Reklam
Reklam
66d830ef5fdaf jpg
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
04 Eylül, 2024 14:09 tarihinde yayınlandı
0

Eğitim Masrafları Uçtu..!

2024-2025 Eğitim Öğretim Dönemi’nin başlamasına az bir süre kala  eğitim giderlerdeki artış TÜİK’in enflasyon verilerine de yansırken, okul ücretleri, ders kitapları, kırtasiye malzemeleri ve diğer eğitimle ilgili harcamalar velileri kara kara düşündürüyor

2024-2025 Eğitim Öğretim Dönemi başlamadan önce, veliler eğitim masraflarındaki artış nedeniyle endişeleniyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan enflasyon verilerine göre, eğitim harcamalarında dikkate değer bir artış gözlemlendi. Özellikle üniversite eğitimi fiyatları, Ağustos ayında yüzde 43,2 oranında bir artış gösterdi ve yıllık bazda yüzde 227,43 oranında bir yükselme kaydedildi.

TÜİK verilerine göre, Ağustos Ayı’nda eğitim grubundaki fiyat artışları aylık yüzde 11,34 ve yıllık yüzde 120,81 oranında gerçekleşti. Bu artış, eğitim masraflarının diğer harcama kalemlerine göre çok daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Ortaöğretim fiyatları yıllık yüzde 91,05, ilköğretim ve okul öncesi eğitim fiyatları ise yüzde 87,63 oranında arttı. Ayrıca, kitap fiyatları yüzde 61, kırtasiye fiyatları ise yüzde 49,9 oranında yükseldi.

Özellikle özel üniversite ücretlerine yapılan zamlar dikkat çekiyor. Son bir yıl içinde özel üniversite ücretleri yüzde 150 oranında arttı ve bazı okulların yıllık ücretleri 1 milyon TL’yi geçti. Ayrıca, özel yurt fiyatları Türkiye genelinde 40 bin TL ile 420 bin TL arasında değişkenlik gösteriyor.

Bu artışlar, hem aile bütçelerini zorlamaya hem de eğitimdeki fırsat eşitsizliğini derinleştirmeye devam ediyor. Veliler, çocuklarının eğitimini sürdürebilmek için çeşitli çözümler ararken, artan masraflar karşısında ne yapacakları konusunda kara kara düşünüyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin