Karabük Valiliği, Safranbolu Belediyesi ve Karabük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen “ Dünden Bugüne Safranbolu’da Dini Hayat ” Konulu Sempozyumu yoğun Kktılımla gerçekleşti.
Karabük Üniversitesi Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz Konferans Salonunda düzenlenen sempozyuma Vali Orhan Alimoğlu, Garnizon Komutanı J. K. Albay Samit Tokmak, Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Ali Güneş, İl Emniyet Müdürü Serhat Tezsever, İl Müftüsü Halil Bektaş, Karabük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Hür Mahmut Yücer, Karabük Üniversitesi Öğretim Görevlileri ve öğrenciler katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan sempozyum daha sonra Hafız Akın Bayrak tarafından Kur’an’ı Kerim Tilaveti ile devam etti. Karabük Üniversitesi Tasavvuf Korusu tarafından seslendirilen ilahilerin akabinde Karabük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Hür Mahmut Yücer tarafından açılış konuşması yapıldı.
Açılış konuşmalarının ardından kürsüye gelen Vali Orhan Alimoğlu “Günümüzde çok geçerli kavramlardan bir tanesi ekonomi diyoruz. Herşeyin temeli ekonomi ve ekonomi çok geçerli bir kavram. Birde günümüzde kişisel gelişim diye çok konuştuğumuz mesele var. Bizde kişisel gelişimini tamamlamış birçok insan var, bizlerde bu kişilerden istifade edersek işimize yarar. Kısacası bizler dünü bilirsek, neler olmuş bilirsek bugünümüzü ayarlamamızı sağlar. Sempozyum için ilimize teşrif eden hocalarımıza hoş geldiniz diyorum. Sempozyumun tertiplenmesinde emeği geçen bütün ilgililere şükranlarımızı sunuyorum.”dedi.
Vali Orhan Alimoğlu’nun konuşmasının ardından başkanlığını Yalova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdurrahman Özdemir’in yaptığı oturumda “İstanbul’da Safranbolulu Bir Nakşibendî-Ziyai, İsmail Necati Efendi” hakkında katılımcılara bilgiler verildi. Oturum Esat Coşan Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Necdet Yılmaz, Marmara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yard. Doç. Dr. Kamil Yaşaroğlu ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ahmed Güner Sayar’ın yaptığı sunumlar ile devam etti.
Sempozyumun 1. Oturumu Vali Orhan Alimoğlu’nun oturumu gerçekleştiren öğretim görevlilerine hediyelerini takdim etmesi ile sona erdi.


“Dünden Bugüne Safranbolu’da Dini Hayat” Konulu Sempozyum
KBÜ KAPGEM’den afet yönetimine yerli model: MEYAM
Karabük Üniversitesi KAPGEM tarafından hazırlanan 16’ncı politika raporunda, afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştiren MEYAM modeli tanıtıldı. Model, risklerin azaltılması, müdahale süreçlerinin güçlendirilmesi ve güvenli bilgi akışının sağlanmasına yönelik çözüm önerileri sunuyor.
Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM), afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştirmeyi hedefleyen MEYAM modelini tanıttı. KAPGEM’in 16’ncı politika raporunda ortaya konulan “Merkez-Yerel Afet ve Acil Durumlarla Mücadele Modeli (MEYAM)”, düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna sunuldu.
Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, afet süreçlerinde yerel verilerin merkezi yönetim mekanizmalarıyla entegre edilmesini hedefleyen modelin etkin kriz yönetimi, hızlı müdahale ve kurumlar arası koordinasyona sağlayacağı katkılar paylaşıldı.
Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık: “Türkiye için uygulanabilir modeller üretiyoruz”
Toplantının açılışında konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, KAPGEM’in kamu politikalarının geliştirilmesi ve uygulanabilir modeller üretilmesi amacıyla faaliyet gösterdiğini söyledi. Türkiye’de kamu politikaları alanında kurulan ilk merkez olma özelliğini taşıyan KAPGEM’in; hükümete, bakanlıklara, kamu kurumlarına, yerel yönetimlere ve özel sektöre yönelik bilimsel temelli politika önerileri hazırladığını belirten Kırışık, farklı ülkelerdeki uygulamaların incelenerek Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun modeller geliştirildiğini ifade etti. Kırışık, merkezin uluslararası deneyimleri analiz ederek Türkiye’ye özgü ve sürdürülebilir çözüm önerileri ortaya koyduğunu kaydetti.
Türkiye’nin Afet Tecrübesi MEYAM’a Yön Verdi
Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, MEYAM modelinin çıkış noktasının 6 Şubat 2023 depremlerinin ortaya koyduğu tecrübeler ve ihtiyaçlar olduğunu belirterek, büyük ölçekli afetlerde merkezi koordinasyonun yanı sıra yerel kapasitenin de güçlü olmasının önemine dikkat çekti. Kırışık, “Her bir yerleşim biriminin kendi içerisinde, kendi ölçeğine göre afet ve acil durumları karşılayabilecek bir sistem geliştirmemiz gerekiyor” dedi.
Rektör Kırışık, sosyal medyanın güçlenmesiyle birlikte yanlış bilgi ve psikolojik savaşın afet yönetiminde ayrı bir risk oluşturduğunu belirterek, doğrulanmış bilgi akışının ve güvenli iletişim mekanizmalarının önemine dikkat çekti.
EM-DAT Verileri Afetlerin Kapsamını Ortaya Koyuyor
Yerel Yönetim Politikaları Masası Başkanı Prof. Dr. Kemal Yaman, Dünya Sağlık Örgütü ile çeşitli akademik kuruluşların katkılarıyla oluşturulan EM-DAT Uluslararası Afet Veri Tabanı’nın, afetlerin tanımlanması ve izlenmesinde önemli bir kaynak olduğunu belirtti. Afetlere ilişkin verilerin uzun yıllardır sistematik olarak kayıt altına alındığını ifade eden Yaman, bu tür veri tabanlarının politika geliştirme süreçlerine önemli katkılar sunduğunu söyledi.
Afetlerin yalnızca fiziksel yıkımla sınırlı olmadığını ifade eden Yaman, ekonomik, sosyal ve psikolojik etkilerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Afetlerin yol açtığı ekonomik kayıpların buzdağının görünen kısmı olduğunu söyleyen Yaman, travmalar, zorunlu göçler ve psikolojik sorunlar gibi etkilerin ise çok daha derin sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Sunumunda ayrıca afet türleri ve dünyadaki önemli örnekler hakkında bilgi veren Yaman, afet yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MEYAM Modeli Tanıtıldı
Toplantıda Arş. Gör. Muhammed Kasım Kavak, modelin çıkış noktasının büyük afet ve acil durumlarda merkezi yönetimin koordinasyon gücü ile yereldeki saha bilgisinin daha hızlı, düzenli ve güvenli şekilde nasıl bir araya getirilebileceği sorusuna dayandığını belirtti.
Çok Paydaşlı Yönetişim Yaklaşımı
MEYAM’ın yalnızca teknik bir yazılım ya da veri tabanı olmadığını vurgulayan Kavak, “Bu model; merkezi kurumları, yerel yönetimleri, valilikleri, kaymakamlıkları, muhtarlıkları, sivil toplum kuruluşlarını, gönüllüleri ve vatandaşları aynı afet yönetimi anlayışı içerisinde buluşturan bir yönetişim modelidir.” dedi. Kavak, model kapsamında mahalle ölçeğinde üretilen nüfus, yapı stoku, toplanma alanları, sığınak kapasitesi ve yerel risklere ilişkin verilerin ortak bir sistemde toplanarak merkezi koordinasyonun kullanımına sunulmasının öngörüldüğünü söyledi.

