sert vuruşta top az fakla üstten auta gitti.

61. dakikada Ferdi Kadıoğlu’nun sol kanattan pasında Mert Hakan Yandaş ceza sahasında topla buluştu. Mert Hakan’ın içeriye çevirdiği topta Edin Dzeko, meşin yuvarlağı boş ağlara yolladı. 3-0

63. dakikada Edin Dzeko’nun savunma arkasına attığı uzun pasta topla buluşan Sebastian Szymanski, kaleciyi de çalımlayarak meşin yuvarlağı boş filelere gönderdi. 4-0

80. dakikada İrfan Can Kahveci’nin sağ kanattan ceza sahasına yaptığı ortada savunma topu uzaklaştıramadı. Pozisyonun devamında arka direkte topla buluşan Edin Dzeko’nun dar açıdan yaptığı vuruşta meşin yuvarlak üst direğe çarparak oyun alanına geri geldi.

88. dakikada İsmail Yüksek’in savunma arkasına attığı ara pasta topla buluşan Joshua King, ceza sahası dışı sol çaprazdan uzak köşeye yaptığı düzgün vuruşla meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 5-0

Fenerbahçe'den Kadıköy'de gövde gösterisi!

Stat: Ülker
Hakemler: Nenad Minakovic xx, Nemanja Petrovic xx, Milos Miskeljin xx

Fenerbahçe: Altay Bayındır xx, Bright Osayi-Samuel xx, Serdar Aziz xx, Alexander Djiku xx, Ferdi Kadıoğlu xxx, Miguel Crespo xx, Mert Hakan Yandaş xx (İsmail Yüksek dk. 63 x), Sebastian Szymanski xxx, Ryan Kent xx (Emre Mor dk. 63 x (İrfan Can Kahveci dk. 73 x), Dusan Tadic xxx (Joshua King dk. 84 xx), Edin Dzeko xxx (Michy Batshuayi dk. 84 ?)
Yedekler: İrfan Can Eğribayat, Furkan Akyüz, Samet Akaydin, Luan Peres, Serdar Dursun, Jayden Oosterwolde, Burak Kapacak

Teknik Direktör: İsmail Kartal

Zimbru: Sebastian Agachi x, Valeriu Gaiu x, Mihail Ştefan x (Dinis Ieseanu dk. 56 x), Denis Furtuna x (Ştefan Burghiu dk. 69 x), Alexandru Misaraş x, Andrei Macritchii x, Jessie Djou x, Denys Dedechko x, Vlad Raileanu x (Ibrahima Soumah dk. 16 x (Ilie Damaşcan dk. 69 x), Emmanuel Alaribe x, Shahrom Samiev x (Marin Caruntu dk. 56 x)

Yedekler: Igor Mostovei, Alexandru Dedov, Stefan Bitca

Teknik Direktör: Lilian Popescu

Goller: Ferdi Kadıoğlu (dk. 11), Ryan Kent (dk. 13), Edin Dzeko (dk. 61), Sebastian Szymanski (dk. 63), Joshua King (dk. 88) (Fenerbahçe)
Sarı kartlar: Mert Hakan Yandaş (Fenerbahçe), Denys Dedechko, Jessie Djou, Dinis Ieseanu (Zimbru) (İHA)

 

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

VURDUK EN DİBE, SÖYLE ŞİMDİ NEREYE?

Manşet Yayın: 26.05.2024 14:00
VURDUK EN DİBE, SÖYLE ŞİMDİ NEREYE?

Ekonomi bir bilim dalıdır. Ekonominin değişmez gerçekleri vardır.
Mesela;
▪︎ Faizlerin artırılması ile piyasada talep azalır. Bu sayede harcama eğilimi de azalmaya başlar.

▪︎ Faiz ile enflasyon arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Faiz düşerse enflasyon artar yani enflasyon artarsa düşürmek için faizi artırmak gerekir.

▪︎ 2002 yılından bu yana, TL’ nin değerlenmesinin arkasında “yüksek faiz düşük kur” sarmalı yatmaktadır. Türkiye’de, ülke riskinin yüksek olması, kaynaklarından daha fazlasını kullanması nedeniyle faizler dünya standartlarının çok üzerinde. Bu durumda da iş dünyası ve yatırımcılar kredi kullanamıyor. Kısır döngü de işte burada başlıyor.

Ekonomi; “bir insan topluluğunun ya da bir ülkenin, yaşayabilmek için üretme, üretileni bölüşme biçimlerinin ve bu eylemlerden doğan ilişkilerinin tümü” şeklinde tanımlanıyor.
Yaşayabilmek için üretme ve bölüşme ! Görüldüğü gibi ekonominin temelinde üretim var. Ayrıca, ülkenin varlığını sürdürebilmesi için üretilenin adaletle ve hakkaniyetle bölüşülmesi gerekiyor.
Peki, günümüz Türkiyesinde yeteri kadar üretiyor muyuz?
Ürettiğimizi hakça bölüşüyor muyuz? Başka bir deyişle, gelir dağılımında adaleti sağlayabilmiş miyiz?
Bu sorulara evet diyebilir misiniz?

Ekonomimizin en istikrarlı yılları 1923 den1950 ye kadar olan dönemdir. Türk Lirasının da dünya ekonomisinde en değerli olduğu 27 yıl bu döneme denk geliyor.
Bu döneme baktığımızda, devlet destekli, üretime dayalı müthiş bir kalkınma hamlesi görüyoruz.
Bu ivme Atatürk’ün vefatından sonraki 12 yıl daha devam etti.

1950 den 1990 a kadar olan dönemde;
▪︎50 li yıllarda ABD ile yapılan ve elimizi kolumuzu bağlayan anlaşmalar, tarımımıza, eğitim sistemimize müdahaleler. Antikominist hedefleri olan Marshall yardımları.
▪︎ 1974 Kıbrıs Barış Harekatı nedeniyle maruz kaldığımız ağır ambargolar.
▪︎ 1980 askeri müdahalesi ve cunta yönetimi dönemi.
Bu 40 yıl da böyle heba oldu.

Sonrasında, 1990 – 2002 yıllarında yaşanan ekonomik bunalımların temel sebebi ise, siyasi istikrarsızlık, dolayısıyla orta ve uzun vadeli ekonomi politikasına sahip olamama durumudur. Bu dönemde Türkiye’de 6 farklı başbakan tarafından 11 farklı hükûmet kuruldu ve bu hükûmetlerin ortalama ömürleri 1 yıl civarında gerçekleşti.

Ülkenin enerjisini ve kaynaklarını terörle mücadeleye harcamasını da unutmayalım.
1984 yılından buyana terörle mücadele ediyoruz.

2002 den sonra tek parti iktidarı ile bir siyasi istikrar sağlandı. Terörle mücadelede de başarı sağlandı diyebiliriz. Peki buna rağmen neden ekonomik istikrar sağlanamadı? Bu sorunun o kadar çok yanıtı var ki, hangi birini yazayım.

Uzun vadeli ve kalıcı çözümler üretmek yerine;
▪︎ Faizlerle oynayarak,
▪︎ Yüzyılın buluşu diye kur korumalı mevduat ismi altında ucube sistemlerden medet umarak,
▪︎ Vergileri artırarak, yeni vergiler icat ederek
▪︎ Karşılıksız para basarak bu sarmaldan çıkmamız mümkün değil.

Haberlere bakıyorum. Enflasyonda tek haneye düşecek mişiz. İhracatta tarihi rekorlar kırmışız!
Neye göre rekor? İhracatımız ithalatımızın önüne mi geçti? Cari fazla mı vermeye başladık?
İhracat rakamlarını verirken neden ithalat rakamlarını da vermiyorsunuz?
Ekonomide çuvallıyoruz ama algı yönetiminde maşallahımız var.

Gerçek şu ki, yeteri kadar üretmiyoruz ve üretmediğimiz için yoksullaşıyoruz. Bu gerçekleri görüp, topyekün bir üretim seferberliğini çoktan başlatmalıydık.

Athenanın o meşhur şarkısı geliyor aklıma;
Vurduk en dibe
Söyle şimdi nereye?
Yol almalısın
Ufak ufak yerine
Sıyrıl da gel buraya
Sıyrıl da gel buraya
Dön baba
Dön baba dönelim
Dön baba
Dön baba dönelim…