Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Kasım, 2024 12:30 tarihinde yayınlandı
0

Dünyanın en pahalı mantarının fidanları Samsun’da üretiliyor

Samsun Orman Fidanlık Müdürlüğü bünyesinde dünyanın en pahalı mantarı olarak bilinen ’trüf’ mantarının fidanları üretiliyor. Birçok aşamadan geçerek üretilen fidanlar Türkiye’nin farklı şehirlerinde ormanlarla buluşuyor.

Dünyada birçok ülkenin sofrasında yer alan ve özellikle İtalyan mutfağının vazgeçilmezi olan trüf mantarı en pahalı mantardan biri olarak biliniyor. Samsun’daki Orman Fidan Müdürlüğü ise bu değerli mantarın doğada daha çok var olmasını sağlamak, üretimini teşvik amacıyla 2020 yılından bugüne kadar trüf mantarı fidanı üretiyor. Yıllık ortalama 5 bin fidan üretimi yapan müdürlük, ürettikleri fidanların doğada farklı ormanlık alanlarla buluşmasını sağlıyor. Doğada toprak ile buluşan fidanlardan çıkan trüf mantarı ise birçok kişiye gelir kapısı oluyor.

“Trüf, besin değeri yüksek, gıda sektöründe kullanılan bir mantar çeşidi”

Trüf mantarı üretim serüvenini anlatan Orman Fidanlık Müdürlü Alpaslan Kadı, “Trüf mantarı bilindiği üzere dünyada son zamanlarda keşfedilen, besin değeri yüksek, gıda sektöründe kullanılan bir mantar çeşididir. Doğada çok az bulunmaktadır. Bu sebepten dolayı Orman Genel Müdürlüğü bünyesindeki biz Orman Fidan Müdürlükleri trüf mantar meşesini üretmeye başladık. 2020 yılından bu yana kadar Samsun Orman Fidanlık Müdürlüğü bünyesinde trüf mantar meşesi üretilmektedir. Trüf mantarı üretmek için önce toprak hazırlanıyor. Toprağın içerisine ponza, torf ve humus karıştırılıyor. Bunlar harmanlıktan sonra içerisine böcek, mantar ve dezenfektan karıştırılıyor. Hazırlanan bu toprak 15 gün bekletiliyor. Bu toprak daha sonra meşe tohumlarıyla buluşturulmak üzere viyollere konuluyor. Viyollere konulan topraklar daha sonra sera ortamına taşınıyor. Bulamaç hazırlanmasında ise piyasadan alınan kaliteli, besin değeri yüksek olan trüf mantar meşeleri blenderdan geçiriliyor. Bunu hazırlarken ise içerisinde çok az miktarda su ve buğday nişastası ekliyoruz. Meşe köklerinden akıp gitmeyecek bir kıvam oluyor. Sera ortamında ekilen tohumlar filizlenip çıkmaya başladıktan sonra bulamaçlar trüf mantarının içerisinde batırılıyor. Kökleri tabii ki önce viyollerden çıkartılınca terbiye ediliyor. Bulamaca batırılan meşeler tüplere dikiliyor. Tüpler 22 ile 24 derece arasında tutuluyor. Ortamın nemi ise yüzde 65 civarında olması gerekiyor. Yıllar içinde edindiğimiz tecrübeye binaen sulamayı köklerden yapıyoruz. Nem ve ısı dengesini sağladıktan sonra üzerine aşı bulaştırdığımız trüf mantar meşeleri 5. aydan sonra sera ortamından alınarak dış ortamına çıkarıyoruz. Burada toprakla buluşturmak üzere istenilen illere, doğa alanlarına gönderiyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
tarihi kentte tulum sesi yukseldi iTdM8F2V
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Mayıs, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Tarihi kentte tulum sesi yükseldi

Düzce Belediyesi’nin yürüttüğü kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkan Konuralp Antik Kenti, bu kez tarihin içinden yükselen tulum ezgilerine ev sahipliği yaptı. 8 yaşındaki Ahmet Semih Toraman, tarihi atmosferde tulum çaldı, geleceğe dair en büyük hayalini paylaştı.

Yakın zamanda restorasyon çalışmalarının başlayacağı Konuralp Antik Kenti bir yandan yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekerken, diğer yandan da sanatla ilgilenenlerin uğrak noktası haline geldi. Konuralp İlkokulu öğrencisi 8 yaşındaki Ahmet Semih Toraman da babası ile birlikte tulum provalarını Konuralp Antik Kenti’nde yapıyor. Enstrümana ilgisinin babası sayesinde başladığını söyleyen Toraman; “Tulum çalmayı babamdan öğrendim, sonra kendi kendime geliştirdim. İleride de bu işi yapmayı düşünüyorum” dedi.

Provalar; arabada, tarlada ve Konuralp sokaklarında

Oğlunun müziğe olan ilgisini büyük bir gururla destekleyen baba Nedim Toraman ise tulum serüveninin küçük bir hediye ile başladığını anlattı.

Tulum sanatçısı bir arkadaşının hediye ettiği küçük tulumun ardından Ahmet Semih’in kendini geliştirdiğini ifade eden Toraman, oğlunun her fırsatta prova yaptığını söyledi.

Kendisi de kemençe çaldığını belirten Toraman, “Akşamları arabada çalıyoruz, Konuralp’in sokaklarında ve bazen hafta sonu tarlaya gittiğimizde prova yapıyoruz. Kültürünü yaşatıp geliştirmesi çok kıymetli. Başka enstrüman çalarsa da yardımcı olacağım” diye konuştu.

Konuralp’in tarihi dokusunun kendileri için çok özel olduğunu vurgulayan Toraman, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından antik kentte oğluyla birlikte konser verme hayali kurduklarını belirterek, “Burada yürümek, burada çalmak, burayı hissetmek farklı bir duygu. İnşallah restorasyon bittikten sonra bu atmosfer içerisinde baba oğul bir konser vermek istiyoruz. Çocuğumla birlikte aynı sahneyi paylaşmayı hayal ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Düzce Belediyesi’nin çalışmalarıyla tarihi mirası yeniden ayağa kaldırılan Konuralp Antik Kenti, kültür ve sanatın buluştuğu özel anlara ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin