Reklam
Reklam
efsane vali yazicioglunun da gorev yaptigi tarihi valilik binasinin yikimi tokat esnafini zora soktu F81ulWFr
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Kasım, 2024 16:22 tarihinde yayınlandı
0

Efsane Vali Yazıcıoğlu’nun da görev yaptığı tarihi valilik binasının yıkımı Tokat esnafını zora soktu

Tokat’ta tarihi valilik binasının yıkımı sonrası boş kalan alan ve taşınan devlet kurumları, çevredeki esnafı zora soktu.

Tokat’ta Cumhuriyet döneminden bu yana hizmet veren ve merhum efsane Vali Recep Yazıcıoğlu ile 34 valiye ev sahipliği yapan tarihi valilik binası, deprem riski nedeniyle haziran ayında yıkıldı. Dikkatli bir şekilde sökülen bina, kontrollü bir şekilde yıkıldı. Ancak aradan geçen beş aya rağmen, yıkım alanına ne yapılacağı henüz belirlenmedi. Yıkımın ardından bölgedeki 6 devlet kurumunun farklı yerlere taşınması, çevredeki esnafı mağdur etti. İş yapamayan esnaf, valilik binasının yerine yeni bir proje başlatılmasını istiyor.

Bölgede bakkal işleten Okay Dumlupınar, “Eski binayı yıktılar ama yerine bir şey yapılmıyor. İşlerimiz durdu, bir çözüm bekliyoruz” dedi.

Devlet kurumlarının gitmesiyle çarşının bittiğini iddia eden Mustafa Işgın ise “6 devlet kurumunun buradan gitmesi bizi mahvetti. Nüfusudur, tapusudur hepsi buradan gidince mahallenin esnafı olaraktan bitirdi. Biz burada bunun mağduriyetini yaşıyoruz. Ömrümüz burada geçti. 53 yaşındayım kendimi bildim bileli bu mahallede esnafım. Bu mahallede yaşayan insanım. Devlet hastanesinin gitmesi, buranın yıkılması, bu semti mahvetti, bitirdi, öldürdü. Bu semti tamamen bitirdi. Yani bura yapılacak da bir an evvel yapılacaksa yapılsın. Mutlaka hükümet binasının buraya dönmesi lazım. Bu kurumlar burada olmadıktan sonra çarşı bitti. Atıl vaziyette şu rezilliğe baksana gelen geçen ana caddenin üstündeyiz. Herkes birbirine tarif ederken hükümet binası diye tarif ediyor. Hükümet nasıl nere diye soruyor şimdi çocuk. Yani kime, kiminle ne konuşursan hükümet binası nerede? Hükümet binası uçtu” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin