Reklam
Reklam

Emekli madencinin başının kesilerek öldürüldüğü olayda 9 sanığa ağırlaştırılmış müebbet talebi

emekli madencinin basinin kesilerek olduruldugu olayda 9 saniga agirlastirilmis muebbet talebi SBHeCiED
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Kasım, 2024 00:30 tarihinde yayınlandı
0

Zonguldak’ta 70 yaşındaki emekli maden işçisi Mustafa Keleş’in başının baltayla vücudundan kesilerek öldürülmesi olayında aralarında Keleş’in yengesinin de bulunduğu 9 sanık hakkında Cumhuriyet Savcısı mütalaasını sundu. Savcı, tutuksuz 9 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.

Çaycuma ilçesine bağlı Dursunlar köyünde 2021 yılında; köyde ikamet eden emekli maden işçisi Mustafa Keleş’in ormanlık alanda cesedi bulundu. Ancak Keleş’in başının baltayla kesildiği tespit edildi. Yapılan araştırmalarda Keleş’in başının cesedin uzağındaki çukura gömüldüğü tespit edildi. Jandarma; yaşlı adamın vahşice öldürüldüğü olayın failini tespit etmek için çok sayıda kişiden parmak izi ve DNA örnekleri aldı.

Ekipler ormanda ve Keleş’in yakınlarına ait ikametlerde de soruşturmayı derinleştirdi. Mustafa Keleş’in kardeşi İbrahim K.’nin evine ait fosseptik çukurda aramalar yaptı. Termal cihazlarla da yapılan aramalarda cinayette kullanılan baltaya ulaşılamadı.

Adliyeye sevk edilen erkek kardeş İbrahim K. ile 11 şüpheli sorgularının ardından serbest bırakıldı.

Jandarmaya “Mustafa Keleş’i öldürdük” notu

Ekiplerin olayın failini tespit etme çalışmaları sürerken Sedat A.’nın adının yer aldığı “Mustafa Keleş’i öldürdük” yazılı jandarma karakoluna bırakıldı. Notları İbrahim K.’nin yazdığı ve hedef şaşırtmak için böyle bir yola başvurduğu ortaya çıktı. İbrahim K. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Cinayetle bağlantılı olduğu iddiasıyla İbrahim K., İbrahim K.’nin eşi Fatma K., köy sakinlerinden 7 şüpheli hakkında “Canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürme” suçlamasıyla dava açıldı. Sanıklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet cezası istenirken tutuklu sanık İbrahim K. ise sağlık durumu gerekçesiyle tahliye edildi.

Cumhuriyet savcısı ağırlaştırılmış müebbet istedi

9 sanık hakkında yargılama süreci devam ederken Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde duruşma gerçekleştirildi. Duruşmaya tutuksuz sanıklardan M.T. ile başı gövdesinden kesilerek öldürülen Mustafa Keleş’in çocukları katıldı. Duruşmada Cumhuriyet Savcısı mütalaa sundu. Mütalaada cinayeti Fatma K.’nın azmettirdiği iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası; diğer sanıklar hakkında da “tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmaları talep edildi.

Mütalaa sonrası Mustafa Keleş’in çocukları olayı gerçekleştirenlerin en ağır cezayı almalarını istedi. Tutuksuz sanık M.T. ise mahkemede beraatini talep etti. Duruşma, mütalaaya karşı savunma hazırlanmasına yönelik süre verilmesi için ileri tarihe ertelendi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.