Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
12 Mart, 2022 17:19 tarihinde yayınlandı
0

Dr. Öğretim Üyesi Ukraynalı Biletska: “Biz savaşı durdurmak istiyoruz”

Karabük Üniversitesi’nde görevli Dr. Öğretim Üyesi Ukraynalı Yuliya Biletska, Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı saldırılar ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Aynı zamanda Ukraynalılar Derneği Başkanı da olan Yuliya Biletska, Rusya’nın uluslararası hukuka aykırı davrandığını ve savaş suçu islediğini belirterek, “Bu gerçek ve acı bir savaştır. Çok barışçıl bir ülkeye karşı açılan bir savaş. Önemli olan sadece askeri bir müdahaleden bahsetmiyoruz. Dün, kadın doğum hastanesini bombaladılar” dedi.

“Bu alarm çalınca sanki onların yaşadığı gibi bir şey yaşıyorum”
Ukrayna’daki vatandaşların saldırı anlarında ne zaman sığınaklara gitmelerini belirleyen programı telefonuna yüklediğini kaydeden Biletska, “Benim telefonumda bir program var. O program ne zaman bir sığınağa gitmeyi belirleyen bir alarm. Her seferinde bu alarm çalınca sanki onların yaşadığı gibi bir şey yaşıyorum. Çünkü sığınağa gitmek gerekiyor bombalar düşeceği için. Gün içerisinde bu alarm o kadar çok çalıyor ki artık insanlar sürekli sığınaklarda. 21. yüzyılda böyle bir şey olacağı kimsenin aklına gelmezdi. Dünya sadece arkamızda olduğunu söylüyor ama bunu durduracak bir girişim yok” ifadelerine yer verdi.

“Biz savaşı durdurmak istiyoruz”
Savaşı başlatanın Rusya olduğu aktaran Biletska, şunları söyledi: “Ukrayna kendi toprağını, halkını savunuyor. Kendi egemenliğini savunmaya çalışıyor. Elbette biz devlet olarak bu savaşı durdurmak istiyoruz. Putin bunu istemiyor. Onun istediği gibi olursa ancak durdurmayı kabul ediyor”.

“Türk halkından büyük destek gördük”
Ukraynalılar Derneği Başkanı olan Biletska, Ukrayna Büyükelçiliği ile insani yardımlar toplamaya başladıklarını anlatarak, “Aslında Türk halkından çok büyük destek gördük. Türk halkına teşekkür ediyorum. Halen gelen yardımlar var. Savaş sırasında oradaki mağdur insanlar a yardım etmek, bir şey göndermek çok önemli. Buraya mülteciler de gelmeye başladı. Türkiye’de 20 binin üzerinde olduğu söyleniyor. Ankara sınıra uzak bir şehir olmasına rağmen çok fazla kişi olduğunu gördük. Türkiye’de resmi bir statü olmadığı için herhangi bir ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Biz bunu dernek olarak gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Onları geçici olarak yerleştirmeye çalışıyoruz” dedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin