Karabük Postası tarafından
14 Aralık, 2015 08:05 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Dünyamızı Yeniden Şekillendiren İnsanımız Ülkemiz ve Geleceğimiz

Karabük Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Kulübü tarafından “Dünyamızı Yeniden Şekillendiren İnsanımız Ülkemiz ve Geleceğimiz” konulu konferans gerçekleştirildi. İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’ndaki programa Üniversite Akademik, İdari Personeli ve öğrenciler katıldı. Açılış konuşmasında Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Umut Kedikli konferansa katılanlara ve konuşmacı Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimleri ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Gözen’e teşekkür etti. Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimleri ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Gözen, “Dünya siyaseti yeniden şekillenirken insanımızın, ülkemizin ve geleceğimizin dünyada insanoğlunun ne durumda olduğunu hangi siyasal yapılanma içerisinde olduğu uluslararası ilişkiler için önemlidir. Uluslararası ilişkiler insanlık bilimidir. İnsanlığın sadece siyasal anlamda nasıl şekillendiğine değil insanlık değerleri, kalitesi, düşünme olarak neler üretiyor ona bakıyoruz. İnsanlık mücadelesi değerler üzerinden şekilleniyor. Uluslararası ilişkiler 2 bin yıllık dönem boyunca iki yöne doğru siyasal anlamda şekillenmeye başlıyor. Feodalizm, yerelleşme makro siyasi yapılarla oluşturmaktadır. Uluslararası ilişkiler tarihi mikro düzeyli ve makro düzeydeki yapılanma arasındaki rekabet şeklinde oluşuyor. Mikro yapılar kendi imkânlarını, değerlerini, kaynaklarını kaybetmek istemezler. Bunu yok etmek isteyen imparatorluklara direnmeye çalışırlar. Uluslararası ilişkiler insanlık tarihi mikro ve makro mücadele arasında devam ediyor. Üretmiş oldukları fikirler insanlığı dünyayı şekillendirir. Dünyanın şekillenmesinde insanlık tarihinin oluşmasında ilk büyük varlık Roma İmparatorluğudur. Roma İmparatorluğunun başarılı olmasını sağlayan şey ürettiği hukuktur. Roma hukuku yerel birimlerin haklarını tanımış, kendi düzenlerinde yaşamalarına müsaade etmiştir. Roma’dan sonra insanlık tarihi gelişmesini sağlayan siyasal yapılanma birimi İslam İmparatorluklarıdır. İslam İmparatorluğu 7. YY.’dan 20 YY.’a kadar tarihinin en uzun devam eden dönemidir. İslam İmparatorluğu fikirle şekillenmeyi, yapılanmayı sağlamışlardır. İslam dininin getirdiği mesajın, değerin çok önemli rolü ve etkisi vardır. İslam toplumları İslami inanç ve doktrinler üzerine dönemin şartlarına göre kendi modellerini üretmişlerdir. Siyasal yapılanma anlamında çok kültürlülük, çok yapıda olmalarıdır. Farklı kültürlere yaşama hakkı vermiş bunların üzerinden siyasi şekillendirme gerçekleştirmişlerdir. Dünya da siyasal çekişmeler 18.yy dan sonra farklı sürece girdi. Avrupa modernleşmesi, yeniden yapılandırması ortaya çıktı. 18-19 YY.’dan itibaren dünyanın siyasi şekillenmesi Avrupa modeli üzerinden oluşmaya başlamıştır. Avrupa modernleşmesinin olumlu ve olumsuz sonuçları ortaya çıkmıştır. Biz hala Avrupa modernleşme döneminde yaşamaktayız.” diyerek katılımcıları dünyamızı yeniden şekillendiren insanımız ülkemiz ve geleceğimiz hakkında bilgilendirdi. Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimleri ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Gözen’e Teşekkür Sertifikasını Üniversite Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ersin Müezzinoğlu takdim etti ve konferans sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Fevzi Aydın tarafından
24 Şubat, 2026 13:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

SANAYİ GÜVENLİ ALANLARA …

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın 

Ulusal sanayi alanları Master Planı çerçevesinde, Anadolu da yeni sanayi havzaları, Türkiye’de sanayi alanları yeniden belirleniyor…

Marmara Bölgesinde muhtemel bir afetin Türkiye’nin üretim ve lojistik kapasitesine zarar vermemesi için sanayi yatırımlarının düşük deprem riski taşıyan bölgelere yönlendirilmesine ilişkin çalışmalara hız verildi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının hazırladığı Ulusal Sanayi Alanları Master planı ile afet riski yüksek bölgelerde yoğunlaşan sanayinin dengeli şekilde yayılması planlanıyor…

İzmir, Balıkesir, Manisa, Muğla, Aydın, Denizli, Isparta, Uşak, Bursa, Bilecik Yalova, Sakarya, Düzce, Kocaeli, Kırşehir, Bolu, Karabük, Hatay, Bartın, Çankırı, Tokat, Amasya, Çanakkale, Erzincan, Tunceli, Bingöl ve Muş, Hakkâri, Osmaniye, Kırıkkale ve Siirt, Türkiye'nin en riskli illeri olarak açıklanmakta…

Sanayi yatırımlarında, Anadolu’ya sağlanan istihdam ve vergisel teşviklerle birlikte, Türkiye’nin doğu-batı orta noktasından itibaren yayılması planlanan, güvenli sanayi bölgeleri, Karadeniz’de Samsun, Kastamonu ile denize ulaşırken, Akdeniz’de ise Mersin ile denize ulaşacak…

Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte, sanayi lokomotifini çeken Karabük, Güvenli Gelecek Anadolu’da yeni Sanayi Havzaları projesi dışında kalmış görünüyor…

Süreç geliştikçe, bazı iller bölgeden çıkarken, bazı iller de Anadolu’da Yeni Sanayi Havzaları projesine dahil edilebilir…

Diğer taraftan yerel kalkınma hamlesi ile illere ve ilçelere bölgesel yatırım projeleri sunulmakta…

Yerel kalkınma hamlesi ile de illerin mevcut yatırım özelliklerine göre hazırlanan projeler desteklenerek, sanayinin yerelde güçlenmesi ve geliştirilmesi hedeflenmekte…

Bakanlığın hazırladığı, Ulusal Sanayi Alanları Master Planı ile Güvenli gelecek Anadolu da yeni Sanayi Havzaları projesi ile Yerel Kalkınma Hamlesi gibi projeleri ortak noktada toplamak zor…

Ulusal Sanayi Alanları Master planı ile Güvenli Gelecek Anadolu’da yeni Sanayi Havzaları projesinin uygulama alanı, muhtemel afetlerde, ülkenin üretim ve lojistik kapasitesinin zarar görmemesi hedeflenmekte…

Türkiye sanayisinin bel kemiğini oluşturan enerji yatırımları ile sanayinde lokomotifi olacak Filyos Limanı, bölgenin stratejik yatırım alanları dışında bırakılması düşünülemez…

Türkiye’de sanayinin okulu ve adı olan Karabük ve bölgesi de bu projeler kapsamı dışına çıkarılıyorsa, Karabük siyaseti şapkasını önüne koyup düşünmeli…

İllerin, bölgelerin ve ülkenin geleceğine yönelik bu proje ve yatırımların etkisi yıllar sonra, hissedilecek ve görülecek…

Karabük siyaseti, geleceği bugünden hissedip göremezse, Cumhuriyetin sanayi kenti geleceği için, tehlike çanları çalıyor demektir…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.