Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

Esnaf ve sanatkarlar çevrimiçi toplantılarda Türkiye’nin yaşadığı afetleri konuştu

Türkiye Yayın: 27.07.2023 11:56
Esnaf ve sanatkarlar çevrimiçi toplantılarda Türkiye’nin yaşadığı afetleri konuştu

Esnaf ve sanatkar odaları başkanları, düzenlenen çevrimiçi toplantılarda Türkiye’nin yaşadığı deprem, sel, yangın, heyelan gibi afetleri ele aldı.
Dünya Esnaf Sanatkarlar Derneği ve bünyesindeki Ahi Enstitüsü, “Esnaf ve Sanatkarların Toplumsal Rolü” ve “Afetler Karşısında Esnaf ve Sanatkarın Hasar Tespit Raporu” başlığında iki çevrim içi toplantı düzenledi. “Esnaf ve Sanatkarların Toplumsal Rolü” toplantısında afetler karşısında esnaf ve sanatkarların koordinesiz olduğu belirtildi.

“Ders çıkartmaz, tedbir almazsak İstanbul depremini düşünemiyoruz”
Afetler Karşısında Esnaf ve Sanatkarın Hasar Tespit Raporu adlı toplantıda ise esnaf ve sanatkarların afetle ilgili eğitimlerden geçmesi, afetlere karşı esnaf ve sanatkar odalarının 7 bölgeye ayrılarak koordinasyonun sağlanması, afetler sonrası mağduriyetlerin Esnaf Ahilik Sandığı’nca karşılanması görüşleri ortaya çıktı.
Toplantı, Dünya Esnaf Sanatkarlar Derneği bünyesindeki Ahi Enstitüsünün İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü ile yürüttüğü “Ahilik Töresi Afet Bilinci Güvenli Millet, Güvenli Devlet” başlıklı projesi çerçevesinde yapıldı. Toplantıların moderatörlüğünü Dünya Esnaf ve Sanatkarlar Derneği/Ahi Enstitüsü Başkanı Gazeteci/Yazar Fehmi Çalmuk yaptı. Toplantıya Türkiye Berberler Kuaförler ve Güzellik Salonları İşletmecileri Federasyon Başkanı ve TESK Denetim Kurulu Üyesi Bayram Karakaş, Akhisar Lokantacılar, Tatlıcılar ve Köfteciler Odası Başkanı ve TESK Esnaf Kadın Kurulu Üyesi Pınar Gören, Ankara Kantinciler Odası Başkanı Bayram Şahin, Bartın Kahveciler ve Şerbetçiler Esnaf Odası Başkanı Ayhan Tepe, Diyarbakır Terziler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Saniye Atmaca, Şanlıurfa Lokantacılar Köfteciler ve Tatlıcılar Odası Başkanı Mehmet Şakak katıldı. (İHA)

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

1 DAKİKALIK SAYGI DURUŞUNA DAVET EDİYORUM !

Manşet Yayın: 30.05.2024 10:44
1 DAKİKALIK SAYGI DURUŞUNA DAVET EDİYORUM !

Böylesine büyük bir vizyon saygıyı hak ediyor!
2014 yılının gazeteleri müthiş bir anlaşmayı müjdeliyordu.
Sudan’dan 7 milyon 805 bin dönüm tarım arazisi kiralamıştık.
Sudan’ın çok zengin topraklara sahip olduğunu belirten dönemin Sudan Büyükelçisi Osman Eldirdıeri, “Henüz, kullanıma açılmamış binlerce dönümlük arazi var. Türkiye ile bu arazilerden daha fazla faydalanabilmek için tarımsal alanda işbirliği anlaşması yaptık. Buna göre yüzbinlerce dönümlük arazi Türklere ve Türk yatırımcılara açıldı. Burada yetişecek ürünlerin kullanım hakkı Türkiye’de olacak” demişti.

Anadolu’nun verimsiz(!) topraklarında tarım ve hayvancılık yapamadığımız için Sudan gibi ülkelerden tarım arazisi kiralamaya, dahası o da yeterli gelmezse diğer ülkelerden de ithalat yapmaya mecburduk!
Suyumuzu yok, güneşimiz yok!
Topraklarımız verimsiz! Hem dışarıda ürettirmek, İthal etmek varken, kendi topraklarımızda üretmek için kim uğraşacak. Ayrıca ithalatcıyı da düşünmek lazım. İthalatçı nereden yolunu bulacak?

Sudan’ın verimli topraklarında; ülkemizde yetişmeyen tropikal meyveler üretecektik.
Hemen, Türk Sudan Uluslarası Tarım ve Hayvancılık A.Ş. ismiyle bir şirket kurduk.
Yıllarca Sudan’a gidildi gelindi.
Çok para harcadık. Olsun değerdi. Çocuklarımız ucuza, hemde tropikal meyve yiyecekti. Zengin manavlarda, yada TV lerde gördüğümüz; o Avakado, Mango, Ananas, Pepino, gibi meyvelerle sofralarımız şenlenecekti.
Sabırla, heyecanla bekledik. Yüzyıllardır bu meyveler olmadan nasıl yaşamıştık acaba?
Fakat, 10 yıldır ne gelen var, ne giden.

“Acelen ne? O arazileri 99 yıllığına kiraladık. Daha 89 yılımız var. Üretiriz yavaş yavaş diyorsanız.
☆ O halde 5 ay önce o şirketi neden tasfiye ettiniz.
☆ Sudan’ın tahsis ettiği topraklar verimsiz mi çıktı?
☆ Bu araziler için ödeme yapıldı mı? Yapıldı ise, miktarı nedir?
☆ Parasını ödediğimiz halde araziyi tahsis etmediler mi?
☆ Yoksa Sudan bizi öptü mü?

Hani nerede? Avakado, Ananas, Mango, Pepino…
Ucuza tropikal meyve yeme hayali kurarken, bugün geldiğimiz noktada kendi ülkemizde yetişen meyveleri de market tezgahlarında seyrediyoruz. 50 liranın altında meyve yok.

Bizi öpen bu Sudan’la; geçtiğimiz günlerde sıfır gümrüklü bir tarım anlaşması daha imzaladık.
2 milyon yumurta, 50 bin büyük baş, 2 bin küçük baş hayvan, 8 bin ton et, 500 ton bal, 2 bin ton tereyağ, 2 bin ton üzün, bin ton sarımsak, 5’er bin ton; buğday, arpa, yulaf, mısır, patates, domates alacağız. Kiralayıp, üretim yap(a)madığımız o araziler için para ödedi isek, ithal edeceğimiz bu ürünlerin parasından ďüşecek miyiz?

Sadece Sudan’dan değil tabii, Et ve Süt Kurumu, Brezilya ve Uruguay’dan ithal Mersin Limanı’na 15 günde iki gemi ile 43 bin baş sığır getirdi.
İthal sığırların 5 bini kurbanlık olarak Kızılay ve vakıflara verilmiş.

Yılbaşından bu yana 20 bin baş kasaplık hayvan, 35 bin ton karkas et ithal etmişiz
Ukrayna’dan ithal ettiğimiz ette Salmonella bakterisi çıktığı iddia ediliyor. İnanmıyorum! yalandır!

İlginç olan şu; taa dünyanın öbür ucundan 25 günlük gemi yolculuğu ile getirdiğimiz sığırlar nakliye giderlerine rağmen bizim ürettiklerimizden daha ucuza geliyor. Demek ki, sorun bizde. Ya üretmesini bilmiyoruz, ya üretim maliyetlerimiz çok yüksek yada birileri arada yolunu buluyor.

İlyas Erbay