Reklam
Reklam
66effedfbfdf2 jpg
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
22 Eylül, 2024 14:26 tarihinde yayınlandı
0

Emniyet’ten Borsa Simsarlarına Darbe..!

Karabük İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen operasyonlar neticesinde, borsada yatırım yaparak yüksek kazanç elde etme vaadiyle dolandırıcılık yapan şebeke çökertildi

 

Karabük İl Emniyet Müdürlüğü’nün yürüttüğü operasyonda, “borsada yatırım yaparak yüksek kazanç elde etme” vaadiyle 29 ilde 41 farklı dolandırıcılık olayına karışan şüphelilere yönelik geniş çaplı bir operasyon düzenlendi. Operasyon sonucunda İstanbul, Sakarya ve Kırşehir’de 6 kişi yakalandı. Şahısların, vatandaşları yaklaşık 1 milyon dolar dolandırdığı tespit edildi.

10 AYLIK TEKNİK TAKİP

Karabük İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, 10 ay süren teknik takip sonrası, kendilerini yatırım danışmanı olarak tanıtarak “borsada yüksek kazanç” vaadiyle dolandırıcılık yapan şüphelilerin izini sürdü. Şahısların, suçtan elde ettikleri gelirleri paravan şirketler üzerinden şahsi hesaplara ve ardından tespit edilemeyen kripto varlık cüzdanlarına aktardıkları belirlendi. Ayrıca, bir kısım gelirlerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki şirketlere yönlendirildiği ortaya çıktı.

EŞ ZAMANLI OPERASYONLARLA YAKALANDILAR

Şahısların yakalanması amacıyla İstanbul, Sakarya ve Kırşehir’de eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyonlar sonucunda İstanbul’da 2, Sakarya’da 3 ve Kırşehir’de 1 kişi gözaltına alındı. Yapılan incelemelerde, 2 kişinin halihazırda cezaevinde olduğu, 4 kişinin ise yurt dışında bulunduğu tespit edildi.

7 KİŞİ TUTUKLANDI

Gözaltına alınan şüphelilerden biri savcılık tarafından serbest bırakılırken, mahkemeye sevk edilen 5 kişi ve halihazırda cezaevinde bulunan 2 kişi olmak üzere toplam 7 kişi tutuklandı.

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin