ZONGULDAK Valiliği koordinasyonunda, Zonguldak Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından yürütülen Engelliler Destek Programı (EDES) tanıtıldı.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından EDES programı kapsamında finanse edilen projede katılımcılara doğum öncesi ve doğum sonrası yapılan kontroller sayesinde engellerin kaldırılabileceği anlatıldı. Kent merkezinde bulunan bir otelde gerçekleştirilen programa Zonguldak Valisi Ali Kaban’ın eşi Neriman Kaban, Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer’in eşi Nebahat Özer, Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürü Turgut Özbek, Zonguldak Halk Sağlığı Müdürü Dr. Yusuf Kaya, Çalışma ve İşkur Müdürü Gönül Demirsu katıldı.
KONTROLLERİNİ EN DÜZENLİ YAPTIRAN GEBEYE ÖDÜL VERİLECEK
Programda ilk olarak kürsüye çıkan Zonguldak Halk Sağlığı Müdürü Dr. Yusuf Kaya, “Proje süresince, proje ile ilgili farkındalık oluşturmak amacıyla aile hekimleri tarafından tespit edilen gebeler içerisinde bütün kontrollerini en düzenli yaptıran gebeler belirlenecek ve her ay o ilçede o gebeye ödül verilecektir” dedi.
ERKEN TANI ÇOK ÖNEMLİ
Zonguldak Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar, Programlar ve Kanser Şube Müdürü Esin İlhan bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda doğum öncesinde, doğum sırasında ve doğum sonrasında taramalarla önlenebilecek engelliliklerin erken teşhisi ve tedavisi hakkında bilgiler verildi. Doğuştan kalça çıkıklığı, görme ve işitme bozukluğunun erken tanı ve tedaviyle ortadan kaldırılabileceğini ifade eden Zonguldak Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar, Programlar ve Kanser Şube Müdürü Esin İlhan, “Hem çevresel hem genetik faktörler çocuklarımızı etkilemektedir. Ancak bunlarda etkileme önceliklerinin hangi faktöre ait olduğu bilinememekle birlikte, bunların hepsinin birlikte tetikleyici olduğunu bilmekteyiz. Proje kapsamında halkımıza gebelere ve loğusalara gebelik, doğum ve doğum sonrası taramalarla yeni doğanlarda ortaya çıkabilecek engellilikleri erken tanı, teşhis ve tedavi ile önlenmesi hatta var olan engellerin rehabilite edilerek en aza indirgenmesinin önemi ile ilgili olarak koruyucu ve önleyici eğitimler halkımıza verilecektir” şeklinde konuştu.
Sunumların ardından program, projenin onursal başkanlığını üstlenen Nebahat Kaban’a Zonguldak Halk Sağlığı Müdürü Dr. Yusuf Kaya tarafından çiçek verilmesi ile sona erdi.


EDES Projesi Hayata Geçti
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


