Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Eylül, 2024 20:15 tarihinde yayınlandı
0

Ertuğrul Doğan: “Tuzaklardan uzak durmanın yolu birlik ve beraberlikten geçiyor”

Camiaya birlik ve beraberlik çağrısında bulunan Trabzonspor Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, “Doğrularımıza sımsıkı sarılıp, tuzaklardan uzak durmanın yolu birlik ve beraberlikten geçiyor. Şenol Güneş hocamızla birlikte var gücümüzle Süper Lig’e odaklandık” dedi.

Trabzonspor Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, kulüp dergisinde yer alan yazısında, camianın bugünlerde en önemli ihtiyacının birlik ve beraberlik olduğunu belirtti. Başkan Doğan, “Diğer her şeyi kenara koyarak söze buradan başlamak istiyorum. Çünkü doğrularımıza sımsıkı sarılıp, tuzaklardan uzak durmanın yolu birlik ve beraberlikten geçiyor. Bu camianın, bu renklere gönül veren herkesin, dünyanın neresinde olurlarsa olsun tüm Trabzonsporluların önünde, karar vermeleri gereken çok önemli bir yol ayrımı var. Üstelik hemen şimdi ya her türlü fikir ayrılıklarımızı, kırgınlıklarımızı, küçük hesaplarımızı kenara bırakarak safları sık tutacağız ve bir olacağız, böylece hala uzun bir maraton olarak önümüzde duran Süper Lig hedefine dolu dizgin koşacağız. Ya da Trabzonspor’a hiç bir zaman fayda getirmeyen kırgınlıklar, şikayetler ve kısır döngüler içinde kutuplaşacağız.

’Bu yönetimin kısa vadeli hedefi nedir?’ diye kimsenin saatlerce uzun cümleler kurmasına gerek yok. Size iki cümlede özetleyeyim; ben ve yönetim kurulundaki arkadaşlarım seçimimizi yaptık. Bizi çok iyi tanıyan, tarihimize adını altın harflerle yazdıran, kulübümüzde şampiyonluk yaşamış ve takımımızın hemen her başarısında yer alan, bu şehri soluyan ve bizi hedefe götüreceğine canı gönülden inandığımız Şenol Güneş hocamızla birlikte var gücümüzle Süper Lig’e odaklandık. Ayrıca değeri yıllar sonra daha iyi anlaşılacak olan mali disiplinden taviz vermeden bu kulübü finansal bağımsızlığına taşımaya kilitlendik.

Bu iki büyük hedefi kişisel hırslarımızdan ötürü değil, Trabzonspor’un menfaatleri için belirledik. Takım performansını, bilet fiyatlarını, TS Club ürünlerini tartışabiliriz ama belirttiğimiz iki büyük hedefe ulaşmak için var gücümüzle bir olalım istiyorum. Desteğiniz tahmin edemeyeceğiniz kadar önemli. Trabzonspor hiç şüphesiz değişime ayak uydurmak zorundadır. Geçmişe takılıp kalma lüksümüz yok. Bu yüzden bakacağımız yer hep ileri. Birlikte ve daima ileri” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin