ERDEMİR İmzaladı, Sıra KARDEMİR'de - Karabük Haber Postası
67af29bf0bad0
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
14 Şubat, 2025 14:32 tarihinde yayınlandı
0
0

ERDEMİR İmzaladı, Sıra KARDEMİR’de

Erdemir adına Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile Türk Metal Sendikası arasında gerçekleştirilen 30. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri anlaşmayla sonuçlandı.

İşçilerin uzun süredir beklediği zam oranlarının netleşmesiyle birlikte, gözler şimdi Kardemir’de devam eden toplu sözleşme sürecine çevrildi

Ereğli Demir Çelik Fabrikaları T.A.Ş. (ERDEMİR) ile  Türk Metal Sendikası arasında yürütülen 30. Dönem Toplu İş Sözleşmesi, anlaşmayla  sona erdi. ERDEMİR’de sağlanan mutabakatın ardından, gözler Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (KARDEMİR) için devam eden toplu sözleşme görüşmelerine çevrildi.

ERDEMİR’DE MAAŞ ARTIŞLARI BELİRLENDİ

Edinilen bilgilere göre, ERDEMİR’de imzalanan yeni toplu sözleşmede, B statüsünde çalışan işçilerin maaşlarına 1 Eylül 2024 – 28 Şubat 2025 tarihlerini kapsayan ilk altı aylık dönemde %25 oranında zam yapılması kararlaştırıldı.

Takip eden dönem olan 1 Mart 2025 – 31 Temmuz 2025 arasında ise %20 oranında maaş artışı uygulanacak. Ancak enflasyon oranının %20’nin üzerinde gerçekleşmesi halinde fark da maaşlara yansıtılacak. 2026 yılına kadar devam edecek sözleşme kapsamında, üçüncü ve dördüncü altı aylık dönemlerde maaş artışlarının enflasyon oranına ek olarak %2,5 zam şeklinde uygulanması öngörüldü. Sosyal haklar konusunda da işçiler lehine büyük bir artış sağlanarak, ilk yılda %100 oranında iyileştirme yapılması kararlaştırıldı. Ayrıca işverenin Temmuz 2025’te her bir işçiye 15 bin TL sosyal destek ödemesi yapacağı bildirildi.

KARDEMİR’DEKİ GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR

ERDEMİR’de toplu sözleşme süreci sona ermişken, KARDEMİR’de ise görüşmeler devam ediyor. Ocak ayında başlayan ve Özçelik-İş Sendikası tarafından yürütülen Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri kapsamında şu ana kadar gerçekleştirilen oturumlarda, özellikle ücret artışına yönelik 20’ye yakın maddede anlaşma sağlanamamış durumda.

Hatırlanacağı üzere, Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, Aralık ayında yaptığı açıklamada KARDEMİR işçileri için toplamda %73 oranında zam talep edeceklerini duyurmuştu. Ancak, ERDEMİR’de imzalanan sözleşmenin KARDEMİR işçilerine ne ölçüde yansıyacağı henüz netlik kazanmış değil.

ENDİŞELER ARTIYOR

ERDEMİR’de sağlanan anlaşma, KARDEMİR’de çalışan işçiler tarafından yakından takip ediliyor. Ancak ERDEMİR’de imzalanan sözleşmenin KARDEMİR tarafından da örnek alınabileceği endişesi, işçiler arasında huzursuzluğa neden olmuş durumda. ERDEMİR işçilerinin alınan zam oranlarından pek memnun olmadıkları dile getirilirken, KARDEMİR’de yürütülecek görüşmelerde ERDEMİR anlaşmasının baz alınmasının işçilerin beklentilerini karşılamayabileceği yorumları yapılıyor. KARDEMİR’deki toplu iş sözleşmesi görüşmeleri devam ederken, işçilerin ve sendikanın taleplerinin ne kadarının karşılanacağı merak konusu. İşçiler, beklentilerini tam anlamıyla karşılayan bir zam ve sosyal hak iyileştirmesi talep ederken, işveren tarafından gelecek nihai teklifin nasıl olacağı ise yakından takip ediliyor. KARDEMİR cephesinde gelecek günlerde yeni oturumlarla şekillenecek olan toplu sözleşme süreci, hem işçiler hem de sektör için kritik bir dönem noktası olmaya devam ediyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
dwdwdw 2
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
25 Mart, 2026 14:41 tarihinde yayınlandı
0
0

Tarihi Evlerde “Yangın Odaları” geleneği yaşıyor

Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı Kıranköy Mahallesi’nde, Gayrimüslimlere ait bazı tarihi evlerde bulunan “yangın odaları”, 19. yüzyılda yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen mimari önlemleri gözler önüne seriyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür’ün “Safranbolulu Gayrimüslimlerin Mimari Eserlerine Ait Yeni Veriler” adlı makalesinde yer verdiği bilgilere göre, Kıranköy’de 1859 yılında meydana gelen büyük yangın, bölgedeki yapılaşma anlayışında önemli değişimlere yol açtı. Yangın sonrası inşa edilen veya onarılan evlerde, yangına karşı dayanıklı özel bölümler oluşturuldu.

Makaledeki bilgilere göre söz konusu yangın odaları genellikle kış aylarında aile bireyleri tarafından kullanılan ve çoğunlukla ara katlarda konumlandırılan mekanlar olarak dikkat çekiyor. Bu odalar tamamen kesme taş, moloz taş ve harç malzemeler kullanılarak inşa edildi. Ahşap mimarinin yaygın olduğu Safranbolu evlerinin aksine, yangın riskini azaltmak amacıyla taş malzeme tercih edildi.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı olarak tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür, makalesinde 1859’daki büyük yangının, Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Yangın odalarının hem barınma hem de afet anında korunma amacıyla tasarlandığına dikkat çekiliyor.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Özgün Örnek: Saffronia 1900 Konak

Kıranköy’de bu geleneğin özgün örneklerinden biri de günümüzde butik otel olarak hizmet veren Saffronia 1900 Konak’ta görülüyor. Yapının içerisinde bulunan yangın odası, taş duvar örgüsü, tonoz örtüsü ve kapı detayıyla geleneksel mimari özellikleri yansıtıyor.

Bu tür yapılar, yalnızca estetik veya turistik değer taşımıyor; aynı zamanda geçmişte yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen korunma yöntemlerini somut biçimde günümüze aktarıyor. Gür de makalesinde, 1859’daki yangının Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Mübadele öncesinde alınan önlemlerin ardından günümüzde yaşanan yangınların tamamen talihsizlik ve hatalı uygulamalar olduğuna değinen Araştırmacı, modern dönemde yapılan uygulamalarda tarihi yapılardaki düzenlemelere çok daha fazla dikkat edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Bugün ayakta kalmayı başaran tarihi evlerin ve içlerindeki özgün unsurların korunması, sadece mimari mirasın değil, toplumsal hafızanın da korunması anlamına geliyor. Yangın odaları, Safranbolu’nun afet tecrübesini ve bilinçli yapılaşma geleneğini temsil eden önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Safranbolu’daki tarihi konakların aslına uygun şekilde restore edilmesi ve özgün detayların yaşatılması, geçmişten çıkarılan derslerin gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Kıranköy’deki yangın odaları ise bu mirasın en çarpıcı örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin