Reklam
Reklam
673ae2a93bd56
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
18 Kasım, 2024 09:46 tarihinde yayınlandı
0

Esnafa Kullandırılan Kredilerin Limitleri Düşürüldü

Esnaflara yönelik kefalet kredilerinin limitlerinde değişiklik yapıldı. Daha önce 750 bin TL’ye kadar verilen kredilerin limitleri, 525 bin TL’ye düşürüldü. Bu karar,  esnaflar tarafından tepkiyle karşılandı.

Esnaflar, işlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak için gerekli finansmanı bulabilmek adına yüksek kredi limitlerine ihtiyaç duyduklarını belirtirken, kredi limitlerinin düşürülmesine bir anlam veremediklerini söylediler.

Kredi limitlerinin düşürülmesinin özellikle ekonomik zorlukların yaşandığı bu dönemde birçok esnafın finansal hareket alanını daraltacağı ifade edilirken,  ihtiyaç duydukları kredilere daha düşük limitlerle ulaşabilecek olmaktan dolayı endişeli olan esnaflar,  bu düzenlemenin işlerini olumsuz etkileyebileceğini ve yatırım yapma imkanlarını kısıtlayacağını söylediler.

Karabük’te bulunan iki tane Esnaf Kredi Kefalet Kooperatiflerinden biri olan Karabük 2 Nolu Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi’nin esnafa kullandırdığı kredi limitlerini düşürdüğü belirtilirken, diğer Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifinde ise böyle bir şeyin söz konusu olmadığı bildirildi. Karabük 2 Nolu Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifinde ise düşün nedeninin verilen kredilerin geri dönüşünde yaşanan sıkıntıdan kaynaklandığı ifade edildi.

ODA BAŞKANLARI SESSİZ

Esnafın kredi limitlerinin düşürülmesine karşı tepkiler artarken, esnafın temsilcisi olan Oda Başkanları’nın bu konuda sessiz kalması dikkat çekti. Bir çok esnaf, kendilerini temsil eden odaların bu önemli konuda bir açıklama yapmamasını ve gerekli desteği sunmamalarını eleştiriyor. Esnafın yaşadığı zorlukları dillendirmeyen Oda Başkanları’nın tutumu, sektörün içinde bulunduğu durumu daha da derinleştiriyor.

Esnaf, kredi limitlerinin yeniden eski seviyelere yükseltilmesini ve devletin desteğinin arttırılmasını talep ederken,  diğer yandan, esnaf odalarının bu konuda daha aktif bir tutum sergilemesini bekliyor.

Öte yandan geçtiğimiz ay 525 TL’ye kadar düşürülen limitlerin 650 Bin TL’ye yükseldiği ve bu yükselmenin kullandırılan kredilerin geri dönüşlerine göre tekrar yükseltileceği öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin