Reklam
Reklam
dunyanin en pahali baharatinda 1 kilogram urun icin 510 bin lif gerekiyor IrmKbS1z jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Nisan, 2024 16:48 tarihinde yayınlandı
0

’Dünyanın en pahalı baharatı’nda 1 kilogram ürün için 510 bin lif gerekiyor

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Karabük’ün Safranbolu ilçesiyle özdeşleşen ve “dünyanın en pahalı baharatı” olarak adlandırılan safranda 1 kilogram ürün elde edebilmek için 510 bin lif gerekiyor.

Boya, yemek, kozmetik, ilaç ve gıda gibi birçok alanda kullanılmasının yanı sıra; hücre yenileme, hafızayı güçlendirme, astım ve solunum yolu hastalıkları, sindirim ve diş eti güçlendirme gibi birçok etkisi bulunan safran bitkisi, Ağustos ayında ekimi yapılırken, Ekim-Kasım aylarında boyu 15-30 santimetre uzunluğa geldiğinde hasadı yapılıyor.

Safranbolu’da 3 bin 500 yıllık geçmişe sahip, Bizans döneminde Batı Anadolu’da ticareti yapılan, Osmanlı döneminde de önemini koruyan safran, “milli bitki” ünvanını alırken Avrupa Birliği Komisyonu tarafından coğrafi işareti tescillendi.

1 gramı 250 liradan satılan safranda 1 kilo ürün elde edebilmek için 510 bin lifin toplanması gerekiyor.

Safran soğanının Ağustos ayında dikiminin yapıldığını belirten safran üreticisi İsmail Yılmaz, 15-30 Ağustos tarihlerinde dikilmesi en uygundur. Bir dönüme yaklaşık olarak 200 kilogram gibi bir safran soğanı dikimi yaparız. 1 kilogram safranı ilk dikimde 8 dönüm alandan elde edebiliriz. Çünkü az verdiği için. İkinci yıl dört dönüm alandan, üçüncü yıl bir dönüm alandan 1 kilogram safran elde edebiliriz. Yaklaşık olarak 1 kilogram safran 170 bin çiçekten elde edilir ama her çiçekte üç tane safran lifi vardır. Bunu 3 ile çarpmamız gerekir. O da yaklaşık olarak 510 bin kırmızı lif elde etmiş oluruz” dedi.

“Tadından ziyade şifası için kullanılır”

Safranın faydalarından ve kullanım alanlarından bahseden Yılmaz, “Safranın en büyük özelliği hücre yenileyici olması. Sakinleştirici, yatıştırıcı ve uykusuzluğa iyi gelir. Metabolizmayı hızlandırır, vücut direncini artırır. Kanserde çok kullanılıyor. Alzaymır da kullanılıyor. Gözdeki sarı noktada ve depresanda kullanılıyor. Bunun yanında yemeklerde kullanılır. Tadından ziyade şifası için kullanılır zaten” diye konuştu.

Yılmaz, “Safranbolu safranını diğer safranlardan ayıran özellik içindeki etken maddelerin daha yüksek olmasıdır. Diğer bölgelerde üretilen safranlara göre muhtemelen iklimden dolayıdır ki safranal maddeler daha yüksek” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gelecegin mimarisi omude masaya yatirildi Q2Fjw3E6
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Mayıs, 2026 20:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Geleceğin mimarisi OMÜ’de masaya yatırıldı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) öğrencilerle buluşan Yüksek Mimar Deniz Aslan, mimarlığın geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillendiğini belirterek, ilerleyen süreçte her yapının tükettiği enerjinin önemli bir kısmını kendi üretmesinin bekleneceğini söyledi.

Bienal, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mimarlık Fakültesi yerleşkesinde başladı. Mayıs Tasarım Samsun 2026 Tasarım Bienali üçüncü kez kapılarını açtı. Bu yıl “Yoldayız, ilerliyoruz, Samsun’dayız” mottosuyla 6-12 Mayıs tarihleri arasında üç farklı mekânda düzenlenen bienal, Samsun’un dört önemli kurumunun ortaklığıyla hayata geçiyor. SAMÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, TMMOB Mimarlar Odası Samsun Şubesi ve Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen tasarım bienalinin bu yıl 48 atölye, söyleşiler, paneller, sergiler ve gezilerden oluşan kapsamlı bir programı var. Yaklaşık 100 kişinin emeği ve katkısıyla şekillenen bu tasarım şenliği, tasarımı bir düşünme ve üretme pratiği olarak ele alıyor. Bugün ise OMÜ Güzel Sanatlar Yerleşkesi’nde öğrencilerle buluşan Deniz Aslan, “Mimari ve Peyzaj Arasında” başlıklı söyleşisinde öğrencilere bilgilendirmede bulundu.

“Her yapı kendi tükettiği enerjinin yüzde 60’ını üretsin denecek”

Zamanla fiziki yapılardan kendi elektriğini üretmesinin isteneceğini ifade eden Deniz Aslan, “Şu anda dünya, kompozitler dünyası. Bugün ahşabı, ahşap olarak kullanmanın pek bir anlamı yok. O kaynak da gittikçe yok oluyor. Ancak ahşabı ince bir malzeme olarak verebilirsin. Önüne enerjiyle ilgili bir modül ekleyebilirsin. Bu, güneş enerjisini değerlendiren cephe malzemesi olabilir. Bitki de bunun bir parçası olabilir. Orada ürettiğin bitkiden yapı malzemeleri üretebilirsiniz. Yosundan yapı malzemeleri üreten firmalar var. Biyolojik kökenli yeni tür malzemeler çok önemli. Bunların hepsi kompozit. Enerji üretmek başlı başına bir konu. Her yapının belli bir yüzdede enerji üretmesi gibi durumlar söz konusu olacak. Her yapı kendi tükettiği enerjinin yüzde 60’ını üretsin denecek. Bunlara da hazır olmak lazım. Yapının enerji ürettiği gibi ısı kaybetmemesi de önemli. Sürekli haldır haldır ısıtılan yapılara artık muhtemelen izin verilmeyecek. Böyle bir kaynak yok çünkü” dedi.

“İnsanlar ağır binalar yüzünden ölüyor, farklı yapı malzemelerine ihtiyaç var”

Deprem ve yapı konusunun da mimari ile iç içe olduğunu belirten Aslan, “Yeniden mimarinin ikili hali yakalaması gerekiyor. Pasif iklimlendirmeyi bilmemek artık mümkün değil. Yeni dünyada herkes bunu bilmeli. Mimaride de yapı denen şeyin dört duvar içerisinde döşemeden ibaret olmaması lazım. Deprem en önemli konulardan biri. Neden ağır binalar yaparız ki? İnsanlar ağır binalar yüzünden ölüyor. Bu da başlı başına bir konu. Böyle yapılar için müthiş yapı malzemeleri var. Mimarlık, iç mimarlık, şehircilik, peyzaj mimarlığı; hangi alanla birleştirirsek birleştirelim bu anlamda yeni kompozitlere ihtiyaç var” diye konuştu.

Programa ayrıca OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, öğrenciler, öğretim görevlileri, mimarlar ve davetliler katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin