AK Parti Karabük İl Başkanı Timurçin Saylar, “Eskipazar 1. Etap Metal ürünleri ve Raylı sistemler Organize Sanayi Bölgesi Türkiye’nin en büyük sanayi bölgesi olacak. Bunun içinde Bakanımız ile görüşmelerimiz başladı” dedi.
AK Parti Karabük İl Başkanı Timurçin Saylar, İsmetpaşa bölgesine yapılması planlanan Organize Sanayi Bölgesi çalışmalarını sürdürdüklerini ve Eskipazar’ın Türkiye’nin nadide bölgelerinden biri olacağını söyledi.
Saylar, Eskipazar’ın nüfusunun 5 yıl sonra 100 bini bulacağını da belirterek, “Böyle olunca da hem Karabük gelişecek hem de Eskipazar’ımız gelişecektir. Eskipazar Organize Sanayi Bölgesi için Bakanlığa ve Bakanımıza gerekli bilgiler verildi. Bende bizzat görüşmek adına bugün Ankara’ya gidiyorum. Başbakanımıza bu konu iletildi. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık bey ile de randevu aldık ve inşallah hayırlı sonuçlar alacağız. Eskipazar 1. Etap Metal ürünleri ve Raylı sistemler Organize Sanayi Bölgesi için gerekli çalışmaları yapma adına elimizden geleni Genel Başkan Yarımcımız ve Milletvekilimiz Mehmet Ali Şahin bey, Milletvekilimiz Osman Kahveci ile birlikte yapıyoruz. Karabük teşvikte 3. Bölge konumunda. İsmetpaşa’daki çalışmayla ilgili Maliye Bakanlığı siz bize organize sanayi bölgesi bulun, 100 milyon dolarlık yatırımları getirin bizlerde Karabük’ü 5. Bölge imkanlarından faydalandıralım dedi. Milletvekili adayımız sayın Sedat Namal’da TSO Başkanı olduğu dönemde 2 milyon 600 bin metre karelik arazinin taahhüdünü aldı. İlerde farkına bile varmadan bu bölgede mantar gibi fabrikaların bittiğini herkes görecek” dedi.


Eskipazar OSB İçin Görüşmeler Başladı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


