Eylül ve Ekim aylarında toplandılar, ocakta şişeye girdiler - Karabük Haber Postası
eylul ve ekim aylarinda toplandilar ocakta siseye girdiler Z41xv4Jv
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Ocak, 2025 12:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Eylül ve Ekim aylarında toplandılar, ocakta şişeye girdiler

Gümüşhane’nin dağlarından Eylül ve Ekim aylarında toplanarak soğuk hava depolarında bekletilen kuşburnu meyveleri işlenerek marmelat ve meyve suyu haline getirilerek şişelenmeye başladı.

Ülke genelindeki 27 kuşburnu çeşidinin 17’sine konut sahipliği yapan ve bu nedenle de Türkiye’nin kuşburnunda gen merkezi kabul edilen Gümüşhane’de üretilen kuşburnu nektarı ve marmelatı Türkiye’nin çeşitli bölgelerine gönderiliyor. Yetiştiği bölgelerdeki yöre halkının kendi el emeğiyle toplayarak işletmelere getirdiği ve kıymeti karşılığında işletmeler tarafından alınan kuşburnu meyvesi fabrikalarda bir dizi süreçten geçerek tüketime hazır hale getiriliyor.

Kuşburnu meyvesinin bilhassa kış aylarında bağışıklık kazanmak isteyen vatandaşlar için birebir olduğunu ve hiçbir katkı hususu içermediğini söyleyen Besin Mühendisi Göktuğ Yetimoğlu, “Gümüşhane dağlarında tabiatıyla yetişen kuşburnular vatandaşlar tarafından toplanıp işletmemize getiriliyor. İşletmemize getirildikten sonra bu kuşburnular burada 2 farklı esere dönüştürülüyor biri kuşburnu nektarı oburu ise marmelatı. Gelen eserler birinci olarak yıkama havuzunda yıkanıyor daha sonra kırma sürecinden geçiriliyor. Eserin yapısını bozmayacak halde bir mühlet haşlandıktan sonra çekirdek ve tüyünden ayrılma sürecinden geçiyor. Daha sonra ortaya çıkan eseri şişeleme sınırlarımızda şişeledikten sonra pastörizasyon süreci yapılıyor. Son olarak etiketlenip satışa sunuluyor” dedi.

“Kuşburnu maliyetsiz üretilen bir eser yalnızca toplama zahmeti var toplandıktan sonra ise katma kıymete dönüştürülüyor” diyen Yetimoğlu “Kuşburnu C vitamini açısından çok güçlü. Bilhassa kış aylarında tüketilmesi hastalıklara karşı korunmada kıymetli bir rol taşıdığı için çok değerli bir eser. Ben bu istikametiyle içeceklerin ‘kralı’ olarak değerlendiriyorum kuşburnu suyunu. Birçok eserin bilakis içinde katkı hususu bulunmayan doğal bir eser. Beşerler bunu gönül rahatlığıyla tüketebilir. Doğallığa değer veren beşerler başlarında hiçbir soru işareti olmadan bu eseri tüketebilir. İşletmemizde günlük ortalama 1 ton kuşburnu sürece kapasitesine sahibiz. Bu işlemenin akabinde 10 bin ila 15 bin şişe eser elde ediyoruz. Bu eserler ise Türkiye’nin dört bir tarafına gönderiliyor” halinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
anadolunun sembolleri esarplarda dile geliyor dXPLfcD1
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Nisan, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Anadolu’nun sembolleri eşarplarda dile geliyor

Gümüşhane’de 18 yıldır esnaflık yapan Çiğdem Yakut, Anadolu’nun derin kültürel mirasını modern eşarp tasarımlarıyla buluşturuyor. Büyük şehirlerin hızına karşı Anadolu’nun sakin ve nitelikli üretim anlayışını benimseyen Yakut, markasıyla Gümüşhane’den dünyaya uzanan kalıcı bir tasarım dili oluşturmayı hedefliyor.

Gümüşhane’de yaklaşık yirmi yıldır ticaret hayatının içinde yer alan kadın girişimci Çiğdem Yakut, Anadolu’nun köklü mirasını modern moda anlayışıyla birleştiriyor.

Geleneksel dokuma kültürünü ve kadim Anadolu motiflerini eşarplara yansıtan Yakut, yerel değerlerin uluslararası pazarda nasıl bir kimlik kazanabileceğini ispatlıyor.

“Az ama öz” üretim felsefesi

Üretim sürecini sadece bir ticari faaliyet olarak değil, bir seçicilik anlayışı olarak tanımlayan Çiğdem Yakut, hızlı tüketim döngüsünün dışına çıkmayı tercih ediyor.

Dokuma ve işçilik süreçlerinde titiz bir ustalıkla hareket ettiklerini belirten Yakut, “Anadolu yüzeyde küçük ama içerisinde çok katmanlı bir miras barındırıyor. Biz bu derinliği tasarımlarımıza yansıtarak zamansız ve uzun ömürlü eserler sunmayı hedefliyoruz. Bizim için lüks; gösterişten ziyade köken ve ustalıktır” dedi.

Her motif bir hikaye anlatıyor

Tasarımlarında kullanılan Anadolu motiflerinin tesadüf olmadığını, bu toprakların binlerce yıllık hafızasını temsil ettiğini vurgulayan Yakut, her deseni özel olarak isimlendirdiklerini ifade etti. Motifleri sadece görsel bir öge değil, yaşayan bir miras olarak ele aldıklarını belirten girişimci, modern çizimlerle bu sembolleri rafine bir tasarım diline dönüştürdüklerini kaydetti.

Önümüzdeki beş yıl içerisinde köklerinden beslenen ancak global ölçekte konumlanan seçkin bir yapı kurmayı planladıklarını ifade eden Yakut, büyüme stratejisini “doğru ve kalıcı olmak” üzerine inşa ettiklerini söyledi.

Gümüşhane’den çıkan bir marka algısını avantaja çevirdiklerini dile getiren Yakut, sınırlı üretim koleksiyon anlayışını koruyarak uluslararası prestijli platformlarda daha görünür olmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin