“Eğiticilerin Eğitimi ve Probleme Dayalı Öğretim Eğitimi Kursu” başladı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
24 Ağustos, 2017 14:11 tarihinde yayınlandı
0
0

“Eğiticilerin Eğitimi ve Probleme Dayalı Öğretim Eğitimi Kursu” başladı

Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından ortaklaşa düzenlenen “Eğiticilerin Eğitimi ve Probleme Dayalı Öğretim Eğitimi Kursu” başladı.

23-27 Ağustos tarihleri arasında Karabük Üniversitesi Çiçekler Evi Konukevi’nde sürecek olan kursta, katılımcılara tıp eğitiminin gelişimi, öğretim yöntemleri, probleme dayalı öğrenme, eğitim araçları kullanımı, amaç ve hedefleri hazırlama, etkili sunum, iletişim becerileri, ölçme ve değerlendirme prensipleri ile beceri eğitimi başlıklarında uygulamalı eğitim verilecek.

Sürekli eğitim kurslarının düzenlenmesi eğitim için atılmış önemli bir adım

Programda konuşan Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Kürtül, bu tip eğitimlerin Karabük Üniversitesi’nde uygulanmasının ve uygulamadaki iyileştirme ve uyarlamalar için sürekli eğitim kurslarının düzenlenmesinin eğitim için atılmış önemli bir adım olduğunu belirterek katılımcılara teşekkür etti.

Başarının anahtarı, sürekli eğitim ile kendini dinamik tutan özverili bir kadrodan geçer

Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bünyamin Şahin ise konuşmasında eğiticilerin eğitiminin oldukça önemli olduğunu vurgulayarak başarının anahtarının sürekli eğitim ile kendini dinamik tutan özverili bir kadrodan geçtiğinin altını çizdi. Dekan Prof. Şahin konuşmasına şu sözlerle devam etti; “Bu eğitim ile tıp fakültemizde başarısı kanıtlanmış, mezun hedeflerine ulaşılmasında yol gösterici, öğrenci merkezli, problem çözme odaklı eğitim yaklaşımının da öğretim üyelerimize kazandırılacak. Ayrıca PDÖ oturumlarının, öğrenen merkezli, küçük gruplarda, bilginin hazır verilmediği, bir problemin öğrenmeyi başlattığı, problemlere çözüm aranırken ekip çalışmasına ihtiyaç duyulan, eğiticilerin ise sadece yönlendirici olduğu, rehberlik yaptığı aktif öğrenme ortamları olduğunu tanımlayarak mezunlarımızın yenilikçi, rekabet gücü yüksek, açık fikirli, kendine güvenen, işini iyi ve verimli bir şekilde icra eden doktorlar olacaklardır.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
222222 1
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
17 Nisan, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 16.04.2026 15:54
0
0

KARABÜK’Ü KORKUTAN DEPREM RİSK ANALİZİ

Türkiye’nin aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya hattı üzerinde yer alması, birçok şehir gibi Karabük’ü de ciddi risk altında bırakıyor. Uzmanlara göre, 1. derece deprem bölgesinde bulunan Karabük’te yapı stokunun büyük bölümü olası bir deprem karşısında yetersiz

Türkiye, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer alırken, ülkenin büyük bölümü yüksek deprem riski altında bulunuyor. AFAD tarafından güncellenen deprem tehlike haritaları, bölgelerin yer ivmesi değerlerine göre risk seviyelerini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre Türkiye’nin sismik hareketliliğini başlıca üç ana fay hattı belirliyor: Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hatları. Özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı, Karadeniz Bölgesi’nin güney sınırını oluşturarak Düzce’den Erzincan’a kadar uzanan geniş bir hat boyunca etkisini gösteriyor. Ayrıca Karadeniz kıyı şeridinde yer alan Karadeniz Bindirme Fayı da bölge için dikkat çeken bir diğer risk unsuru olarak öne çıkıyor.

Karabük’ü doğrudan etkileyen en önemli sismik unsur, Kuzey Anadolu Fay Hattı. Bu fay hattı, Karabük’ün yakın çevresinden geçerek Düzce, Bolu ve Çankırı üzerinden uzanıyor ve Türkiye’nin en aktif kırıklarından biri olarak biliniyor. Özellikle Karabük Merkez, uzmanların dikkat çektiği riskli yerleşim alanları arasında öne çıkıyor.

TARİHSEL DEPREMLER UYARIYOR

Karabük’ün deprem gerçeği, geçmişte yaşanan büyük felaketlerle de sabit. 1 Şubat 1944’te meydana gelen 1944 Gerede–Çerkeş Depremi, bölge tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. 7.4 büyüklüğündeki deprem; Gerede, Çerkeş ve Bolu’nun yanı sıra Karabük ve Eskipazar’da da büyük yıkıma yol açtı. Yüzlerce bina yıkılırken, çok sayıda insan hayatını kaybetti.

O dönemde genç bir yerleşim olan Karabük’te özellikle fabrika sahası, mahalleler ve köyler ağır hasar aldı. Eskipazar’da vadilerin çökmesi ve kerpiç yapıların büyük bölümünün yıkılması, depremin şiddetini gözler önüne serdi.

ESKİ YAPILAR BÜYÜK TEHDİT

Aradan geçen yıllara rağmen Karabük’teki yapı stokunun önemli bir kısmı hâlâ eski ve dayanıksız. Kentte özellikle 60-70 yıllık binaların yaygın olduğu, bu yapıların günümüz deprem yönetmeliklerine uygun olmadığı belirtiliyor. Uzmanlara göre mevcut binaların yaklaşık yüzde 70’i güçlü bir depremde ayakta kalamayabilir.

Karabük’ün il oluşundan bu yana geçen sürede hızlı bir büyüme yaşansa da, bu gelişimin yapı güvenliği açısından aynı ölçüde ilerlemediği ifade ediliyor. Bugün resmi olarak 1. derece deprem bölgesi olan kentte, eski yönetmeliklere göre inşa edilen yapılar ciddi risk oluşturuyor.

KENTSEL DÖNÜŞÜM ŞART

Karabük’te hızlı kentleşmeye rağmen yapı güvenliğinin aynı ölçüde gelişmediğine işaret eden uzmanlar, acil ve kapsamlı bir kentsel dönüşüm sürecinin başlatılması gerektiğini vurguluyor. Kullanım ömrünü tamamlamış binaların yenilenmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden uzmanlar  geçmişte yaşanan acı tecrübelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, deprem gerçeğine karşı alınacak önlemlerin ertelenmemesi çağrısında bulundu.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin