Reklam
Reklam
dunya su gunu su yoksa tarim yok tarim yoksa gida yok zJOqtSrS
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Mart, 2025 16:45 tarihinde yayınlandı
0

Dünya Su Günü: “Su yoksa tarım yok, tarım yoksa gıda yok”

Samsun Vilayet Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, suyun yanlışsız ve verimli kullanımının mecburilik haline geldiğini belirterek, “Su yoksa tarım yok, tarım yoksa besin yok. Tarımın can damarı olan suyu tasarruflu kullanmak zorundayız. Suyu korumak, sırf doğayı değil, insanlığın geleceğini de korumaktır” dedi.

“22 Mart Dünya Su Günü” münasebetiyle açıklama yapan Vilayet Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, suyun ömrün ve medeniyetin temel taşı olduğunu söz ederek, sürdürülebilir su idaresinin kıymetine dikkat çekti. Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını vurgulayan Sağlam, iklim değişikliği ve nüfus artışına bağlı olarak su kaynaklarında azalma beklendiğini kaydetti. Bakanlık tarafından yapılan bilimsel çalışmalara nazaran 2030 yılına kadar su kaynaklarında yüzde 20, 2100 yılına kadar ise yüzde 25 oranında azalma öngörüldüğünü söz eden Sağlam, “Dünya ısınıyor, yağış rejiminde düzensizlikler yaşanıyor. Bu da taşkın, sel ve kuraklık üzere afetleri beraberinde getiriyor. Bu nedenle değişen iklim koşullarına ahenk sağlayacak su idare sistemlerini geliştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Tarımda su tasarrufunun önemi

Tarımda suyun hayati bir değere sahip olduğuna işaret çeken Sağlam, şunları söyledi:

“Su yoksa tarım yok tarım yoksa besin yok. Su bütün canlılar için hayatın kaynağı. Tarımın can damarı. Suyu tasarruflu kullanmaktan diğer bir seçeneğimiz yok. Ufak değişikliklerle su tasarrufunu arttırabiliriz. Örneğin; çatıdan toplanan yağmur suyu, bahçe sulama yahut paklık üzere içme dışı alanlarda kullanılarak tatlı su kaynaklarına olan talebi azaltır. Bahçeyi sabah erken yahut akşam saatlerinde sulamak, buharlaşmayı minimize ederek suyun verimli kullanılmasını sağlar. Damla sulama metodu ile sulama yapmalıyız. Bu cins adımlar, bireylerin su tüketimini azaltarak dolaylı yoldan su tasarrufunun desteklemesine imkan tanır. Daha az su talebi, ırmaklardan ve rezervuarlardan çekilen su ölçüsünü düşürür. İklim değişikliğiyle uğraş, su tasarrufu ve eğitim yoluyla farkındalık oluşturma, bu doğal hazineleri müdafaanın temel taşlarıdır. Daima birlikte su tasarrufuna katkıda bulunmalıyız. Gelecek kuşaklarımıza daha yaşanılır bir dünya için konutumuzdan başlamak üzere çocuklarımıza, gençlerimize suyu daha tasarruflu kullanma eğitimi ile farkındalık oluşturmalıyız ve alışkanlıklarımızı bu tarafta değiştirmeliyiz. Suyu korumak, sırf doğayı değil, insanlığın geleceğini de korumaktır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr kucuk yapay zeka uygulamalariyla ormancilik faaliyetlerinde yeni bir donem basladi gbEe7s4i
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Mayıs, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Küçük: “Yapay zeka uygulamalarıyla ormancılık faaliyetlerinde yeni bir dönem başladı”

Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen 5. Uluslararası Orman Entomolojisi ve Patolojisi Sempozyumunda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleriyle ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralandığını söyledi.

Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “5th International Forest Entomology and Pathology Symposium (IFEPS 2026)”, Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde başladı. Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü destekleriyle gerçekleşen sempozyumda orman sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilir ormancılık alanlarında önemli bilim insanlarını bir araya getirdi.

“Yapay zeka ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadı”

Sempozyumun açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, orman ekosistemlerini etkileyen biyotik ve abiyotik faktörlerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleri ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Önümüzdeki süreçte orman sağlığının korunması ve zararlı organizmaların yönetiminde bu teknolojilerin çok daha etkin kullanılacağına inanıyorum” dedi.

Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu ise küresel iklim krizinin ormancılık faaliyetleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Değişen iklim şartları nedeniyle Akdeniz kuşağındaki ülkelerde etkilerin daha yoğun hissedildiğini belirten Ragıpoğlu, artan orman yangınları, kuraklık, sıcaklık değişimleri ve orman ekosistemlerinin kuzeye veya daha yüksek rakımlara doğru kaymasının zararlı organizma popülasyonlarında ciddi artışlara yol açtığını ifade ederek, “ICP Forests kapsamında dünya genelinde çok sayıda seviye 1 ve seviye 2 izleme alanı bulunmaktadır. Türkiye’de de yüzlerce izleme noktası üzerinden önemli miktarda veri toplanmaktadır. Bu veriler, orman sağlığının izlenmesi açısından büyük değer taşımaktadır. Sahada çok büyük miktarda veri üretiyoruz; ancak bu verilerin bilimsel olarak değerlendirilmesi için üniversitelerimizin ve akademisyenlerimizin katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Bu alanlarda çalışmak isteyen araştırmacılarımıza kapımız her zaman açıktır” diye konuştu.

Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür de orman ekosistemlerinde yaşanan kayıpların yalnızca görünen zararlarla sınırlı olmadığını vurgulayarak, yürütülen mücadele çalışmalarının önemine dikkat çekti. Kastamonu’nun ormancılık alanındaki güçlü akademik birikimine değinen Gür, “Ormancılık biliminde uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu sempozyum sayesinde hem bilimsel bilgi paylaşımı sağlanacak hem de yeni araştırma ağlarının kurulmasına katkı sunulacaktır” diye konuştu.

Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Sabri Ünal ise Türkiye’de kabuk böcekleri nedeniyle her yıl yaklaşık 1,2 milyon metreküplük ağaç servetinin zarar gördüğünü belirterek, ekonomik kayıpların çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir durum oluşturduğunu ifade etti. Kabuk böceklerinin yol açtığı zararın orman yangınları kadar önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, Avrupa ormanlarının sağlık durumunun uzun yıllardır uluslararası standartlarda izlenmekte olduğunu dile getirerek, “Avrupa ormanlarının sağlık durumunu izlemek, hava kirliliğinin etkilerini değerlendirmek ve iklim değişikliği ile diğer çevresel baskıların orman ekosistemleri üzerindeki sonuçlarını ortaya koymak amacıyla çalışmalar yürütülmektedir. Uzun yıllara dayanan uluslararası uyumlu veri altyapısı sayesinde orman ekosistemlerindeki değişimler bilimsel olarak takip edilebilmekte ve çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirilebilmektedir. Günümüzde hava kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi küresel sorunlar ormanlarımız üzerinde giderek artan baskılar oluşturmaktadır. Bu nedenle orman sağlığının düzenli izlenmesi, risklerin önceden tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin zamanında alınması büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.

Üç gün sürecek sempozyum kapsamında bilimsel sunumların yanı sıra teknik geziler ve akademik değerlendirme toplantıları da gerçekleştirilecek. Sempozyumun, ulusal ve uluslararası düzeyde yeni bilimsel iş birliklerine katkı sağlaması bekleniyor. Sempozyum oturumları ise Teknokent’te gerçekleştirilecek.

Sempozyumun açılışının ardından katılımcılara plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi.

Sempozyuma Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, Belediye Başkan Yardımcısı Eda Büyükdemirci, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu, Orman Bölge Müdürü Hakan Yaslıkaya, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür ile akademisyen ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin