karabuk
İmsak 06:04
Güneş 07:29
Öğle 13:08
İkindi 16:07
Akşam 18:37
Yatsı 19:57
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Karabük Postası tarafından
16 Ağustos, 2014 08:54 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Dünyaca Ünlü Sarımsağın En Güzeli Seçildi

KASTAMONU Taşköprü ilçesinde dünyaca ünlü sarımsağın en iyi yetiştiricisi ile en güzeli seçildi. Taşköprü Belediyesi tarafından Manisa’nın Soma ilçesinde geçtiğimiz Mayıs ayında yaşanan maden faciasından dolayı iptal edilen 28. Uluslararası Taşköprü Kültür ve Sarımsak Festivali’nin yerine tertip edilen Taşköprü Pompeiopolis Tarım, Hayvancılık Fuarı Kültür etkinlikleri kapsamında “En İyi Sarımsak Üreticisini Seçme” ve “En İyi Buzağı Yetiştiricisini Seçme” yarışmaları düzenlendi. Taşköprü’de Cuma pazarı alanında gerçekleşen Sarımsak Üreticisi Yarışması’na 80 üretici, buzağı yetiştiricisi yarışmasına ise 30 buzağı yetiştiricisi katıldı. Birbirinden iri ve güzel sarımsakların yer aldığı yarışmada, sarımsak üreticileri tarlalarında özenle yetiştirdikleri dünyaca ünlü sarımsaklarından bir bağ oluşturarak yarışmada derece elde etmeye çalıştılar. Jüri üyeleri tarafından titizlikle incelenen sarımsaklar, büyüklüğüne, rengine ve tadına göre derecelendirilerek jüri üyeleri tarafından notlar verildi. Büyük ilgi gören yarışmada Çoroğlu köyünden 20 numara ile yarışmaya katılan Murat Yıldırım 447 puanla birinci, Kızılcaören köyünden 29 numara ile yarışmaya katılan Mehmet Acar 446 puanla ikinci, Söylemez köyünden 80 numara ile yarışmaya katılan Bayram Söylemez de 444 puanla üçüncü oldu. Veteriner ve Ziraat Mühendisleri’nin jüri üyeliğini yaptığı En iyi Buzağı Üreticisi’ni seçme yarışmasında ise Simental cinsi buzağı yarışmasında 28 numara ile yarışmaya katılan Ethem Mahallesi’nden Muharrem Urgancı’nın buzağısı birinci, 10 numara ile yarışmaya katılan Alibeşe köyünden Fazıl Kaya’nın buzağısı ikinci, Ağcıkişi Mahallesi’nden 7 numara ile yarışmaya katılan Erol Kara’nın buzağısı üçüncü seçildi. Montofon ırkı buzağı yarışmasında da, 16 numara ile yarışan Ethem Mahallesi’nden Hüsamettin Kıvrak’ın buzağısı birinci, 30 numara ile yarışan Kadı köyünden Süleyman Karakaya ikinci, Ethem Mahallesi’nden 24 numara ile yarışan Mustafa Yılmaz üçüncü olurken, Hostain ırkında ise Aşağı Çayırcık köyünden 29 numara ile yarışan İsmail Arslan’ın buzağısı birinci, Taşköprü merkezden 32 numara ile yarışan Sefa Atasoy’un buzağısı ikinci seçildi. Yarışmalarda birinci olan yarışmacılara Taşköprü Belediyesi tarafından 1000 TL, ikinci olan yarışmacılara 750 TL, üçüncü olan yarışmacılara da 500 TL ödül verildi. Ayrıca değişik kurum ve esnaflar tarafından da dereceye girenlere çeşitli hediyeler takdim edildi. Programda konuşan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, festivali iptal etmelerine rağmen ilçe için önem arz eden Tarım Fuarıyla, hayvancılık ve tarımı desteklemek amacıyla bu tarz yarışmaları gerçekleştirdiklerini kaydetti. Arslan, ayrıca sarımsak üreticisinin ve buzağı yetiştiricilerinin hak ettiği emeklerinin karşılığını alabilmek için bu tarz organizasyonlara sahip çıkılmasını istedi. 2009 yılından beri Tarım Fuarını yapmaya çalıştıklarını açıklayan Hüseyin Arslan, “Bölgemiz tarım ile öne çıkan bir ilçe, en önemli ürünümüz ise sarımsaktır. Taşköprü’de 4 bin ailemiz ürettikleri sarımsakla geçimini sağlıyor” dedi. Taşköprü Kaymakamı Ali Yılmaz ise, Taşköprü’nün tarım ve hayvancılık alanında her geçen gün ileriye gittiğini ve bunun da kendileri için sevindirici olduğunu belirtti. Dünyaca ünlü Taşköprü sarımsağının en iyisini ve en güzelini yetiştiren Murat Yıldırım ise, bu yıl hava şartlarının mevsim normalleri üzerinde seyretmesi ve yağışların istenilen şekilde olmaması nedeniyle çok fazla bir ürün elde edemediklerini ifade ederek, “Sarımsağı, tarlama makineyle ektim. Özenle yetiştirdim ve şimdi de birinci oldum. Tarlamdan aldığım ürünümün yüzde 70’i bu şekildi oldu” diye konuştu.
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
21 Şubat, 2026 08:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 20.02.2026 15:10
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

ÇOCUĞUNUZUN SESSİZ ÇIĞLIĞINI DUYUN!

Her geçen gün artan akran zorbalığı vakaları toplumda ciddi endişe yaratıyor. Çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan bu sorun, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyerek ağır sonuçlara yol açabiliyor.

Son yıllarda akran zorbalığının ulaştığı boyut, toplumda ciddi endişe yaratıyor. Pek çok çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiği bu sorun, bazı vakalarda şiddetin en ağır biçimlerine kadar uzanıyor. Neredeyse her gün çocukların bıçaklandığı ya da hayatını kaybettiği olayların gündeme gelmesi, akran zorbalığının ne denli acil bir mesele olduğunu gözler önüne seriyor.

Türkiye genelinde olduğu gibi Karabük’te de benzer olayların artış göstermesi, hem eğitim camiasında hem de aileler arasında kaygıyı artırıyor.

Okullarda ve dijital platformlarda giderek yaygınlaşan akran zorbalığı, artık belirli bir nedene bağlı olmaksızın çocukların ve gençlerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, günümüzde yaşanan zorbalık vakalarının önemli bir kısmında net bir sebep bulunmadığına dikkat çekiyor. Dış görünüş, sessiz bir kişilik yapısı, akademik başarı ya da başarısızlık gibi herhangi bir özellik, zorbalık için yeterli gerekçe olarak görülebiliyor.

Eğitimciler, sosyal medyanın etkisiyle zorbalığın biçim değiştirdiğini vurguluyor. Fiziksel ve sözlü zorbalığın yanı sıra dışlama, alay etme, küçük düşürücü paylaşımlar ve mesajlaşma yoluyla yapılan siber zorbalık vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Bu durum, mağdur öğrencilerin akademik başarısını düşürürken; kaygı bozukluğu, özgüven kaybı ve sosyal içe kapanma gibi psikolojik sorunlara da yol açıyor.

Zorbalığa maruz kalan birçok çocuk, neden hedef alındığını anlayamazken zamanla suçu kendinde aramaya başlıyor. Uzmanlar, bu süreçte ailelerin ve öğretmenlerin çocukları yakından gözlemlemesinin ve erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Milli Eğitim camiasında ise akran zorbalığına yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiği ifade ediliyor. Okullarda rehberlik servislerinin daha aktif rol üstlenmesi, yalnızca mağdur öğrencilerin değil, zorbalık yapan çocukların da desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre, zorbalık davranışlarının altında yatan nedenler ele alınmadan kalıcı bir çözüm sağlanması mümkün değil.

Yetkililer, akran zorbalığıyla mücadelenin erken yaşta empati eğitimi, açık iletişim ve güvenli okul ortamlarının oluşturulmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. Zorbalığın bireysel olduğu kadar toplumsal bir sorun olduğuna işaret edilirken, yaşanan olayların zaman zaman şiddet ve ölümle sonuçlanmasının tehlikenin boyutunu açıkça ortaya koyduğu belirtiliyor.

.

Bizi sosyal medyadan takip edin