Reklam
Reklam
66ed5edabc9a5 jpg
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
20 Eylül, 2024 14:39 tarihinde yayınlandı
0

Engelli ve Eski Hükümlülere Destek

Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) engellilerin mesleki eğitim ve rehabilitasyonu, işe ve işyerine uyumlarının sağlanması ve engelliler ile eski hükümlülerin kendi işini kurmaları için hazırlanacak projelerine destek vermeye devam ediyor

İŞKUR, engelli bireyler ve eski hükümlülerin istihdama kazandırılması amacıyla önemli projelere destek vermeye devam ediyor. Engellilerin mesleki eğitim, rehabilitasyon ve iş uyum süreçlerine katkı sağlayan kurum, aynı zamanda kendi işini kurmak isteyen engelli ve eski hükümlülere yönelik hibe destek programları sunuyor.

İŞKUR İl Müdürü Ferhat Sarıçam, engelli ve eski hükümlü vatandaşlara sağlanan hibe desteği için başvuruların 18 Eylül’de başladığını ve 6 Aralık’ta sona ereceğini açıkladı. Sarıçam, bu yıl özellikle otizmli vatandaşların iş gücü piyasasına katılımını teşvik eden projelere öncelik verileceğini belirtti.

ENGELLİLERE YÖNELİK FIRSATLAR

İŞKUR tarafından sunulan projelerden engelli vatandaşlar çeşitli alanlarda faydalanabilecek. “Kendi İşini Kurma Hibe Desteği” en çok talep gören desteklerden biri olurken, bunun yanı sıra mesleki eğitim ve rehabilitasyon kursları, destek teknolojileri ve korumalı iş yeri projeleri de engellilere istihdamda avantaj sağlıyor.

ESKİ HÜKÜMLÜLERE DESTEK

Eski hükümlü vatandaşlara ise özellikle kendi işini kurmaları için önemli fırsatlar sunuluyor. Sarıçam, 2014 yılından bu yana 2 bin 746 eski hükümlü vatandaşa 109 milyon 968 bin 815 TL hibe desteği sağlandığını ifade etti.

İŞKUR’un bugüne kadar toplamda 7 bin 237 projeye 385 milyon 897 bin 77 TL kaynak sağladığını belirten Ferhat Sarıçam, bu projeler aracılığıyla 3 bin 608 engelli vatandaşın 183 milyon 198 bin 277 TL hibe desteği aldığını vurguladı.

Bu destekler sayesinde engelli bireyler ve eski hükümlülerin iş gücüne kazandırılması ve toplumsal hayata daha aktif katılım sağlamaları hedefleniyor. Başvuru süreci halen devam eden hibe desteği programlarına, engelli ve eski hükümlü vatandaşların yoğun ilgi göstermesi bekleniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
bakan gurlek aciklamisti 20 yillik faili mechul olayi zanlilari adliyede EGUsR1dC
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 08:07 tarihinde yayınlandı
0 0

Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.

Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı

Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.

17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş

Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.

JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.

Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.

Zanlılar Bafra Adliyesi’nde

Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.

Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin