Çorum’da polis ekiplerinin “dur” ihtarına uymayan sürücü idaresindeki minibüs otoparka çekilirken, sahibine 45 bin lira para cezası uygulandı.
Edinilen bilgiye göre, Şenyurt Caddesi üzerinde Trafik Şube Müdürlüğüne bağlı ekiplerin yaptığı denetim sırasında “dur” ihtarına uymayan bir okul servis aracının sürücüsü kaçmaya başladı. Denetimden kaçan sürücünün aracı trafik ekipleri tarafından kısa süre sonra Şenyurt 6. Sokak’ta park halinde bulundu. Ekipler sürücünün Bahçelievler 1. Cadde üzerindeki bir apartmana saklandığını tespit etti. Polis ekipleri kaçan sürücüyü apartmanda ararken, bir kişi polis ekiplerinin yanına gelerek kendisinin sürücü olduğunu beyan etti. Ekiplerin yaptığı incelemeler neticesinde şahsın kaçan sürücünün ağabeyi olduğu ve aracı kullanmadığını belirledi.
Polis ekipleri tarafından ruhsat sahibine 45 bin lira ceza yazıldı. Minibüs ise ekipler tarafından otoparka çekildi.


“Dur” ihtarına uymayan sürücünün minibüsü otıoparka çekildi: 45 bin lira ceza yazıldı
Uzmandan hantavirüs uyarısı: “Küresel salgın riski düşük ancak korunma önlemleri önemli”
Hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğuna dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır” dedi.
Son günlerde bir gemide görülen vakalarla yeniden gündeme gelen hantavirüs enfeksiyonlarına ilişkin uzmanlar uyarılarda bulundu. Kemirgenler aracılığıyla bulaşan hastalığın özellikle riskli meslek gruplarında daha sık görülebildiği söyleyerek, korunma önlemlerinin önemine dikkat çekildi.
VM Medical Park Samsun Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğunu belirterek, “Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Bu nedenle tarım çalışanları, doğada aktif görev yapan kişiler ve veterinerler gibi risk gruplarında hastalık daha sık görülebilmektedir” diye konuştu.
“İki farklı klinik tabloya yol açabiliyor”
Hantavirüs enfeksiyonlarının iki ana klinik formunun bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Leblebicioğlu, “Akciğer tutulumu ile seyreden tipi daha çok Amerika kıtasında görülürken, böbrek yetmezliği bulgularıyla seyreden formu ülkemizde özellikle Karadeniz Bölgesi’nde karşımıza çıkmaktadır” şeklinde konuştu.
“İnsandan insana bulaş genellikle görülmüyor”
Hastalığın ateş, halsizlik, yorgunluk ve bazı vakalarda kanama gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Leblebicioğlu, “Türkiye’de ilk vakalar 2000’li yıllarda Zonguldak ve Giresun’da bildirilmiştir. Aynı dönemde Samsun’da da takip ettiğimiz vakalar bulunmaktaydı. Son dönemde gündeme gelen salgında rol oynayan Andes alt tipinin nadir de olsa insandan insana bulaşabileceği bilinmektedir. Tedavi süreci genellikle destekleyici yaklaşımlarla yürütülmektedir” ifadelerini kullandı.
“Korunma önlemleri önem taşıyor”
Hantavirüsten korunmak için kemirgenlerle temastan kaçınılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Leblebicioğlu, “Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır” açıklamasında bulundu.
“COVID-19 benzeri pandemi beklenmiyor”
Hastalığın bulaşma yolları nedeniyle COVID-19 benzeri küresel bir salgın riskinin beklenmediğini dile getiren Prof. Dr. Leblebicioğlu şunları söyledi: “Mevcut bilgiler ışığında hantavirüsün dünya çapında bir pandemiye yol açması beklenmemektedir.”

