Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Ocak, 2024 10:46 tarihinde yayınlandı
0

Emre Belözoğlu’nun avukatı Mosturoğlu, “WhatsApp mesajları suç işlendiğini bilen çok kişi olduğunu gösteriyor”

Fatih Terim Fonu” olayında Emre Belözoğlu ve kuzeni Volkan Bahçekapılı’nın Avukatı Şekip Mosturoğlu, geçtiğimiz günlerde görülen 2’nci duruşmayı değerlendirerek, “Çelişkinin artık giderilmesi gerekiyor. WhatsApp’taki diyaloglar yardım eden veya suç işlendiğini bilen çok kişi olduğunu gösteriyor. Tanık 2 kişi, 14 Mart’ta Erzan’ın kendilerine her şeyi anlattığını anlatıyor, bildirseler Emre Belözoğlu sistemde olmayacaktı. Maç trafiğiyle ilgili duruşmaya gelemedi, SEGBİS ile Ankara’da ifade versin diye teklifte bulunduk, ‘Yok, bizzat gelip ifade vereceğim’ dedi. Bir dahaki duruşmaya kesin gelecek, onların anlatacakları belki davaya yön verecek, bu paraları fazla fazla alanların yanına kar kalmayacak” dedi.

Yüksek karlı fon vaadiyle Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan gibi ünlü futbolcuların da aralarında bulunduğu kişileri milyonlarca dolandırdığı iddia edilen Denizbank Levent Şubesi eski Müdürü Seçil Erzan geçtiğimiz günlerde ikinci kez hakim karşısına çıkmıştı. 12 Ocak’taki duruşmaya uzayan saatlerin ardından 15 Ocak’ta devam edilirken tanıkların dinlenmesi ve Erzan’ın ifadelerinin ardından duruşma 8 Mart tarihine ertelendi. Davada Emre Belözoğlu ve kuzeni Volkan Bahçekapılı’nın avukatlığını yürüten Avukat Şekip Mosturoğlu da süreci İhlas Haber Ajansı muhabirine değerlendirdi. Mosturoğlu, duruşmaya gelemeyen kişilerin anlatacaklarının davaya yön verebileceğini ifade ederken tutarsızlıkların sürdüğüne dikkat çekti.

“Çelişkinin artık bir şekilde giderilmesi gerekiyor”

Davadaki son gelişmeleri değerlendiren Emre Belözoğlu ve kuzeni Volkan Bahçekapılı’nın Avukatı Şekip Mosturoğlu, “Emre Belözoğlu’nun fon adı altında yatırdığı paranın kimlere, ne şekilde dağıldığını anladık. İlk defa bu duruşmada açık açık banka müdürü olmasa bu işlemin kendisiyle yapılmayacağını söyledi. Emre Belözoğlu ile ilgili çok net olarak ‘Bu sistemin tek mağduru odur’ dedi. Tatmin olmadığım konular da var, mahkeme de bence olmadı. Büyük ölçüde çelişen sayılar, kişiler, yer ve zaman belirtti. Hatta mahkeme başkanını da sinirlendirdi, başkan da bunun yazılı olarak verilmesi gerektiğini söyledi, bir dahaki duruşmaya yine vereceğini söyledi. Duruşmanın sonunda tutuklu banka müdürünün avukatı bence enteresan bir savunma yaptı. Çok geniş kapsamlı bir tanık listesi verdi. Uzayacağa benziyor çünkü her duruşmada yeniden sanıklar olayı genişleterek, ilk ifadelerini değiştirerek açıklamalarda bulunuyorlar. Seçil Erzan’ın ilk ifadesinde bankanın hiç sorumluluğu yok, 2‘nci ifadesinde tek sorumlu banka, 3’üncü ifadesinde banka hiç yok, son duruşmalarda yine banka sorumlu. Bu çelişkinin artık bir şekilde giderilmesi gerekiyor. Elinde not olmadığı için onu da şöyle izah ediyor; ’Konuyla ilgili defterlerime, belgelerime banka tarafından el kondu, bende yok’ diyor. Mahkeme onların da celbini istedi. Paranın dağılımını söylüyor, 1 saat sonra başka bir ifade sırasında değiştiriyor. İlk duruşmada kendisiyle bu eyleme katıldıkları için yargılanan kişilerle ilgili daha pozitifti, aklayıcı konuşuyordu şimdi çok daha suçlayıcı konuştu. Onların da sorumluluğunun kendisi kadar olduğunu söyledi. Tutuklu banka müdürü ‘Beni ilk bankaya davet ettiklerinde, banka kendi sorumluluğu içerisinde mağdurların mağduriyetini gidereceğini söyledi’, mağdurların mağduriyeti giderildiğinde banka hiçbir hukuki süreç yaşatmadan tutuklu banka müdürü normal hayatına devam edecekti diye düşünüyordu herhalde kendisi ‘Ben buna güvenerek onların istediği yönde, gerçek olmayan bir ifade verdim’ gibi bir şey anlatıyor. Nasıl güvenmiş, anlayamadım ama bir pazarlık yapacak durumu yok zaten ceza davaları açılmış, iddianameler düzenlenmiş, hukuk davaları devam ediyor. Bu saatten sonra zaten banka onunla pazarlık yapacak bir durumda olamaz, olsa da bankaya bir faydası olamaz” şeklinde konuştu.

“Mesajlar suç işlendiğini bilen çok sayıda kişi olduğunu bize gösteriyor”

Seçil Erzan’ın telefonunda yer alan mesajlarla ilgili konuşan Avukat Mosturoğlu, “Çözülen Whatsapp mesajlarındaki diyaloglar aslında bu suçun işlenmesi kapsamında yardım eden, iştirak eden veya suç işlendiğini bilen çok sayıda kişi olduğunu bize gösteriyor. Mahkemeden talepte bulundum, duruşmadaki sorgu tutanakları, Whatsapp mesajları, sanıkların Whatsapp mesajlarındaki ifadeleri bir araya getirilip savcılığa yeni bir iddianame hazırlanması konusunda suç duyurusunda bulunsun dedim, mahkeme taraflar yapabilir dedi, biz de yapabiliriz. Whatsapp mesajlaşmasında adı olan, tanık olarak dinlenilen 2 kişi, 14 Mart’ta Seçil Erzan’ın kendilerine her şeyi anlattığını, itirafta bulunduğunu, bunun bir fon olmadığını, sistemin nasıl çalıştığını anlatıyor. Müvekkilim Emre Belözoğlu sisteme 17’sinde dahil ediliyor. Bu kişiler emniyete veya bankanın üst yetkililerine bu suç işlendiğini bildirseler, ceza kanunumuzda işlenen bir suçu bildirmemek de suç, Emre Belözoğlu bu istemde olmayacaktı. 4 milyon 200 bin dolar zararı olmayacaktı, bu tanıklar açısından orada çok normalmiş gibi anlatılan bir durum. Aylarca süren inanılmaz olaylar olmuş bu banka şubesinde ve şubede hiç kimse bunu görmemiş, duymamış çalışanlar da öyle ki mahkeme bütün çalışanların isimlerini istedi, muhtemelen onları da dinleyecek. Tabi bunlar bankanın şu an çalışan insanları, banka aleyhine ifade vermek istemeyeceklerdir muhtemelen. Bu kadar ciddi, Türkiye’nin önemli bir bankasında yaşanan böyle bir olayın anlaşılamaması veya duyulmaması konusunu kabul edemiyorum. Burada en kritik delillerden bir tanesi; kamera görüntüleri, günler sonra savcılığa teslim edildi ve bir bölümünün içeriği yok. Emre Belözoğlu günlerce gitmiş oraya, diğer mağdurlar anlatıyorlar, parayı bankada vermişler. Paranın verildiği orada da kameralar var ama onların hiçbir tanesinin görüntüsü yok. Bu dahi aslında kuşku uyandırıyor ki bununla ilgili bir soruşturma var, delillerin karartılmasıyla ilgili bakalım” dedi.

“Bir dahaki duruşmaya kesin gelecek, onların anlatacakları belki davaya yön verecek”

Emre Belözoğlu’nun duruşmaya gelememesine yönelik konuşan Mosturoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Emre’nin maç trafiğiyle ilgili gelemedi, yine bir trafik sıkıntısı çıkabilir çünkü cumaya duruşma, daha lig takvimi açıklanmadı. Bu sefer gelecek, kesin gelecek. O da gelmeyi çok istiyor, hatta bir ara biz ona SEGBİS imkanıyla Ankara’da ifade versin diye teklifte bulunduk, ‘Yok, ben bizzat gelip ifade vereceğim’ dedi. Bir dahaki duruşmaya gelecek, onların mağduriyeti, anlatacakları belki davaya yön, şekil verecektir. Süren soruşturmalar var, o soruşturmalar bu dosyayı başka bir boyuta taşıyacak. Atıyorum; tefecilikle, bu fazla para alanlarla ilgili orada muhtemelen MASAK araştırması var. Delillerin karartılmasıyla ilgili bir dosya var, banka müdürünün darp edilmesi, alıkoyulmasıyla ilgili bir dosya var. Onun için sadece bu davaya odaklanıp çok büyük beklentiye girmemek gerekiyor. Bu paraları fazla fazla alanların yanına kar kalmayacaktır. Erzan, bazen çok profesyonel bir bankacı, bazen sıradan, sokaktaki bir insan ve bu anlattıkları büyük çelişki oluşturuyor. Aldığı paralarla ilgili belge düzeninde birtakım sıkıntılar var ama verdiği paralarda mesela olmaması gerekir diye düşünüyorsunuz. Tahmin ediyorum önümüzdeki duruşmalarda daha ayağı yere basan, anlaşılabilir, daha kabul edilebilir savunmalar yapacak. Bugün para nerede sorusu sorulduğunda o da salona dönüp ‘Para nerede’ diye soruyor”

Bizi sosyal medyadan takip edin
gg
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
03 Mayıs, 2026 17:02 tarihinde yayınlandı
0

CHP’den Karabük’te Gövde Gösterisi

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na özgürlük ve erken seçim talebiyle başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 107.ncisi Abay Karaoğlanoğlu caddesinde yapılırken, mitinge katılım oldukça yoğun oldu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 107’ncisi kapsamında Karabük’e geldi. Karabük Albay Karaoğlanoğlu Caddesi’nde düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap eden Özel, erken seçim çağrısında bulunurken taşeron işçilere kadro sözü verdi.

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na özgürlük ve erken seçim talebiyle düzenlenen mitingde konuşan Özel, “Bugün Karabük’ün çelik gibi bükülmez iradesine sığınmaya geldik. Darbeciler bu meydana baksınlar. Karabük’te ateş yanmıştır, çelik suyla buluşmuştur artık” dedi.

Karabük’ün tüm demokratlarıyla birlikte olduklarını ifade eden Özel, Türkiye İttifakı vurgusu yaparak şunları söyledi:

“Bizi ayakta tutan, ellerinizdeki ay yıldızlı al bayraklardır. Türkiye İttifakı renklerini o bayraktan alır. Türkiye İttifakı milli takım kazanınca sevinen, Filenin Sultanlarıyla birlikte gözyaşı döken, dünyanın öbür ucundaki güreşçinin zaferiyle ayağa kalkan kim varsa Türkiye İttifakı’ndadır, bizim gönlümüz onlarla birliktedir. Kim ki bu ülkede bu ülkenin sınırlarına, kurucularına, bayrağına, toprağına saygılıdır bizim için hiç uzakta değildir. Biz son dönemde yapılan saldırılarda bir partiyi değil bir ülkeyi savunuyoruz. Bir ülkenin demokrasiyle yönetilmesini savunuyoruz. Seçme ve seçilme hakkını yani patronun millet olmasını, onun seçtiğinin gelmesini kal dedikçe kalmasını git deyince gitmeyi bilmesini savunuyoruz”

Genel Başkan Özel, “Atatürk’ümüzle, bayrağımızla, Cumhuriyet’le derdi olmayan herkesle birlikte olmaya, yan yana durmaya, kol kola yürümeye kararlıyız. Gün demokratların, cumhuriyetçilerin, milliyetçilerin, Atatürkçülerin birbiriyle didişme, mücadele etme değil, gün onun emaneti sandığa ve Cumhuriyet’e sahip çıkma günüdür. O yüzden biz bu ülkenin bütün demokratlarıyla birlikte bir büyük yürüyüşü, bir iktidar yürüyüşünü, 100 yıl sonra bir kez daha herkesin yüzünü güldürecek, kimsesizlere sahip çıkacak, kimseyi geride bırakmayacak, hep birlikte çalışacak, çok çalışacak, kazanacak, kalkınacak, hakça bölüşecek, kimsenin kimseyi ezmediği, hiçbir ailenin imtiyazlı olmadığı bir düzeni 100 yıl sonra bir kez daha hep birlikte getireceğiz. Bunu hep birlikte başaracağız” diye konuştu.

ELİF KÖSE “SAFRANBOLU’DA TARİH YAZIYOR”

CHP’nin  Safranbolu Belediyesi’ni Elif Köse ile iki dönemdir kazandığını, Safranboluluların Köse’den memnun olduğunu ifade eden Genel Başkan  Özel, Safranbolu Belediyesi’nin hizmetlerini anlattı. Tüm zorluklara, tüm engellemelere rağmen Safranbolu’da bir Cumhuriyet kadınının tarih yazdığını söyleyen Özel,  “Onunla gurur duyuyoruz. Partimiz adına Safranbolu’ya hem teşekkür ediyor hem onun hizmetleriyle gurur duyuyoruz. Önümde yedi yıldır yaptıklarıyla ilgili uzun bir liste var. Safranbolu Belediyesi’ni ilk kazandığımızda borcun gelire oranı yüzde 74’tü. Gelirin yüzde 74’ü kadar borç vardı. 7 yıl geçti, borcun gelire oranı yüzde dörde indi, Bu müthiş bir başarı Hiçbir şey yapmasan bu rakamlar olmaz ama bakın borcu yüzde 74’ten yüzde dörde indirirken ne yapmış Elif Başkan? Kent lokantası açmış,  Kreş açmış, Engelsiz kafe açmış, Kadın Dayanışma Merkezi, Aktif Yaş Alma Merkezi, Hanım Evlerini şehre kazandırmış, Safranbolu Belediyesi’nin sosyal tesislerinden özel firmaları çıkarmış, kendisi en uygun fiyatlara işletmiş hem vatandaş hem misafirler memnun kalmış hem belediye para kazanmış. Kadın el emeği ve kadın üretici pazarlarını kurmuş. Ata tohumuyla üretim yapıp, uygun fiyatlara bu ürünleri satışa sunmuş. Belediyede asfalt üretmiş, 250 milyon lira sadece asfalttan tasarruf etmiş. Peyzaj çiçeklerini belediye bünyesinde üretmeye başlamış, İhaleyle ondan bundan çiçek fide almamış burada üretmiş, burada kullanmış. Taş ocağı açmış, ilçenin parasını taş ocaklarına ödememiş. Mobilya atölyesini açmış. Kent mobilyalarını kendi üretmiş. 22 kilometre su, sekiz kilometre kanalizasyon, 6,5 kilometre yağmur suyu hattını baştan aşağıya yenilemiş. Sekiz tane halk otobüsü almış, hibrit otobüslerle hem çevreci hem halkçı bir hizmeti başlatmış. Dikimevi kurmuş, belediyenin çalışanlarının personel kıyafetleri için. Sonra başka belediyelere de yapmaya başlamış. Sonra özel şirketler sipariş vermiş, onları yapmaya başlamış. Yani yedi yılda borcu yüzde 74’ten yüzde dörde indirirken Safranbolu’da yapılmadık bir şey bırakmamış. Cumhuriyet kadınına, Atatürk’ün evladına, bu partinin gururu Elif Köse’ye yürekten teşekkür ediyorum. Hani diyorlardı ya ‘silkeleyin, çalışamasınlar. Bakın başardı. Onlar silkeleyemedi. Ben elinden tutup önünüzde gösteriyorum. Helal olsun ona” dedi.

KARABÜK’TEN KEPÇE İLE TOPLUYORLAR ÇAY KAŞIĞI İLE VERİYORLAR.

İktidarın Karabük’ten oy aldığını ancak şehre sırtını döndüğünü, CHP’nin şehre yüzünü döndüğünü söyleyen Özel, Karabük’ün nüfusunun artmamasına dikkati çekti. Karabük’te emekli sayısının arttığını belirten Özel, şunları kaydetti

Öğrenci var ama Karabük gitgide küçülüyor. Üç milletvekili varken iki milletvekili çıkaran küçük illerin arasına giriyor. Karabük geçen sene 11,5 milyar lira vergi vermiş. Bekliyorsun ki buna yakın, bunun üstünde hizmet alsın, yatırım alsın. Küçülen, kaderine terk edilen, büyümesi bir yana küçülmesi için gayret edilen illerden biri Karabük. Bu şehirden 11.5 milyar TL vergi toplamışlar, bu şehre 1,6 milyar lira yatırım bütçesi ayırmışlar. Böyle insafsızlık, haksızlık olmaz. Adeta Karabük’ten kepçeyle toplayıp çay kaşığıyla veriyorlar. Karabük’ün rakamlarına baktığınızda 11,5 milyar vergi toplayacaksın, sonra 1,5 milyarı burada. 10 milyarını kapkaç yapacaksın. Karabük’ün emeği, Karabük’ün üretimi, Karabük’ün vergisi, Karabük’ün hakkına kapkaç yapmışlar. Alıp da kaçmışlar” dedi.

“HIZLI TRENLERİN RAYLARI KARABÜK’TEN DEĞİL, İNGİLİZ FİRMASI BRİTİSH STEEL’DEN ALINIYOR”

Kardemir’in dünyanın en kaliteli çeliğini ürettiğini ifade eden Genel Başkan Özel, Cumhuriyet’in kurucusu, partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk çok önem verdi bu şehre. Onun talimatıyla 1937’de Kardemir’in temeli atıldı. 1939’da Kardemir çalışmaya başladı. Karabük’ü kalkındırdı, Türkiye’yi kalkındırdı, Adı fabrikalar kuran fabrika oldu ve maalesef bu Cumhuriyet değeri son dönemde AK Parti tarafından sahipsiz bırakıldı. Çok basit bir örnek. Ben bunu duydum, aklım almadı, bir yanlışlık olmasın dedim.  Kardemir dünyanın en kaliteli çeliğini, dünyanın en kaliteli tren raylarını üretiyor. Türkiye çok gecikmeli olarak hızlı trenler yapıyor. Hızlı tren ihaleleri veriyor. Verilen ihalelerde hızlı trenlerin rayları Karabük’ten değil, İngiliz firması British Steel’den, İngiliz çelik firmasından alınıyor. Öyle yazıyorlar. Bu British Steel dedikleri firma zordaydı, batıyordu bizimkilerin gayretiyle ayağa kaldırdılar. Kardemir dünyanın en iyi tren raylarını üretecek durumda ama hızlı trenlerin rayını İngiliz firmasından alan bir akıl yönetiyor ülkeyi” şeklinde konuştu.

TAŞERONA KADRO SÖZÜ

Konuşmasında taşeron işçiler konusuna da değinen Genel Başkan Özel, “Maalesef Kardemir’de vagon işçileri var. Kardemir’de iki tür işçi var, bir kadroda olan işçiler, bir de  taşeronda olan işçiler, Güya taşerona kadro verildi ama vagon işi ağır iş, zor iş. Bu işleri taşerona vermişler. Orada zor şartlarda, ağır işlerde emekleri sömürülen arkadaşlarımız var. Buradan Karabük’ten, bu meydandan 3 Mayıs 2026 günü kayda geçiriyorum. O sandık gelecek, bu iktidar değişecek. Cumhuriyet Halk Partisi bütün işçilerimize kadro verecek. Söz veriyoruz. Türkiye’de kamuda çalışan ve taşeron marifetiyle emeği sömürülen kim varsa, geçtiğimiz seçimlerde söz verilip de kandırılan kamudaki tüm taşeronlara sesleniyorum. Sandığı bekleyin, sandığı isteyin, İktidarı değiştirin, kadroyu bileğinizin hakkıyla siz alın” dedi.

Karabük’ün orman zenginliğine de değinen Genel Başkan Özel, “Bir yandan Türkiye’de yüzde 65’lik orman oranıyla Türkiye’nin yüzölçümü olarak en fazla ormanı olan ikinci şehri ama maalesef Eflani’de ve Safranbolu’da beş maden ruhsatıyla ve 7 bin 200 futbol sahası büyüklüğünde yeri madenlere açarak en büyük çevre katliamı yapılıyor. Hem de Karabük gibi bir yerde ormanlar katlediliyor” dedi.

“BİZ  MADENLERE KARŞI DEĞİLİZ AMA VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞIYIZ”

İktidarın son iki yılına girdiğini ifade eden Özel,  “Bugün 3 Mayıs, seçimler iki yıl sonra en geç 14 Mayıs’ın olduğu hafta yapılmak zorunda ve birileri giderayak Karadeniz’i, özellikle Ordu’yu, Giresun’u ve Karabük’ü inanılmaz bir madencilerin talanına açmış durumda. Buradan AK Parti’ye, MHP’ye geçmişte oy vermiş, gönül vermiş vatandaşlarımıza sesleniyorum. Bu ormanlar giderse geri gelmez. Siyanürlü altın araması, zaten yüksek olan kanser oranlarını iyice yukarı.  Bakır diyorlar, altına çeviriyorlar. Bakır da, altın da olsa fark etmez. Biz CHP olarak madenlere karşı değiliz ama vahşi madenciliğe, özellikle orman katliamıyla Karadeniz’de yapılmaya çalışılan vahşi madenciliğe karşıyız ve hangi siyasi görüşte olursa olsun, tüm Karabüklüleri vahşi madenciliğe karşı ayağa kalkmaya ve mücadeleye davet ediyorum” dedi.

Bir zamanlar iktidarın yol yapmakla övündüğünü anlatan Özel, “Karabük’te bu konuda da sınıfta kalmış. Yolların yüzde 66’sı mıcır yol. Yenice’ye giden 18 tünele Karabüklüler ölüm yolu adını takmışlar. Kardemir Filyos Limanı’nın önemi ortada ama hala duble yol yok. UNESCO markası Dünya Mirası Safranbolu’yu Karadeniz’e bağlayan Bartın yolu tek şeritli, keskin virajlı ve çok tehlikeli. En yakın havalimanı 100 kilometre uzakta. Demiryolu ağları yetersiz. UNESCO Safranbolu’yu görüyor. Ankara burnunun dibindeki Safranbolu’yu görmezden geliyor. Bunun İçin Karabük’e hem havalimanı yatırımı, hem hızlı tren yatırımı, hem yolların duble yol olması, güvenli bir hale gelmesi için ve Safranbolu ve Karabük’ün Türkiye’nin parlayan yıldızı olması için seferberlik ilan edeceğiz” ifadesini kullandı.

“KARABÜK’TE YANLIŞ ZEMİN ETÜDÜ YÜZÜNDEN DEVLET HASTANESİ YIKILMIŞ”

Özel, Karabük’te devlet hastanesinin olmadığını öğrendiğinde inanamadığını söyleyerek şöyle konuştu:

“Devlet hastanenizi 2012 yılında yıkmışlar. 2015’te de Beşbinevler’deki Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’ni yıkmışlar. Yıllar geçmiş, yenisi yapılmamış. Kronik hastalıklar, bilhassa kanser hastaları Ankara yollarında helak oluyor. 2017’de Eskipazar’a bir hastane yapmışlar. Yanlış zemin etüdü yüzünden 2019 da kullanılamaz hale gelmiş, 154 milyon lira çöpe gitmiş. Yenisi için 311 milyon liralık yeni bir ihale yapılması gündemde. Ovacık’ta 2020’de 10 milyon liraya hastanenin yapımına başlanmış. Dört yıl içinde ihaleyi yapan firma yapamamış, bırakmış. Şimdi 85 milyon liraya yeniden hastanenin yapılması için ihale yapılmış. Yani hem hizmet aksıyor hem de ayrılan 11,5 milyon milyar vergi vereceksin. Bunun 1,5’u buraya kalacak. Onu da böyle ve yalan yanlış işlerle çarçur edeceksin. Bunların asla ve asla kabul edilebilir bir tarafı yoktur.”

Karabük’ün başlıca geçim kaynağının ormancılık olduğunu belirten Özel, “Bu şehrin yüzde 65’i orman ama en çok ormancılar dertli. Orman köylüleri dertli. Maliyetler artmış, yollar kötü, haberleşme sorunları var. Yaz geliyor, orman yangınları hayatı tehdit edecek, inşallah iktidar olacağız. Karabük’ün sorunlarını da, ormancıların sorunlarını da çözeceğiz. Bir cumhuriyet şehrini cumhuriyete yakışır, o şehirde yaşayan insanlara yakışır, en güzel şekle, en iyi sekle getireceğiz” dedi.

“ORMAN KÖYLÜLERİNE YEPYENİ BİR KANUNLA YEPYENİ BİR SAYFA AÇACAĞIZ”

Türkiye’de 2 bin 831 kooperatifin olduğunu belirten Özel, “278 bin ormancının Orman Kooperatifleri Birliği’ne bağlı kooperatiflere üye olduğunu söyledi. Bir milyon 150 bin kişinin yaşamını, geçimini ilgilendiren bir mesele olduğuna dikkat çeken Özel, “Orman köylüsünün önemi ormanın sağlığı, orman yangınlarının önlenmesi, ülke ekonomisi, şehir ekonomisi için fevkalade. O yüzden orman köylüleri için yepyeni bir model ile kooperatiflerin desteklenmesi, öyle dışarıdan gelen zengin şirketlere ihale ile kesim İşleri verilip köylünün işçileştirilmesi değil, kendi sorumluluk alanlarında yangınla mücadele etmesi, gençleştirme, budama işlerinin yapılması, her türlü sanayi ormancılığı için görevin üstlenilmesi için orman köylülerine yepyeni bir kanunla yepyeni bir sayfa açacağız. Karabük’ten Kardemir işçisinden sonra ikinci sözümüz de orman köylülerine olsun. Sizi seviyoruz, değerinizi biliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin bitmeyen bir ekonomik krizle baş başa olunduğunu söyleyen Özel, eskiden ekonomik krizlerin yıllarla anıldığını hatırlatarak “O yıl geçiyordu. Kriz atlatılıyordu. Bir sonraki kriz gelince yine o yıl anılıyordu. Maalesef on yıllardır bitmeyen, 10 yıla yaklaşan ama bitmeyen bir krizle karşı karşıyayız. Akşam akşam TGRT’de, ‘Özgür Özel dedi ki 10 yıllardır bitmeyen bu krizin sorumlusunun da CHP zihniyeti olduğu çıktı ortaya derler. O yüzden eyvallah, eyvallah. 10 yıla yaklaşıyor, bitmeyen bir krizle birlikteyiz” dedi.

Özel, Türk-İş’in Mayıs ayı rakamlarına atıfta bulunarak daha önceki mitinglerde de vurguladığı emeklilerin geçim sıkıntısına ilişkin şunları söyledi:

“Resmi açlık sınırı 35 bin lira. Resmi yoksulluk sının 113 bin lira ama ne veriliyor emekliye? Karabük’te 55 bin emeklisi olan herhalde Türkiye’deki en yüksek rakam. Düşünün, bu iktidar öyle bir iktidar ki açlık sınırı 35 bin lira, emekliye 20 bin lira veriyor. İki emekli bir araya gelse açlığı ancak geçiyor. Beş emekli bir araya gelse yoksulluktan kurtulamıyor. Beş emekli Ziraat Bankası’na gidecekler. Kartı sokacaklar, Beşi de emekli maaşını çekecek. Aralarında kura çekip bütün maaşları birine verecek. Öbür dört tanesi açlıktan ölecek. Yine de o kişi insanca, yoksulluktan kurtulacak bir maaş alamıyor. Beş emeklinin toplamını yoksulluk sınırının altında tutan, iki emeklinin bir araya gelse açlıktan kurtulamadığı bir düzen kurdular. Emekliler için en önemli vaadimiz Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında ilk yil 100 gün içinde en düşük emekli maaşı bir asgari ücrete çıkarılacak. Bugün için bu önemli bir vaat ya da gerçekleştirilmesi zor bir vaat olarak görünüyor. Hiç öyle değil. Bu ülkede en büyük sorun vasata, kötüye razı edilmek ve bunu kabullenmektir.  Ne münasebet kabulleniyoruz? Hangisi yaşam koşullarından, lüksünden taviz veriyor da emekli versin? Niçin emekliden isteniyor?”

AK Parti’nin iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşının 1,5 asgari ücret olduğunu ve o maaşla sekiz çeyrek altın alınabildiğini hatırlatan Özel, “Bugünkü parayla 80 bin lira. Bugün en düşük emekli maaşı iki çeyrek altın alamıyor. Bu ülke, dünya emeklilerine kalkınmadan pay verirken, refah payı verirken, refah payını kalkınmanın üstünde verirken, bu ülke çeşitli oyunlarla, enflasyon oyunlarıyla sürekli emekliden çalıyor. Onun için öyle imkansızı söylemiyoruz. Sandık gelecek. Bu meydan sandığa koşacak, hakkını söke söke geri alacak. İki husus var. İlki, en düşük emekli maaşı eskiden ortalama emekli maaşının yarısıydı. Bugün ortalama emekli maaşı 23 bin lira. Yani bütün emeklilere söylüyorum, AK Parti sizi boş bir kola kutusu gibi ezip ezip ezip en aşağıya yaklaştırmış” dedi.

Özel, CHP’nin hem Merkez Yönetim Kurulu’nda hem Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde yer alan 11 ekonomistten oluşan Ekonomi Eşgüdüm Konseyi’nin KOBİyi kollayarak yüksek asgari ücretteki artışın yüksek maliyet olarak dönmesini engelleyerek ortaya yeni ve işçiye de patrona da zarar vermeyecek bir model geliştirdiğini söyledi. CHP’nin en temel yaklaşımının doğru bir kalkınma hamlesi olduğunu kaydeden Özel, “Biz bu ülkeyi 100 yıl önce işgalden kurtardık ama ardından büyük bir kalkınma hamlesi başlattık. Atatürk’ün daha sonra marşta da geçen 10 yılda 15 milyon her yaştan genç dediği de budur. Eğitimle her yaştan genç yaratmaktır. Demir ağlarla örmektir. Sata sata giremedikleri, en iyi örneklerinden biri Kardemir olan ama Türkiye’de Sümerbanklardan başlayın da Türkiye’nin o günden bugüne yapılmış bütün KİT yatırımlarının yüzde 89 unu bunlar özelleştirdi. Özelleştirme parasını da faizcilere kaptırdılar” diye konuştu.

CHP’den yeni bir kalkınma hamlesi geleceğine işaret eden Özel, şu ifadelere yer verdi:

“Hem kadın istihdamını artıran mor dönüşümle hem dünyanın desteklediği yeşil dönüşüm, yeşil ekonomi ile yüksek katma değerli ürünlerin üretimiyle doğru stratejilerle hem ülke birlikte kalkınacak ama kazanırken doğru bir vergi sistemiyle de vergi tabana değil, tavana; refah tavana değil, tabana yayılacak. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetin anlayışı budur. Dünyadaki sol, sosyal demokrat ülkelerdeki emeklilerin, emekçilerin yüzünü güldüren akrabalarımız ne yaptıysa, neyi başardıysa onu başaracağız. 100 yıl önce nasıl yola çıktıysak, nasıl çiftçi milletin efendisidir dediysek, nasıl emeğin en yüce değer olduğunu kabul ettiysek, nasıl herkesin karnını doyurduk, hastalıkları bitirip istihdamı yarattıysak, 100 yıl sonra aynı mucizeyi bir kez daha hep birlikte başaracağız” 

Bizi sosyal medyadan takip edin