Gümüşhane’nin dağlarından Eylül ve Ekim aylarında toplanarak soğuk hava depolarında bekletilen kuşburnu meyveleri işlenerek marmelat ve meyve suyu haline getirilerek şişelenmeye başladı.
Ülke genelindeki 27 kuşburnu çeşidinin 17’sine konut sahipliği yapan ve bu nedenle de Türkiye’nin kuşburnunda gen merkezi kabul edilen Gümüşhane’de üretilen kuşburnu nektarı ve marmelatı Türkiye’nin çeşitli bölgelerine gönderiliyor. Yetiştiği bölgelerdeki yöre halkının kendi el emeğiyle toplayarak işletmelere getirdiği ve kıymeti karşılığında işletmeler tarafından alınan kuşburnu meyvesi fabrikalarda bir dizi süreçten geçerek tüketime hazır hale getiriliyor.
Kuşburnu meyvesinin bilhassa kış aylarında bağışıklık kazanmak isteyen vatandaşlar için birebir olduğunu ve hiçbir katkı hususu içermediğini söyleyen Besin Mühendisi Göktuğ Yetimoğlu, “Gümüşhane dağlarında tabiatıyla yetişen kuşburnular vatandaşlar tarafından toplanıp işletmemize getiriliyor. İşletmemize getirildikten sonra bu kuşburnular burada 2 farklı esere dönüştürülüyor biri kuşburnu nektarı oburu ise marmelatı. Gelen eserler birinci olarak yıkama havuzunda yıkanıyor daha sonra kırma sürecinden geçiriliyor. Eserin yapısını bozmayacak halde bir mühlet haşlandıktan sonra çekirdek ve tüyünden ayrılma sürecinden geçiyor. Daha sonra ortaya çıkan eseri şişeleme sınırlarımızda şişeledikten sonra pastörizasyon süreci yapılıyor. Son olarak etiketlenip satışa sunuluyor” dedi.
“Kuşburnu maliyetsiz üretilen bir eser yalnızca toplama zahmeti var toplandıktan sonra ise katma kıymete dönüştürülüyor” diyen Yetimoğlu “Kuşburnu C vitamini açısından çok güçlü. Bilhassa kış aylarında tüketilmesi hastalıklara karşı korunmada kıymetli bir rol taşıdığı için çok değerli bir eser. Ben bu istikametiyle içeceklerin ‘kralı’ olarak değerlendiriyorum kuşburnu suyunu. Birçok eserin bilakis içinde katkı hususu bulunmayan doğal bir eser. Beşerler bunu gönül rahatlığıyla tüketebilir. Doğallığa değer veren beşerler başlarında hiçbir soru işareti olmadan bu eseri tüketebilir. İşletmemizde günlük ortalama 1 ton kuşburnu sürece kapasitesine sahibiz. Bu işlemenin akabinde 10 bin ila 15 bin şişe eser elde ediyoruz. Bu eserler ise Türkiye’nin dört bir tarafına gönderiliyor” halinde konuştu.


Eylül ve Ekim aylarında toplandılar, ocakta şişeye girdiler
Safranbolu TSO’dan Mengen Aşçılık Kampı’na stratejik destek
Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), Bolu’nun Mengen ilçesinde düzenlenen 6. Mengen Aşçılık Kampı’na destek vererek Safranbolu safranının gastronomi alanındaki doğru kullanımına yönelik bilimsel bir çalışma sundu.
Yaklaşık 90 üniversiteden akademisyen, öğrenci ve şefin katıldığı organizasyonda, Safranbolu’nun coğrafi işaretli ürünlerinden biri olan safran ön plana çıkarıldı.
Etkinlik kapsamında katılımcılara “Safranbolu Safranı Tarifnamesi” adlı kitap dağıtıldı. Çalışmada safranın gastronomide doğru kullanımı, aroma yönetimi, ekstraksiyon teknikleri ve sık yapılan hatalar bilimsel ve uygulamalı olarak ele alındı.
Safranbolu TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Altuntepe, safranın yalnızca bir baharat değil aynı zamanda kültürel ve ekonomik bir değer olduğunu belirterek, doğru kullanımın önemine dikkat çekti.
Altuntepe, Mengen Aşçılık Kampı gibi geniş katılımlı bir organizasyonda yaklaşık 90 üniversiteye ulaşmanın önemli bir adım olduğunu vurgulayarak, hazırlanan çalışmanın sahadaki yanlış kullanım alışkanlıklarını düzeltmeye yönelik rehber niteliği taşıdığını ifade etti.
Etkinlikte, Safranbolu safranının gastronomide bilimsel temelli yaklaşımla ele alınmasının, ürünün ulusal ve uluslararası alanda değerinin artırılmasına katkı sağlayacağı belirtildi.

