Sivas’ta bir sağlık çalışanı kurnazlığı ve ikna kabiliyetiyle, telefonla kendisini dolandırmaya çalışan dolandırıcıya tek kuruş kaptırmadan dolandırıcının parasını almayı başardı.
Son zamanların en ilginç telefon dolandırıcılığı vakası Sivas’ta yaşandı. Bu kez alışılageldiği gibi dolandırıcılar mağdur edemedi tam aksine mağdur edilmek istenen vatandaş kurnazlığı sayesinde tek kuruş kaptırmadan dolandırıcıdan para almayı başardı. Geçtiğimiz günlerde yaşanan olayda Fatih Çağlar 35 yaşındaki sağlık çalışanı filmlere konu olacak bir dolandırıcılık hikâyesine imza attı. Olay Çağlar’ın kendisini komiser olarak tanıtan bir kişi tarafından aranmasıyla başladı. Arayan kişi Çağlar’ın banka hesabı üzerinden birçok kişinin dolandırıldığını, konuyu soruşturduğunu söyledi. Unutamayacağı bir ders verdiler Dolandırılmak istendiğini ilk anda fark eden Çağlar, arkadaşlarından da yardım alarak dolandırıcıya unutulmayacak bir oyun oynadı. Çağlar’ın bir arkadaşı patronu, bir arkadaşı taksici, bir arkadaşı ise banka görevlisi oldu. Dolandırıcı bile takdir etti Çağlar ve dolandırıcı arasında telefon trafiği yaklaşık 1 hafta sürdü. Çağlar dolandırıcıyı, saf olduğu konusunda ikna etti. Dolandırıcıya teslim etmek üzere bankadan 180 bin TL kedi kullandığına inandırdı. Ancak banka şubesine gidecek 200 TL parası olmadığını söyledi. Buna inanan dolandırıcı Çağlar’a 200 TL para gönderdi. Çağlar ve arkadaşları ise 180 bin TL’lik dekont yerine dolandırıcıya kahve içerken çekilmiş bir fotoğraflarını gönderip, “Senin para ile kahve içtik, hakkını helal et” şeklinde mesaj attılar. Helallik istedi Öfkelenen dolandırıcı ilk önce tepki gösterirken daha sona Çağlar’ı tebrik edip gönderdiği 200 TL’yi de helal ettiğini söyledi. Çağlar gerçekleştirdiği başarılı operasyonu sırasıyla anlatarak, dolandırıcının dolandırıldığını anladığında ondan helallik istediğini belirtip, “Helal et dedim. Etmeyeceğini söyledi. Sonra beni tebrik edip ‘bunu nasıl başardın’ diye sordu. Bende onlara ‘siz çok amatörsünüz, cin olmadan adam çarpmaya kalkıyorsunuz’ dedim. Sonra beni tebrik edip 200 TL’yi helal etti. Beni engelledi, şimdi arayıp ulaşamıyoruz. Bu 200 lirayı bir hayır kurumuna bağışlamayı düşünüyorum. Kahve paralarını kendimiz ödedik. Eğer bu parayı kullanırsak onların durumuna düşerdik” dedi. Artık dolandırıcılarda dikkat edecek Dolandırıcılara karşı dikkatli olun uyarısında bulunan Çağlar, artık dolandırıcılarında dikkat etmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi. “Bunlar halen polis ve savcı olarak vatandaşlarımızı arayıp dolandırabiliyor. 20 yıldır aynı numara. Bunlara artık inanılmaması lazım. Hiçbir savcı, hakim insanları cep telefonuyla arayarak para istemez. Dikkatli olmak lazım. Artık dolandırıcılarında dikkat etmesi lazım.” (İHA)
TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU
Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.
Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı! Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor. Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.
Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye
Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor. Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.
Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor. Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı. "Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.
Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı. Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik. Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!
Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek. Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor. Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.
Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.
Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.
Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.