Safranbolu ilçesinde trafik haftası kutlamaları kapsamında çeşitli etkinlikler düzenlendi
Safranbolu’da Karayolları Trafik Güvenliği Haftası etkinlikleri kapsamında İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinlikte emniyet kemerinin önemi simülasyon aracı ile anlatıldı. Önden çarpmalı simülasyon aracına binenler, saatte 10 kilometre hızla kaza etkisini sarsılarak yaşadı.
Misak-ı Milli Demokrasi Meydanında Trafik Güvenliği Haftası etkinliğine Safranbolu Kaymakamı Dr. Fatih Ürkmezer, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, İlçe Emniyet Müdürü Cavit Yılmaz Tamtürk, İlçe Jandarma Komutanı, Yzb. Burak Ören, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Çocuklara trafik kuralları ve emniyet kemerinin öneminin anlatıldığı broşürün yanı sıra kalem ve şapka hediye edildi. Etkinlik öğrenciler ve protokolün “Öncelik Hayatın, Öncelik Yayanın” projesi kapsamında yaya geçidinde yaya önceliğiyle ilgili uygulamalı eğitim verilmesi ve yaya geçidinden birlikte geçmesi ile sona erdi.
Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, her yıl yüzlerce insanı trafik kazalarında kaybettiklerini belirterek, “İşte burada gerek yayaların gerekse araç şoförlerinin çok daha fazla dikkatli olmaları gerektiğini anlatıyor. Bu gün burada düzenlenen etkinlikte de özellikle çocuklarımıza emniyet kemerinin ve trafik kurallarına uymanın önemi anlatıldı. Gerçekleştirilen programdan dolayı İlçe Emniyet Müdürlüğümüzü tebrik ediyor, böylesi önemli konularda belediye olarak üzerimize düşen her türlü görevi yerine getireceğimizi hatırlatmak istiyorum” dedi.


Emniyet kemerinin önemi simülasyon ile anlatıldı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


