Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Haziran, 2014 15:26 tarihinde yayınlandı
0

Evde Eğitim Gören Öğrencilerin Karne Sevinci

Karabük’te, tedavileri nedeniyle eğitimlerini eve gelen öğretmenleri sayesinde sürdüren 24 öğrenci karnelerini kahvaltıda Vali Orhan Alimoğlu’nun elinden aldı.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından evde eğitim gören engelli öğrencilere Çevrik Köprü Tesislerinde kahvaltılı karne töreni düzenlendi.

Kentte 5 Özel Eğitim Kurumu olduğunu ifade eden İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Gürpınar, “Bu kurumlarımıza gidemeyen ve evde eğitim görmesi gereken 24 öğrencimiz bulunmakta. Bu öğrenciler, öğretmenlerimiz aracılığıyla evde eğitim görüyor. Evde eğitim gören bu öğrencilerimizin karnelerin böyle güzel bir ortamda verilmesinin onlar içinde bir değişiklik olacağını düşündük ve bu programı düzenledik. Bugün karneleri alan öğrencilerimize iyi tatiller diliyorum. İnşallah 3 aylık tatillerini güzel değerlendirirler ve önümüzdeki eğitim öğretim dönemine tekrar birlikte başlarız” dedi.

“SABIR ÇOK ÖNEMLİ”

Karabük Valisi Orhan Alimoğlu da il genelinde 24 öğrencinin evde eğitim aldığını ve devletin herkesle ilgilenmek zorunluluğu bulunduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsanlar üstüne düşeni yaptıktan sonra gerisini Allah iyi eder. Biz üzerimize düşeni yapacağız. Öğrencilerimizin morallerinin yerinde olduğunu gördüm ve öyle olması lazım. Şunu unutmayalım ki, dünyada en çok lazım olan şeylerden bir tanesi sabırdır. Sabrımız çok olursa ve üzerimize düşeni yaparsak gerisini düşünmeye gerek yok. Herkesin bir eksikliği mutlaka vardır.”

Vali Alimoğlu daha sonra engelli öğrencilerle sohbet etti, karnelerini verdikten sonra birlikte kahvaltı yaptı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin