‘Düzenli kontrollerle yumurtalık kanserini erken teşhis etmek mümkün’

Kadınlarda yumurtalık kanserinin sık görüldüğünü belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Mürüvvet Bulut Aydemir, "Yumurtalık kanseri, diğer jinekolojik kanserler

‘Düzenli kontrollerle yumurtalık kanserini erken teşhis etmek mümkün’
Opr. Dr. Hilal Mürüvvet Bulut Aydemir · Foto: İHA
Reklam verBu alanda reklamınızı yayınlayın
Haberi dinle
0:00/~2 dk

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Mürüvvet Bulut Aydemir, yumurtalık kanserinin kadınlarda sık görüldüğünü ve diğer jinekolojik kanserlere kıyasla erken evrede belirti vermediği için genellikle geç teşhis edildiğini belirtti. Erken evrede tanı konulan hastalarda sağ kalım oranlarının oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Aydemir, düzenli jinekolojik muayene ve ultrasonografi takibinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Over kanserinin kadın üreme sisteminde yer alan yumurtalıklarda veya fallop tüplerinde hücrelerin kontrolsüz büyüyüp çoğalmasıyla ortaya çıktığını ifade eden Aydemir, Türkiye'de rahim kanserinden sonra en sık görülen ikinci jinekolojik kanser türü olduğunu ve jinekolojik kanserler arasında en fazla ölüme yol açan hastalık olduğunu kaydetti.

Hastalığın belirtilerinin genellikle ilerleyen evrelerde ortaya çıktığını söyleyen Aydemir; karın ağrısı, şişkinlik, sıvı birikmesi, kitle, kabızlık, sık idrara çıkma, bulantı, kusma, menopoz sonrası kanama ve ani kilo kaybının yaygın bulgular arasında yer aldığını aktardı. Hastaların yalnızca yüzde 20'sinin erken evrede teşhis edilebildiğini belirten uzman, kesin bir tarama yöntemi bulunmadığı için belirti olmasa bile yılda en az bir kez jinekolojik muayeneden geçilmesi gerektiğini hatırlattı. Ailede meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunanlar, genetik yatkınlığı olanlar, hiç çocuk doğurmamış kadınlar ve aşırı kilolu bireylerin daha yüksek risk altında olduğu ifade edildi.

Teşhis sürecine de değinen Opr. Dr. Aydemir, her yumurtalık kistinin kanser anlamına gelmediğini, üreme çağındaki kadınlarda görülen kistlerin çoğunun zararsız olup kendiliğinden kaybolabildiğini belirtti. Kistlerin kötü huylu olup olmadığını anlamak için ultrasonografi, kan testleri ve gerektiğinde MR gibi yöntemlere başvurulduğunu belirten Aydemir, düzenli kontrollerin asla ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: İHA

Reklam verBu alanda reklamınızı yayınlayın
Yorumlar
Paylaş

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Kaba ve kişisel saldırı içeren yorumlar yayımlanmaz.

Henüz yorum yok.

İlk yorumu sen yaz, tartışmayı başlat.

ReklamSol Reklam
ReklamSağ Reklam