Reklam
Reklam
vali1
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
16 Mart, 2025 13:47 tarihinde yayınlandı
0

Dünya Yetimler Günü İftar Programı Gerçekleşti

Vali Yavuz ve Eşi Süreyya Yavuz Hanımefendi, 2014 yılından bu yana her Ramazan Ayı’nın 15’indeki Dünya Yetimler Günü kapsamında düzenlenen iftar programına katıldı.

Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün destekleriyle organize edilen program, çocuklarımız ve aileleriyle bir araya gelinerek dayanışma ve kardeşlik duyguları pekiştirildi.

Düzenlenen iftar programına; İl Karabük Baro Başkanı Av.Emrah Köklü, Jandarma Komutanı İsmail Gökcek, İl Emniyet Müdürü Mehmet Ali Hasan Köse, Karabük il Genel Meclisi başkanı Ahmet Sözen, İl Özel İdare Genel Sekreteri Şerafettin Kelleci, Vakıflar Bölge Müdürü Halil Alper ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdurrahman Bilgiç, İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş, daire amirleri ve davetliler katıldı.

Programda bir konuşma yapan Vali Yavuz, yetim çocuklarımızın ve ailelerinin her zaman yanlarında olduklarını belirterek şunları söyledi: “Evlatlarımız bizlere emanettir. Onların huzurlu, mutlu ve güven içinde büyümeleri, topluma güçlü bireyler olarak kazandırılmaları en büyük önceliklerimizdendir. Ramazan ayının bereketini ve paylaşma ruhunu birlikte yaşadığımız bu anlamlı günde, onların gözlerindeki mutluluk bizler için en büyük mükâfattır. “İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın” yönetim anlayışımızın ana düsturudur. Bu anlayışla çalışmaya devam edeceğiz.” Vali Yavuz ve Eşi Süreyya Yavuz, iftar programında, çocuklarla ve aileleriyle yakından ilgilenerek sohbet etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin