blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Aralık, 2024 04:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Dr. Mustafa Çalık ölümünün 1. Yıldönümünde Gümüşhane’de anıldı

Gümüşhaneli tarihçi, yazar, siyaset bilimci Dr. Mustafa Çalık, vefatının birinci yılında Gümüşhane Üniversitesinde düzenlenen programla anıldı.
Geçen yıl kanser tedavisi gördüğü hastanede hayatını kaybeden ve 8 Aralık günü memleketi Gümüşhane’de toprağa verilen tarihçi, siyaset bilimci, yazar Dr. Mustafa Çalık için anma programı düzenlendi. Gümüşhane Üniversitesi’nde adının verildiği Dr. Mustafa Çalık Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen anma programında ilk olarak Dr. Mustafa Çalık için Kuran-ı Kerim tilaveti yapıldı. Açılış konuşmalarını Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Naci Bostancı ve Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu Üyesi Tuna Koç yaptı. Açılış konferansını ise Çalık’ın liseden arkadaşı Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı ve Ankara Milletvekili Prof.Dr. Vedat Bilgin gerçekleştirdi.
Anma programı kapsamında Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu üyesi Dr. Murat Yılmaz’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen ‘Mustafa Çalık ve Türkiye Günlüğü’ isimli panelde ise Hatay Milletvekili Doç.Dr. Hüseyin Yayman, Prof.Dr. Fatih Yalçın, Prof.Dr. Mehmet Özden, Prof.Dr. Sıddık Çalık ve Prof.Dr. Hüseyin Aliyar Demirci konuşmacı olarak bulundu.

“Yüz yıl öncesinin rüyaları içerisinde yaşadı ama bugünün gerçeklerini de çok iyi biliyordu”
Anma programından önce Dr. Mustafa Çalık’ın kararlı ve mücadeleci karakterinden bahseden Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Bostancı, “Öncelikle Allah rahmet eylesin, bizim arkadaşımızdı. Mülkiyede beraber okuduk. Sonraki süreçte de hayat güzergâhlarımız birbirine çok yakındı. 1989 yılında bir grup arkadaşla birlikte Mustafa Çalık’ın evinde Türkiye Günlüğü Dergisi’ni başlatmıştık. O dergi hala geçmişte Mustafa Çalık’ın büyük gayretleriyle yaşamaya devam ediyor, bugün de bu görevi bu hatırayı, bu meşaleyi sürdüren arkadaşlarımıza da buradan selam olsun. Gümüşhane Üniversitesi’nde de bir anma programı yapılıyor, böylesine memleketin ve milletin değerlerini yâd etmek onların geçmişteki hayat çizgilerini, memleket meselelerine ilişkin neler söylediklerini tekrar gündeme getirmek son derece kıymetli. Rahmetli Mustafa Çalık bir ahlak ve mücadele insanıydı. Az çok Mustafa Çalık’ı tanıyan herkes onun ne kadar kararlı, inatçı, mücadeleci bir insan olduğunu gayet iyi bilir. Yüz yıl öncesinin rüyaları içerisinde yaşadı ama bugünün gerçeklerini de çok iyi biliyordu. Yüz yıl öncesinin rüyaları çok dramatiktir malum, çok romantiktir ve çok kahramancadır, çok kırık bir hikâyedir bütün bu nitelikleri kendi şahsında toparladı. O da romantik bir kahraman gibi yaşadı, bir mücadele ve ahlak insanı olarak yaşadı ve amansız bir hastalık neticesinde hayata veda etti. Her ölüm erkendir derler ama Mustafa Çalık, şüphesiz yapacağı çok işler vardı, yapacağı çok mücadeleler vardı artık onlar bir miras olarak geride kalan kuşaklar için yürütülmesi gereken mücadeleler. Düşünce hayatımızda son derece önemli bir yeri vardı. Bir kişilik bir kimlik olarak mutlak suretle hatırlanması ve dersler çıkarılması gereken bir karakter. Mustafa bir karakterdi yani derinliği olan bir insandı. Köşeli referansları olan bir insandı, tavizsiz normları olan bir insandı” dedi.

“Gençlerin fikirlerine çok değer verirdi”
Geçen yıl hayatını kaybeden Gümüşhaneli Dr. Mustafa Çalık’ın gençlerin fikirlerine çok değer veren bir kişi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu Üyesi Dr. Murat Yılmaz, “Mustafa Çalık’ı 1987 yılında Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencisiyken tanıdım. Mustafa Çalık Amerika Birleşik Devletleri’nden dönmüş ve Devlet Planlama Teşkilatı’nda bizim siyasallı olduğumuzu duyunca bizimle tanışmak istedi, konuştuk. Daha sonra ev telefonumu aldı arada arar davet ederdi yanına. Sonra Türkiye Günlüğü Dergisi’nin kuruluş çalışmalarına davet etti. Biz o zaman genç insanlardık, Mustafa abinin en dikkati çeken özelliği gençlerin fikrine çok değer verirdi. Dergi kurulduğunda onlar bizden 10-15 yaş büyük olmalarına rağmen biz de orada konuşulan şeyler hakkında kanaat ifade ederdik. Bir kere hiç unutmuyorum. Bir yazı ısmarlamış bir profesörden, yazıyı okumamı istedi. Okudum ve bu yazı yayınlanmamalı dedim. Gerekçelerimi anlattım, Mustafa abi kendini mahcup hissedecek olmasına rağmen yayınlamadı yazıyı. Mustafa abinin kamuoyuna yansıyan polemikçi bir tarafı olmakla beraber gerçekten bir meselenin bütün yönlerini, taraflarını dinlemeye, anlamaya çalışan işin aslını, esasını merak eden bir yönü vardı. Bu sene birinci vefat yıldönümü bu anma programı Gümüşhane’de memleketinde, görev yaptığı üniversitede yapılıyor. Tabiatıyla gençlerin bu emsal insanları tanıması, bu mecraları bilmesi çok kıymetli. Bir de tabi ki her memleketin kendisi için bu kadar fedakârca gayret eden evlatlarına sahip çıkması lazım” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.