Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
08 Mayıs, 2017 14:08 tarihinde yayınlandı
0

Ebeler Haftası “Doğum Sempozyumu”

 

Safranbolu Belediyesinin destekleri ile Karabük Üniversitesi (KBÜ) tarafından Ebeler Haftası dolayısıyla “Doğum Sempozyumu” düzenlendi.

Türk Ebeler Derneği Genel Başkanı Nazan Karahan, KBÜ Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen sempozyumda, her iki kadından birinin sezaryenle doğum yaptığını söyledi.

Normal doğumları artırabilmek için geçmişe bakılması gerektiğini ifade eden Karahan, şöyle konuştu:

“Çünkü bu coğrafyada, dünyada hiçbir yerde olmadığı kadar çok kadınlara ve doğuma değer veriliyor. Ebeliğin tanrıçası çok tanrılı dinlerde İlithiya tanrıçası, yine Afrodit, Artemis, Hera bunları biz doğumun tanrıçaları olarak bilmiyorduk fakat kaynaklarda doğumun tanrıçaları olarak geçiyor. Yine Atina’nın en tanınmış ebesi ünlü Sokrates’in annesi. Sokrates şöyle diyor, ‘Annem ebedir insanları doğurtur, ben de laf ebesiyim kelimeleri doğurturum.’ Bizim coğrafyamıza baktığımızda doğuran kadına yardım etmek her dönem kutsal bir görev.”

“GEBE KADINA BÜYÜK BİR SAYGI DUYARIZ”

Selçuklu’da doğuma yardımcı olan ebelerin, doğum işi çok değerli olduğu için çok saygı gören, önemli toplum liderleri olduğunu aktaran Karahan, Osmanlı dönemine gelindiğinde yine ebelerin çok yüksek statü sahibi olduklarının görüldüğünü kaydetti.

Karahan, padişahın kız kardeşleri, eşleri, damatları bile saltanat mezarlığına gömülmezken, sadece saltanat kanından olanların gömüldüğü mezarlığa birçok ebenin gömüldüğünü bildiklerini dile getirerek, “Bursa’da türbesi bulunuyor Fatih Sultan Mehmet Han’ın ebesi, ebesine saygıdan ve sevgisinden dolayı zevcelerinden birine de Gülbahar Hatun adını verdiğini de biliyoruz.” dedi.

Batı dünyasında ebelerin “cadı” diye yakıldığını, doğumun kadına bir “ceza” olarak algılandığını vurgulayan Karahan, şöyle devam etti:

“Bizde ise gebe kadına büyük saygı duyulur. Osmanlı zamanında doğum hali sırasında gezinme, çömelme, çömelme pozisyonunda kalma, doğumu yaptıracak ebenin elinden su içirme gibi uygulamalar yapılıyor. Hazreti Fatma anamız, yaygın inanışa göre kadın mesleklerinin piri, özellikle ebelerin piri olarak biliniyor. Doğuma gittiği, kudretli-kuvvetli elleriyle doğumu kolaylaştırdığı, sırtını sıvazladığı söyleniyor. Yıllardır Anadolu’da geleneksel ebeler kadınların sırtını sıvazlıyor ve diyorlar ki, ‘El benim elim değil Fatma anamızın eli.’ diyerek doğumu kolaylaştırmaya çalışıyorlar. Bu da yine coğrafyamızdan önemli örneklerden birisi.”

“HEPİMİZ DOĞUMDAN KORKAR OLDUK”

Karahan, artık doğumun değiştiğini ifade ederek, şunları anlattı:

“Sezaryen doğum Batı’dan başlayıp medikal ize oldu, şimdi yine Batı’dan başlayıp doğallaşmaya çalışıyor. Hâlbuki çok özümüzde olan uygulamalar. Her kadının prenses gibi doğurmaya hakkı olduğunu düşünüyorum. Hele ki benim ülkemin kadınlarının buna çok daha fazla hakkı olduğunu düşünüyorum çünkü bu ülke için dişini, tırnağını her fırsatta yakın zamanda da gördüğümüz gibi ortaya koymuş kadınların yaşadığı bir ülkedeyiz. Prensesler gibi kadınlar doğum yapmalı ama bizim her şeyden önce kadınlarımızın algısını da değiştirmemiz gerekiyor. Belki sağlık ekibinin de algısını değiştirmemiz gerekiyor, belki ebelerin kendi algısını da değiştirmemiz gerekiyor çünkü biz hepimiz doğumdan korkar olduk. Sezaryen doğum oranlarında, isteğe bağlı sezaryen oranlarını en çok kadın sağlık çalışanlarının artırdığını biliyoruz. Bu tür sempozyumlar bu şeyleri başlaması için bir fırsat.”

Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy ise, Safranbolu’nun kongreler merkezi olma yolunda hızla ilerlediğini, amaçlarının da bunu sağlamak olduğunu söyledi.

Belediye Başkanı olduğu 2009 yılında aklında geçen ilk projelerden bir tanesinin de Evlilik Okulu olduğunu kaydeden Başkan Aksoy; “ Evlenecek olan gençlerimizin nikâh yapmadan önce evlilik ile ilgili seminerler almalarını istiyor idik. Bu seminerlerde düzgün bir evliliğin nasıl yürütüleceği konularının yanı sıra sağlıklı doğumun da nasıl olacağı konularında bilgiler veriyoruz. Yine kurslarının çoğuna bayanlarımızın katıldığı Safranbolu Kültür ve Eğitim Merkezi adında bir kurumumuz bulunmakta. Burada hanımefendilere sadece sanat dallarında eğitimler vermedik. Burada kişisel gelişim başta olmak üzere sağlık konularında da bilgilendirme seminerleri, toplantılar, kurslar vermekteyiz. Bunun yanında da spora teşvik ediyoruz. Bu önemli programın düzenlenmesi hususunda Sayın Cumhurbaşkanımızın eşlerine sunumlarda bulunduk ve nihayetinde buradayız. Bu tür çalışmaları yapabilmeniz için Safranbolu açık bir laboratuar, destek bizden çalışmak sizden. Programın hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

Programın açılışında son olarak Safranbolu Kaymakamı Murat Bulacak söz aldı.

Kaymakam Bulacak yaptığı konuşmada, “Anlatılanlardan çıkardığım doğum konusunda birkaç yanlış bulunmakta. Bunları da çözeriz diye düşünüyorum. Bunlardan birincisi de doğum yapana saygı. Yine o mesleğin erbabına da saygılı olmamız lazım.  Yani kısaca doğum ile ilgili olan ebeler, hemşireler ve diğer personelin saygı görmesi gerekmektedir.  Ben böyle önemli bir organizasyonu gerçekleştiren ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor başarılar diliyorum” dedi.

Zonguldak, Bartın, Kastamonu, Bursa, Kayseri ve Kocaeli’den katılımcıların yer aldığı sempozyumda, doğum ve gebelik konusunda bilgiler paylaşıldı.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
turknet karadenizdeki ilk adimini samsunda atti DEWksPxa
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Mayıs, 2026 16:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Turknet, Karadeniz’deki “ilk adımı”nı Samsun’da attı

Turknet, Karadeniz Bölgesi’ndeki ilk Gigafiber yatırım noktası olan Samsun’daki atılımlarını büyütüyor. Şirket, şehirde yaklaşık 100 bin haneye Gigafiber erişimi sağlamayı hedeflerken Samsun’u Karadeniz yayılım stratejisinin önemli merkezlerinden biri olarak konumlandırıyor.

Türkiye’nin bağımsız internet operatörlerinden Turknet, yüksek hızlı internet altyapısını Türkiye’nin farklı şehirlerine yaygınlaştırma hedefi doğrultusunda Samsun’daki yatırımlarını sürdürüyor. Karadeniz Bölgesi’ndeki ilk Gigafiber yatırım noktası olan Samsun’da bugün yaklaşık 11 bin 500 müşteriye hizmet veren şirket, özellikle İlkadım, Atakum ve Canik bölgelerinde altyapı çalışmalarını büyütmeye devam ediyor.

Şirket, kısa süre içinde Samsun’da yaklaşık 31 bin haneye kendi altyapısıyla ulaştı. Şirket, 2026 sonuna kadar şehirde yaklaşık 100 bin haneye Gigafiber erişimi sağlamayı, 25 bin aboneye ve 10 bin Gigafiber müşterisine ulaşmayı hedefliyor. Turknet ayrıca yıl sonuna kadar Samsun’da bir ofis ve deneyim merkezi açmayı planlıyor.

“Samsun, Karadeniz’deki büyüme stratejimizin önemli merkezlerinden biri”

Turknet CEO’su Cem Çelebiler, yaptığı basın toplantısında Samsun yatırımlarına ilişkin bilgi vererek, “Samsun, Karadeniz’deki büyüme stratejimiz açısından bizim için çok önemli bir şehir. Genç nüfusu, üniversiteleri, üretim potansiyeli ve girişimci yapısıyla yüksek hızlı internetin etkisini en hızlı gördüğümüz şehirlerden biri. Karadeniz bölgesindeki ilk Gigafiber yatırım noktamızın Samsun olması da bu nedenle bizim için çok anlamlı” dedi.

Çelebiler sözlerine şöyle devam etti: “Bugün Samsun’da yaklaşık 11 bin 500 müşterimize hizmet veriyoruz. Kısa süre içinde 300 bin metre fiber kablo döşeyerek yaklaşık 31 bin haneye kendi altyapımızla ulaştık. Şehirde 75 kişilik bir ekiple çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde Samsun’daki Gigafiber erişimimizi yaklaşık 100 bin haneye ulaştırmayı hedefliyoruz.”

“Bizce sadakat sözleşmeyle değil, güvenle oluşur”

Çelebiler, şirketin sektörde oluşturduğu farkı ve kullanıcı odaklı büyüme yaklaşımını şu sözlerle değerlendirdi: “Bizce sadakat sözleşmeyle değil, güvenle oluşur. Bu nedenle yıllardır şeffaf, yalın, taahhütsüz ve kullanıcı odaklı bir internet yaklaşımını yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. İşte bu yüzden de bugün büyümemizin en önemli kaynaklarından biri, kullanıcı tavsiyesi. Bugüne kadar 1 milyondan fazla kişi bir Turknet kullanıcısının tavsiyesiyle hizmetimizi kullanmaya başladı. Bu da kullanıcılarımızla kurduğumuz güven ilişkisinin en önemli göstergelerinden biri.”

Fiber altyapı yatırımlarına da değinen Çelebiler, “Gigafiber bizim için yalnızca bir hız yarışı değil; daha güçlü, daha kaliteli ve daha kapsayıcı bir dijital deneyim vizyonu. Bu nedenle yatırımlarımızı yalnızca bağlantı sağlamak için değil, şehirlerin üretim kapasitesini, dijital potansiyelini ve gençlerin teknolojiye erişimini güçlendirmek için yapıyoruz. Samsun’da özellikle gençlerden, girişimcilerden, oyun geliştiricilerden ve yeni nesil teknoloji kullanıcılarından yoğun talep görüyoruz. Bugüne kadar ’Gigafiber İstiyorum’ platformumuza yaklaşık 5 bin talep ulaştı. Bu ilgi de yüksek hızlı internetin artık günlük hayatın ve üretimin temel ihtiyaçlarından biri haline geldiğini açıkça gösteriyor” diye konuştu.

Turknet yatırımlarını Türkiye geneline yaymayı sürdürüyor

Bu yıl 30’uncu yaşını kutlayan Turknet, bugün 3,2 milyon haneye Gigafiber erişimi sağlıyor ve 500 binden fazla kullanıcıya kendi altyapısı üzerinden 1.000 Mbps’ye varan simetrik hızlarda internet deneyimi sunuyor. Şirket son 1 yılda 4 yeni il ve 5 yeni ilçede yaklaşık 140 bin yeni haneye daha hizmet vermeye başladı. Şirket, 2026 yılı sonuna kadar Gigafiber ağını 10 yeni il ve 15 yeni ilçeye daha taşımayı hedefliyor.

Aynı zamanda TEİAŞ, BOTAŞ ve SOCAR gibi Türkiye’nin stratejik kurumlarının altyapıları üzerinden oluşturulan ana omurga hatlarıyla şehirler arası fiber altyapısını da güçlendiren şirket, kendi şebekesi üzerindeki kapasite ve yedeklilik kabiliyetini artırmayı sürdürüyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin