Eskipazar Kaymakamı Enver Hakan Zengince”nin girişimleri ile SYDV Vakfı Müdürü Ahmet Bostan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Said Nuri Odabaşoğlu, 60. Yıl Vali Nafiz Kayalı İlkokulu Müdürü Hidayet Demirdelen ve Mermer Ortaokulu Bilgi Teknolojileri öğretmeni Serdar Bayrı tarafından hazırlanan Eskipazar Kaymakamlık Logosu Kamuoyunun bilgisine sunuldu.
Hazırlanan Logo’nun anlam, ifade ve içeriği hakkında verilen bilgi şöyle:
“Logo’nun dışındaki 23 parça sarı traverten Cumhuriyetimizin kuruluşu olan 1923 Yılına bir saygı ifadesidir. Aynı zamanda sarı travertenin öneminin vurgulanması ve sur burçları görselliği kazandığından sahip olunan değerlerin korunmasına yönelik kuşatıcı bir kale betimlemesidir.
Hilal ve Yıldız Milli Birlik ve beraberliğimizin, sonsuza kadar sürecek olan İstiklalimizin simgesidir.
Mavi Hilal, Eskipazar’ın muhteşem doğal güzelliklerini tamamlayan su kaynaklarını, Yeşil Hilal ise geçmişten günümüze ve yarınlara uzanarak devam edecek manevi değerlerimizin simgesidir.
Orman figürü; yazılı ifadelerle anlatamayacağımız kadar güzel olan bitki örtüsünün, eşsiz doğal güzelliklerimizin, orman varlığımızın ve coğrafyamızın simgesidir.
İki elin dua ve niyaz anındaki hali, aslında bir kuşun iki kanadı olup, kutsal değerlerimizin hatırlanması, gelecek kuşaklara aktarılması açısından Eskipazar’ la özdeş hale gelmiş olan sığırcık kuşunun simgesel halidir.
Aynı kompozisyon içinde kuşun iki kanadı arasında ki damla; Sığırcık Suyu’nun (Çekirge Suyu) dünyada ki 3 (Üç) kutsal sudan birisi olması açısından Eskipazar’da bulunmasının ne kadar büyük öneme haiz olduğunun simgesidir.
Logo’nun alt kısmında bulunan mozaik figürler ise Eskipazar’ın geçmişten günümüze çok değerli kültür ve sanat eserlerine sahip olmasının simgesidir.”


Eskipazar’a Yeni Logo
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


