blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Eylül, 2024 00:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum Sayısı: 0

Erken teşhis ve tanı için ücretsiz sağlık testi

9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında "Sağlığınızı Koruyacağınız Bir Yaşama Davetlisiniz" sloganıyla düzenlenen etkinlikte sağlıklı hayat merkezleri ve sunduğu hizmetler halka tanıtıldı.
3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında Samsun İl Sağlık Müdürlüğü tarafından "Sağlığınızı Koruyacağınız Bir Yaşama Davetlisiniz" sloganıyla düzenlenen ve sağlıklı hayat merkezlerinin vatandaşlara sunduğu hizmetleri tanıtmayı hedefleyen etkinlik, Canik ilçesinde bulunan bir AVM’de yapıldı. Etkinlik kapsamında Samsunluların sağlıklı hayata ilk adımlarını atmaları için gerekli olan tansiyon, kan şekeri, karbonmonoksit, boy ve kilo ölçümleri ücretsiz olarak gerçekleştirildi.

“Temel hedefimiz insanların hasta olmadan hastalıklardan korunmasını sağlamak”
Hastalıktan koruyucu önlemlere büyük önem verdiklerini ifade eden Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, “3-9 Eylül ‘Halk Sağlığı Haftası’ etkinlikleri kapsamında AVM’de halkımıza sağlıklı hayat merkezleri hakkında bilgi vermek istiyoruz. Sağlıklı hayat merkezleri Samsun’da nerede var, lokasyonları nelerdir ve neler yaptığımızı anlatmak istiyoruz. Aslında Sağlık Bakanlığı ve Samsun İl Sağlık Müdürlüğü olarak birinci basamak sağlık hizmetleri anlamında çok çeşitli vatandaşımıza hizmetler vermekteyiz ama maalesef vatandaşlarımız tarafından verdiğimiz hizmetler tam anlamıyla bilinmiyor. Sağlıklı hayat merkezlerinde psikologlarımız var, diyetisyenlerimiz var, fizyoterapistlerimiz var, çocuk gelişimi uzmanlarımız, kanser, erken teşhis merkezlerimiz var. Bizim buradaki temel hedefimiz insanların hasta olmadan hastalıklardan korunmasını sağlamak veyahut da hastalığını çok erken aşamada tanısını sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

“2 sağlıklı hayat merkezi daha yapılacak”
2 olan sağlıklı hayat merkezine 2 yeni merkezin daha ekleneceğini belirten Dr. Uras, “Sağlıklı hayat merkezlerimizde KETEM var. Burada erken teşhisle alakalı bilgilendirmeler yapıyoruz. Bayanlara meme kanseriyle alakalı nasıl muayene yapacağını, rahim ağzı kanserinin erken tanısını nasıl konacağını, büyük abdest yani dışkıda yapılan bir test ile bağırsak kanseri tanısının nasıl erken kullanabileceğini, bunlarla alakalı bilgilendirmeler yapıyoruz. İnsanların tansiyon takibini nasıl yapması gerektiğini, şeker hastalarının insülini nasıl kullanacağını, diyetisyen eşliğinde nasıl beslenmesi gerektiğini, kronik hastalıkları olanların tansiyon hastasının ne yemesi ne yememesi ne içip ne içmemesi hakkında bilgilendirmeler yapıyoruz. Kısaca sağlıklı hayat merkezlerinde ‘hayat var’ diyoruz. Sağlıklı bir hayat var. Bütün vatandaşlarımızı sağlıklı hayat merkezlerimize bekliyoruz. Canik’te ve Atakum’da şu an için 2 tane sağlıklı hayat merkezimiz Samsun halkına hizmet vermekte. Kısa bir zaman içinde dört tane farklı lokasyonda daha sağlıklı hayat merkezi açmayı planlıyoruz. Çarşamba olsun, Vezirköprü olsun ilçeler dahil 4 noktada vatandaşımıza hizmet vereceğiz” diye konuştu.
Ölçümlerden ücretsiz bir şekilde yararlanan vatandaşlar da halk olarak hasta olmadan da hastaneye gitmenin ve koruyucu önlemler almanın çok önemli olduğunu belirterek, sağlıklı hayat merkezlerinin vatandaş için yararlı bir hizmet olduğunu ifade ettiler.
Öte yandan bu ölçümler dışında ayrıca ekipler tarafından farklı yaş gruplarına yönelik sağlıklı beslenme, diyet ve diş sağlığının nasıl korunacağı konularında da uygulamalı eğitimler verildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
24 Ağustos, 2025 13:48 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum Sayısı: 0

YÜZEN ŞEHİRLERİN KANALİZASYONU MAVİ VATANANIMIZA MI AKIYOR?

Üç tarafı denizlerle çevrili, cennet gibi bir ülkede yaşıyoruz. Yeşille mavinin kucaklaştığı doğa harikası koylarımız, harika plajlarımız var.
Peki, bu güzelliklere yeteri kadar sahip çıkabiliyor muyuz?

Uzun yıllardır, yaz aylarını Kuşadası'nda geçiriyorum. Deniz için tercihim Dilek Yarımadası, Milli Parkı Plajları. Dünyanın en güzel plajları burada. Güzelçamlıdaki Milli Parkın hepsi birbirinden güzel 5 ayrı plajı var.
Daha temiz bir deniz için tercih ettiğim Milli Parkta beni üzen ve endişelendiren bir konuyu siz okuyucularımla paylaşmak istiyorum. Denizin üzerinde, öbek öbek sarı köpüklere son zamanlarda çok sık rastlar olduk. Özellikle rüzgar denizden karaya estiğinde bu mide bulandıran görüntü ortaya çıkıyor. Milli park plajlarının olduğu bölgede yerleşim yok. Gezi teknelerinin sintine boşaltması da mümkün değil. Gündüz vakti bunu isterlerde yapamazlar. Akla tek bir şey geliyor. Kuşadası limanını hemen her gün ziyaret eden dev yolcu gemileri.

Gemilerdeki tüm tuvaletler ve lavabolar, merkezi bir atık su toplama sistemine bağlı. Bu sistem, atıkları geminin alt kısmında yer alan büyük tanklarda topluyor.. Bu tanklar, atık suyun geçici olarak depolanması için tasarlanmış.
Gemilerde oluşan atıklar (aralarında çamur, kanalizasyon, genel çöpler de bulunmaktadır) ya gemide yakılarak bertaraf edilir ya da limandaki bir kabul tesisine boşaltılır. Bildiğim kadarıyla Kuşadası, Ege-Port limanında böyle bir kabul tesisi yok.
Buraya gelen gemiler çok kısa kalıyorlar. Atık kabul tesisi olsa bile yüzlerce ton atığı almak için yüzlerce tanker gerekir. Bazı günler 4-5 geminin aynı anda geldiği oluyor.

Kuşadası Kruvaziyer turizminde önemli bir liman haline geldi. Ege-Port Limanı artık dünyanın en büyük 20 limanından biri. Aynı gün 4-5 devasa yolcu gemisinin geldiği oluyor.

blank

Bu devasa gemilerin geliş ve gidişlerini izlemekten büyük keyif alıyoruz. Her biri adeta yüzen bir şehir. Mürettebat hariç 8 bin yolcu kapasiteli olanlar bile var. Orta ölçekli bir şehirden söz ediyoruz.
Hiç düşündünüz mü . Bu kadar insanın yediği içtiği, mutfak atığı tuvalet, banyo atığı ne oluyor? Tonlarca atık, çöpler, kimyasallar, insan dışkıları….

Marmara açıklarında sintinesini denize boca eden tanker geminin fotoğraflarını bir yolcu uçağı pilotumuz çekmiş, basında geniş yer almıştı. Neden olduğu kirlilik korkunç boyutta idi.

blank

5 bin yolcu kapasiteli bir gemi için basit bir hesap yapalım.
Bir insan 24 saatte ortalama 2 litre idrar yapıyor. Bu kapasitede bir gemi için bu 10 ton idrar atığı demektir. Dışkı, duş suyu, mutfak atıkları, çöpler vs… Bir gemide 24 saatte yüzlerce ton atık depolanıyor.

Bu kadar yükü taşımanın bir maliyeti var. Kuşadasına gelen gemiler genellikle hava karardıktan sonra limandan ayrılıyor. Yunan karasularına girmeden, bizim karasularımızda, gece bu yükten kurtulmak için tahliye kapaklarını açmadıklarına emin miyiz? Hafta içi hergün Milli Park plajlarına gidiyoruz. Kuruvazer gemilerinin Kuşadasını terk ettiği gecenin ertesi günü sabahı mutlaka bu pislikle karşılaşıyoruz!
Kimseyi suçlamıyorum. Sahillerimizde gördüklerimden hareketle düşüncelerimi ve endişelerimi paylaşıyorum.
Dünya denizlerindeki kirliliğin en büyük nedeni; yolcu ve yük gemilerinin atıkları. Bu bilinen bir gerçek. Gemilerin açık denizlerde atık boşaltiğını, buna izin verildiğini biliyoruz.

İnsansız deniz araçlarımızla (İDA) övünüyoruz. Karasularımızdan çıkana kadar takalım peşlerine. İDA lara gece görüş özelliği olan su altı ve su üstü kameralar monte edilebilir. İHA larla havadan da takip edilebiliriz.
Endişelerimde haklı mıyım, haksız mıyım çıksın ortaya.
Haa bu arada, belki balık popülasyonumuzdaki belirgin azalmanın bir nedenini daha öğrenmiş oluruz.

Not: Görseller temsilidir.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.