Reklam
Reklam
evliyalar sehri kastamonuda onlarca cami ve mescit gazete ilaniyla satilmis tlDlajUe
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Kasım, 2024 20:37 tarihinde yayınlandı
0

“Evliyalar şehri” Kastamonu’da onlarca cami ve mescit gazete ilanıyla satılmış

Kastamonu’da 1930-1965 yalları arasında, Selçuklu ve Osmanlı’dan yadigar kalan 30 civarında caminin gazete ilanları ile satıldığını söyleyen Araştırmacı-Yazar Mustafa Gezici, “Bin yıllık bir geçmişten gelen medeniyetimizde bozulan bu yapıların birkaç yıllık çalışmayla düzelmesini söylemek doğru olmaz, kapatmamalıydık, ata yadigarı bu eserlere sahip çıkmalıydık” dedi.

Kastamonu’da yaşayan Araştırmacı-Yazar Mustafa Gezici, yaptıkları araştırmaya göre Selçuklu ve Osmanlı’dan günümüze kadar ulaşan Kastamonu’daki 30 civarında cami, mescit ve cami arsalarının 1930-1965 yılları arasında yayın yapan mahalli gazetelere verilen ilanlarla satışa çıkartıldığını tespit ettiklerini söyledi. “Evliyalar Şehri” olarak bilinen Kastamonu’da, satılan cami ve mescitlerin birçoğunun bakımsızlıktan yıkıldığını, birçoğunun ise farklı amaçlarda kullanıldığını belirten Gezici, 16. yüzyılda yapılan caminin bile çok düşük bir fiyattan şahıslara satıldığını ifade etti.

“Vakıfta bunun bedduası dahi vardır”

Camilerin gazete ilanları ile satıldığını belirten Gezici, “Belki de onlarcası satılmıştır, Tosya’da hatta diğer ilçelerde de camiler satılmıştır. Bu o dönemin gazetelerine de yansımıştır. O günün parasıyla 100 liraya, 200 liraya, 300 liraya şahıslara satılmıştır. Kimi caminin yeri boş kalmıştır, bazılarının ev ya da işyeri gibi çeşitli amaçlarla kullanmışlardır. Bu doğru değil, camiler amaçlarına uygun kullanılmalıdır. Vakıf malıdır, vakıfta bunun bedduası dahi vardır. Bu bedduayı almamak gerekiyor. Kastamonu’da bugün birkaç tane cami ya da mescidi örnek verebiliriz. Şu anda üzerlerinde binalar bulunuyor. Dün cami olan yerde şimdi binalar var. Bunlardan bir tanesi Kabe Mescididir. 16. yüzyılda Hacı Tahir Efendi tarafından yaptırılmış ama 1930’lu yıllarda çok cüzi bir paraya satılmıştır. Şu anda arsası boş, duruyor. Bir evin bahçesi konumundadır. Ne yazık ki camilerin ve mescitlerin bazıları yıkılmış, bazıları da farklı amaçlarla kullanılmıştır. Bazılarının mihrapları dahi duruyor. Bir bahçenin duvarında mihrabı görebiliyoruz” dedi.

Yaptıkları araştırmalarda 30 civarında cami ya da mescidin satıldığını tespit ettiklerini söyleyen Gezici, “Ak Mescit ya da Türmenoğlu Mescidi, 1921 yılındaki kayıtlarda var, şehir haritasında mevcut, fakat 1947 yılında 80 lira fiyatla satılmıştır” diye konuştu.

“Bunların durması gerekirdi ama maalesef o günün şartlarında satılmış ve yok olmuşlardır”

Osmanlı’nın vakıf medeniyeti olduğunu ifade eden Gezici, “Osmanlı’nın çöküşüyle birlikte 17. Yüzyıldan 1920’lı yıllara kadar çöküş devam ede ede gelir. 1923 yılında da Cumhuriyet kurulur. Bu yüzden Kastamonu, bir Türkmen memleketidir. Türk boylarının hüküm sürdüğü, hiç istila görmemiş, istila görmemesine rağmen her dönem en çok şehit veren Osmanlı’da iller arasında yer almıştır. Bunların kitabeleri olsun, kuruluş amaçları olsun, vakfiyeleri olsun, bunlar çok önemlidir, bunların durması gerekirdi ama maalesef o günün şartlarında satılmış ve yok olmuşlardır. Vakıf kayıtlarında, İstanbul Devlet Arşivleri kayıtlarında Vakıflar Genel Müdürlüğü kayıtlarında camilerin satılma amaçları gibi bilgiler detaylı olarak bulunabilir. Bunlara araştırmacılar, bilim adamlarımızda detaylı olarak çalışıyor” şeklinde konuştu.

“Satış ilanlarını Kastamonu’nun mahalli gazetelerinde o dönem görebiliyoruz”

Kastamonu’da satılan cami ve mescitlerin satış ilanlarını o dönemin yayın yapan mahalli gazetelerinde görebildiklerine dikkat çeken Gezici, “1930’lu yıllardan 1960’lı yıllara kadar vakıfların satış ilanlarını Kastamonu’nun mahalli gazetelerinde görüyoruz. Vakıflardan satış ilanları şeklinde. Bunların bazıları satılmış, bazıları satılamamış. Yerel olarak satılan cami ve mescitlerle ilgili Fazıl Çiftçi arkadaşımız araştırma yapmıştır. Kastamonu’nun Cami ve Mescitleri adı altında iki ciltlik kitap yazmıştır. Bu kitaplarda yıkılan ve satılan camilerle ilgili bilgilerde mevcuttur. Böyle bir araştırma için Fazıl Çiftçi’ye teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Ata yadigarı bu eserlere sahip çıkmalıyız”

Ata yadigarı vakıf eserlerine sahip çıkmaları gerektiğine işaret eden araştırmacı yazar Mustafa Gezici, “Selçuklu ve Osmanlı’dan itibaren geriye dönük bin yıllık bir geçmişten başlayarak Cumhuriyet dönemi de dahil olmak üzere biz, bir vakıf medeniyetiyiz. Bu vakıf medeniyetinde vakıf malları amaçları doğrultusunda kullanılmalı, bunların yok edilmemesi gerekirdi. Kitabeler, vakfiyeler, korunabilseydi bizlere çok dersler verirdi. Maalesef biz bu dersleri alamadık. Bin yıllık bir geçmişten gelen medeniyetimizde bozulan bu yapıların birkaç yıllık çalışmayla düzelmesini söylemek doğru olmaz, buna çalışmak lazım, vakıflar amacına göre kullanılırsa daha doğru olur. Vakıf malları tamir edilmeli, daha çok işlevsel görevleri yerine getirmelidir. Kapatmamalıyız, ata yadigarı bu eserlere sahip çıkmalıyız” dedi.

Öte yandan Araştırmacı Yazar Fazıl Çifçi’nin “Kastamonu Camileri, Türbeleri ve Diğer Tarihi Eserleri” isimli kitabında da 1930’lı yıllar ile 1965’li yıllar arasında satılan cami, mescit ve cami arsalarının satış fiyatlarıyla birlikte kime satıldığı bilgileri yer alıyor.

Ayrıca 1942 yılında 250 lira bedel ile satışı yapılan Cebrail Camisi de uzun yıllar depo olarak kullanıldı. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından harabe halde tekrar geri alınan Cebrail Camisi, 2005 yılında tekrar ibadete açıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barulu ogrenciler dogal golette kano egitimi aldi aF72xHZt
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Haziran, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0 0

BARÜ’lü öğrenciler doğal gölette kano eğitimi aldı

BARTIN (İHA) – Bartın Üniversitesi (BARÜ) Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri, Kutlubey Yerleşkesi’nde bulunan doğal gölette düzenlenen etkinlikte kano sporunun temel tekniklerini uygulamalı olarak öğrenirken doğayla iç içe eğitim deneyimi yaşadı.

Bartın Üniversitesinde sürdürülebilirlik vizyonu ve “Yeşil Kampüs” çalışmaları kapsamında öğrencilerin doğayla etkileşimini artırmaya yönelik etkinliklere bir yenisi daha eklendi. Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü öğrencileri, Doç. Dr. Ayça Genç tarafından yürütülen Egzersiz ve Yaşam Koçluğu dersi kapsamında düzenlenen kano etkinliğine katıldı.

Kutlubey Yerleşkesi’nde eğitim ortamı olarak da kullanılan doğal gölette gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler, kano sporunun temel tekniklerini uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buldu. Etkinlikte kürek çekme teknikleri, denge kontrolü, yön verme ve ekip koordinasyonu gibi temel beceriler uygulamalı olarak anlatıldı.

Takım çalışması ve koordinasyon becerilerini geliştirme imkânı bulan öğrenciler, doğayla iç içe gerçekleştirilen etkinlik sayesinde hem sportif hem de akademik açıdan farklı bir öğrenme deneyimi yaşadı.

Farklı spor branşlarının tanıtılması ve antrenör adaylarının uygulamalı eğitim modeliyle yetiştirilmesi amacıyla düzenlenen etkinliğin, öğrencilerin mesleki gelişimlerine ve kişisel deneyimlerine katkı sağladığı belirtildi.

Bartın Üniversitesinin, yerleşkelerinde bulunan doğal ve yeşil alanları eğitim süreçlerine dâhil ederek öğrencilerin teorik bilgilerini uygulama ortamına taşımaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin