Reklam
Reklam
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
19 Mart, 2025 23:43 tarihinde yayınlandı
0

Eskipazar Sarı Traverten Taşı Artık Coğrafi İşaretli!

Karabük’ün yerel zenginlikleri arasında öne çıkan “Eskipazar Sarı Traverten Taşı”, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından coğrafi işaret tescili aldı. Tescil sürecinin, Karabük Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) öncülüğünde yürütülmesiyle 24 Mayıs 2024 başlatılırken, 04 Mart 2025 tarihinde tamamlanarak resmi tescil belgesi verildi.

Tescil belgesi, TÜRKPATENT Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Zeki Durak tarafından, Karabük TSO Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Çapraz’a takdim edildi. Törende, Karabük Milletvekilleri Sayın Cem Şahin ve Sayın Ali Keskinkılıç ile coğrafi işaret danışmanı Huriye Özener de yer aldı.

Tescil işlemleri sürecinde Karabük TSO’nun yoğun çalışmaları ve girişimleri ön plana çıkarılırken, “Eskipazar Sarı Traverten Taşı” Karabük TSO adına tescili gerçekleştirilen ilk coğrafi işaretli ürün olma özelliğini de taşıyor.

Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Zeki Durak, yerel değerlerin korunmasında yürütülen bu önemli girişim için Karabük Ticaret ve Sanayi Odası’na teşekkürlerini iletirken; Başkan Fatih Çapraz, sürece katkı sağlayan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Karabük Valisi Sayın Mustafa Yavuz, Karabük Milletvekilleri Sayın Cem Şahin ve Sayın Ali Keskinkılıç, coğrafi işaret danışmanı Huriye Özener ile emeği geçen tüm paydaşlara teşekkürlerini sundu.

Eskipazar Sarı Traverten Taşı, yüksek dayanıklılığı, estetik görünümü ve doğal yapısıyla prestijli projelerde tercih edilen bir malzeme olarak bilinir. Anıtkabir’de kaplama taşı olarak kullanılan bu özel ürün, kalitesi ve tarihî değeriyle dikkat çekiyor. Tescil işleminin tamamlanmasıyla birlikte, taşın korunması, markalaşması ve uluslararası alanda tanıtılması hedeflenirken, bölge üreticilerine ulusal ve uluslararası pazarlarda önemli avantajlar sağlanacağı ifade ediliyor.

485029748 17961615728883733 376672277248401615 n
1 11
Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin