UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Karabük’ün Safranbolu ilçesindeki tarihi camiler, yüzyıllardır zamana meydan okuyor. Tarihi camiler yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor.
Arnavut kaldırımlı sokakları, Osmanlı döneminden kalma han, hamam, çeşme, köprü ve konaklarıyla “açık hava müzesini” andıran Safranbolu’da 32 tescilli cami yer alıyor. Dikkat çeken camilerin başında gelen Ulu Cami, Köprülü Mehmet Paşa Camsi, İzzet Mehmet Paşa Camii ve Kazdağlı Camii geçmişin izlerini bugünlere taşırken hem ibadet edenleri hem de yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Osmanlı dönemlerinde inşa edilen, asırlardır yaşanan birçok olaya rağmen ayakta kalmayı başaran tarihi camiler, özellikleri, mimarileri, yapılış hikayeleri ve ihtişamlarıyla görenleri mest ediyor.
Öte yandan Camiler ve Din Görevlileri Haftası etkinlikleri çerçevesinde İlçe Müftülüğü tarafından tarihi camilerde temizlik ve hazırlık çalışmaları yapılırken, camiler gül suyu ile yıkandı. İlçe Müftüsü Aydın Bostancı, İhlas Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, Diyanet İşleri Başkanlığının talimatları ile bir dizi program
hazırladıklarını belirtti. Misak-ı Milli Demokrasi Meydanı’nda stant açarak vatandaşlara lokma tatlısı ikram ettiklerini belirten Bostancı, lise ve ortaöğretim öğrencileri arasında Hz. Peygamber’i anlatan şiir ve kompozisyon yarışmaları düzenlediklerini ifade etti. Safranbolu’nun camiler yönünden çok bereketli bir yer olduğunu aktaran Bostancı, “Özellikle ecdat yadigarı Tarihi Çarşı bölgesinde kalan camilerimiz var. Bu camilerimiz hem yerli halkın dikkatini çekiyor, ziyaretleriyle dolup taşıyor hem de dünya tarihine ışık tuttuğu için de bütün dünyadan insanların gelip görmek istediği, ziyaret etmek istediği camiler olarak öne çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Camiler ve Din Görevlileri Haftası vesilesiyle tarihi camileri tekrar yeni baştan gözden geçirdiklerini ifade eden Bostancı, “Camilerimizin eksiği noksanı tamamlanıyor. Hafta vesilesiyle temizliği yapılıyor. Hatta bazı camilerimiz özellikle tarih camilerimiz gül sularıyla yıkanıyor, güzel kokar hale geliyor. Özellikle Safranbolu dediğimiz bölgede tarihi bölgede birkaç camimiz var ki bunları öne çıkıyor. Köprülü Mehmet Paşa Camii, İzzet Mehmet Paşa Camii, Kazdağlı Camii, Eski Camii, Lütfiye Camii. Bunlar öne çıkan hem yerli hem yabancı turistlerin ziyaret ettiği ve ziyaret etmek istediği camiler. Köprülü Mehmet Paşa Cami’mizin bir özelliği bahçesinde muvakkıthanesi var. Yani günün belli saatinde, güneş ışığının yardımıyla namaz vakitlerinin tespit edildiği özel bir camimiz. Hala dimdik ayakta ve inşallah kıyamete kadar dimdik ayakta kalacak” dedi.


Ecdat yadigarı camiler hem yıllara meydan okuyor hem de turist ağırlıyor
Amasya’da 65. Kiraz Teşvik Yarışması yapıldı
Türkiye’nin en eski kiraz teşvik yarışması Amasya’da 65 yıldır gerçekleştiriliyor. Geçen yıl bahçelerde yaşanan zirai don afeti nedeniyle yapılamayan yarışmada üretimin bol olduğu bu yıl ilk üçe giren kiraz üreticilerine altın hediye edildi.
Kentte düzenlenen 12-22 Haziran Uluslararası Atatürk, Kültür ve Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilen yarışma öncesi Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri bahçelerin yolunu tuttu. Titiz araştırmalar sonucu ödül almaya hak kazanan ürünler ile üreticileri belirlendi.
Birinci Alpaslan köyünden Yusuf Eser
Birinciliği Taşova ilçesine bağlı Alpaslan köyünden Yusuf Eser kazandı. Yarışmaya ailesiyle birlikte gelen Eser, ödül çekini Amasya Valisi Önder Bakan’ın elinden aldı. Yarışmada ikinci Aydınlık köyünden Hasan Hüseyin Erdem, üçüncü ise Ormanözü köyünden Murat Pamuklu üçüncü oldu. Şehzadeler Gezi Yolunda düzenlenen ödül törenine AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Çakıroğlu ile diğer yetkililer de katıldı. Halk oyunları ekibinin sahne aldığı yarışmayı izleyen vatandaşlara paketler halinde kiraz dağıtıldı.
“Türkiye’nin en eski kiraz yarışması”
Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci, “Türkiye’nin en eski kiraz yarışmasını Amasya’da yapıyoruz. 1962 yılından bu yana 65 yıldır bu yarışma geleneksel olarak yapılıyor. Sadece geçen yıl zirai afeti don nedeniyle ağaçlar meyve vermediği için yarışma yapılamamıştı. Dereceye giren üreticilerimizi kutluyorum” dedi.
Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekleniyor
Coğrafi işaretli Amasya kirazının Türk kirazı olarak tanındığını anlatan Cebeci, “Rusya, Almanya gibi ülkelere ilimizden kiraz ihracatı yapılıyor. Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekliyoruz” diye konuştu.
“1963’te dedemin diktiği kiraz ağaçlarından ürün alıyoruz”
Geleneksel yarışmanın bu yılki şampiyonu Yusuf Eser de, “1963 yılında dedemin diktiği kiraz ağaçlarını yetiştirerek ürün alıyoruz. Teknolojik gelişmeleri de takip ederek ailece üretim yapıyoruz. Bölgede kiraz üretiminin merkezi olmasını istediğimiz köyümüz Alpaslan’ın daha da gelişeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu. Eser’in eşi Gülhanım Eser’de 65 yıldır süren yarışmanın bu yılki kazananın olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.
“Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi”
Ömrü bahçelerde şifa kaynağı kirazlardan toplayarak geçen Sadiye Öztürk, yarışmanın kazananlarını alkışlayarak kutladı. Geçen yıl kiraza hasret kaldıklarını hatırlatan Öztürk, “Bir tane bile kiraz yemek nasip olmamıştı. Ama bu sene Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi. Bol kirazımız var. Her yere yetecek inşallah” şeklinde konuştu. Yarışmaya Çiğdemlik köyünde katılan Ertan Uzun ise, genç bir çiftçi olarak üretim yapmayı sürdüreceğini vurguladı.

