Reklam
Reklam

Doğu Karadeniz’de kırsaldan kente göç her yıl artıyor

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Kasım, 2024 00:07 tarihinde yayınlandı
0

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kırsaldan kentlere doğru göç hareketliliği her geçen yıl artıyor. Bölgede kırsalda yaşayan nüfusun yüzde 17’lere kadar gerilediği belirtilirken, Ortahisar Belediyesi’nin başlattığı üretim seferberliği kapsamında ‘İnsanları doğduğu şehirde doyurmak’ temasıyla konferans düzenlendi.

Ortahisar Belediyesi’nin başlattığı üretim seferberliği kapsamında ‘İnsanları doğduğu şehirde doyurmak’ temasıyla düzenlenen ‘Kırsalda Üretim ve İstihdam Temelli Kalkınma’ çalıştayı başladı. İki gün sürecek olan çalıştayda, 6 bilim insanı ‘Kırsalda kalkınma, kır-kent ilişkileri, gıdanın geleceği, üretim sistemleri, tarımsal üretim, iklim krizi ve kalkınma’ konularında sunumlar yapacak.

Çalıştayın yapıldığı Ortahisar Belediyesi Çok Amaçlı Salonunun girişinde Trabzon’un yöresel ürünlerinin yer aldığı stantlar kurulurken, ‘Kırsalda Üretim ve İstihdam Temelli Kalkınma’ Çalıştayına Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Tarım Orman-İş Sendikası Kurucu Başkanı Şükrü Durmuş, Belediye Başkan Yardımcıları Alpaslan Özdemir, Cüneyt Zorlu ve Mustafa Özer İskender, ORBEL Genel Müdürü Celal Akaç, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, Ortahisar Ziraat Odası Başkanı Mustafa Bekar, akademisyenler, birim müdürleri ve vatandaşlar katıldı.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, üretimi ve üreticiyi her alanda destekleyeceklerini söyledi. İlçede üretimin artırılması yönünde çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Başkan Kaya, “Belediye Başkanı seçildiğim günden bugüne, ‘Trabzon’da insanların hayatına nasıl dokunuruz, özellikle kırsal mahallelerimizde yaşayan insanlarımızı nasıl üretimin bir parçası haline getirebiliriz, ev ekonomilerine katkı yapmalarını nasıl sağlarız?’ diye düşündük. Gün içerisinde belediyecilik faaliyetlerini yapıp akşamları köylere giderek insanlara hayvancılığı, kalkınmayı, üretimi ve üretimin önemini anlatmaya çalıştık” dedi.

“O mis gibi ürünler artık üretilmez hale geldi”

Köyde yaşayan insanların yüzde 90’ının yumurtayı marketten aldığını belirten Başkan Kaya, “Bizim Akoluk’ta bir köy ürünleri ve kadın üreticilerimizin satış yaptığı pazarımız var. Kireçhane mahallemizde de böyle bir pazar vardı ve biz bu pazarın kurulumu öncesinde mahallede 3 olan inek sayısının pazarın kurulmasından sonra 50-60’lara çıktığını öğrendik. Niye? Çünkü insanlar burada bu farkındalığı kazandı, üretimin yapılması gerektiğini hatırlayan insanlar bilinçlendi ve ayağa kalktı. Kırsaldaki insanlarımız aslında bir şeyler yapmak istiyor. Ama onlara önayak olacak, onlara bir perspektif çizecek insanlara ihtiyaç duyuyorlar. Bu anlamda bu çalıştayın çok katkısı olacağına inanıyorum. Trabzon bir turizm kenti, bir kültür kenti, bir sanat kenti, bir tarih kenti olarak tanımlanıyor ama bu çok önemli başlıkların yanında Trabzon aslında geçmişte çok değerli ürünler üreten bir tarım kentiymiş. Yani bizim Akçaabat’ın ürettiği tütünlerin Amerikalara kadar satıldığını biliyoruz. Keza fındık ve çay üretimi şehrimizde yapılıyor ama bunun dışında özellikle sebzeler, köylerde yaşayan insanların ürettiği birbirinden değerli o mis gibi ürünler artık üretilmez hale geldi. Herkes üretimden koptu. Şimdi köylerde yaşayan insanların yüzde doksanı yumurtayı marketten alıyor, içme suyuna kadar, yoğurda kadar, süte kadar bütün hayvansal ve tarımsal ürünleri marketten alıyor. Bu sürdürülebilir bir tablo değil” diye konuştu.

“Köy üretim demektir, üretilen yer demektir”

Köylerin üretiminden koparıldığını kaydeden Başkan Kaya, “Biz Türkiye’nin üreterek ayağa kalkmasını istiyoruz. Ve bütün insanlarımızı da üretimin bir parçası haline getirmek istiyoruz. Hangi noktada, hangi desteğe ihtiyaçları varsa bu desteği sonuna kadar verme kararlılığındayız. İnsanlar üretmek zorunda, her şeyi hazır alan, her şeyi tüketen bir toplum olmaktan uzaklaşıp artık bir üretim toplumu haline gelmek zorundayız. Her şeyi dışarıdan alan bir ülke haline geldik. Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘Köylü milletin efendisidir’ derken boşuna dememiş. Çünkü köy üretim demektir, üretilen yer demektir. Ama biz bütün köylerimizi maalesef üretimden kopardık. Ne oldu? Üretim olmayınca üretilen ürünler değerinin karşılığını bulmayınca insanlar kent merkezlerine akın etmek zorunda kaldı. Kentler içinden çıkılmaz bir karmaşanın yaşandığı yerler haline geldi. Dolayısıyla köylerimizde özellikle kırsal mahallelerimizde, tarım arazilerimizde yeniden tarımsal faaliyetleri, bu tür çalışmaları başlatırsak yerel yönetimler olarak üretenlere gerekli destekleri verirsek, üreten insanlar, ürettiğinin değerini, karşılığını görürse Türkiye yeniden bir ayağa kalkış süreci yaşayabilir. Biz de yerelde bunu başlatma gayesiyle bu çalıştayı düzenledik” ifadelerini kullandı.

Protokol konuşmalarının ardından Kırsalda Üretim ve İstihdam Temelli Kalkınma Çalıştayına geçildi. Çalıştayın ilk gününde Prof. Dr. Ali İsmet Demirsoy ‘iklim krizi ve kalkınma’, Prof. Dr. Bülent Gölçubuk ‘kırsal kalkınma’, Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu ‘tarımsal üretim’, Prof. Dr. Kenan Ok ‘karma üretim sistemleri’, Doç. Dr. Bahar Yenigül ‘kır-kent ilişkileri’ ve Prof. Dr. Mustafa Bayram ise ‘gıdanın geleceği’ konularında akademik sunumlar gerçekleştirdi.

Çalıştayın ikinci gününde de akademisyenler tarafından seminerlere devam edilecek.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Meyvelerin en büyük düşmanına Samsun’da savaş açıldı

meyvelerin en buyuk dusmanina samsunda savas acildi LA4t5gzX
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Haziran, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0 0

Dünyada meyvelere en çok zarar veren türlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği ile mücadele kapsamında Samsun’da 110 çiftçiye bin 600 adet kitlesel tuzak dağıtıldı.

Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, meyve yetiştiriciliğinde kalitenin artırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla “Samsun İli Akdeniz Meyve Sineği Biyoteknik Mücadele Projesi” hayata geçirildi. Dünyada ve Türkiye’de meyve üretimine en büyük zararı veren etmenlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği, meyvelerde çürümeye yol açarak ciddi ürün ve pazar kayıplarına neden oluyor. Hasat dönemine yakın yapılan kimyasal ilaçlamalar meyvelerde kalıntı riski oluştururken, bu durum insan sağlığını tehdit ettiği gibi ihraç edilen ürünlerin geri dönmesine de yol açıyor. Bu nedenle olumsuzlukların önüne geçmek, doğal dengeyi korumak ve tüketicilere kalıntısız gıda arz etmek amacıyla kimyasal mücadele yerine biyoteknik mücadelede gaza basıldı.

Yılbaşına kadar Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde yürütülecek bu proje kapsamında, toplam 400 dekar şeftali üretim alanında kitlesel tuzaklama yöntemi uygulanacak. Projeden bölgedeki 110 üretici faydalanacak, zararlıyla etkin mücadele edilmesi amacıyla sahaya toplam bin 600 adet Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı. Toplam bütçesi 352 bin TL olan ve yüzde 75’i Samsun Büyükşehir Belediyesi desteği, yüzde 25’i ise üretici katkısı ile finanse edilen bu çalışma sayesinde hem birim alandan elde edilen ürün miktarı artırılacak hem de kimyasal ilaç kullanımı alışkanlığı ve miktarı azaltılacak.

Yılmaz: “Kimyasal mücadele üründe kalıntı bırakıyor, ihracatı olumsuz etkiliyor”

Tuzak dağıtım töreninde konu hakkında açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Bitkisel üretimde hastalık ve zararlarla mücadele konusu oldukça önemli bir konu olup mücadele edilmediği takdirde üründe ciddi verim ve kalite kayıpları yaşanabilmektedir. Üretimde ciddi manada verim ve kalite kayıplarına neden olan bir zararlımız da Akdeniz meyve sineğidir. Akdeniz meyve sineği ile mücadele edilmediği takdirde meyvelerde çürüme olur ve ciddi anlamda verim ve kalite kaybı yaşanır. Akdeniz meyve sineği ile mücadelede özellikle kimyasal mücadeleden ziyade biyoteknik mücadeleyi uygulamak istiyoruz ve öneriyoruz. Özellikle geç dönemde kimyasal uygulandığı zaman üründe kalıntıya sebebiyet verebilmekte. Bu da ihracatımızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Üreticilerimizin verim ve gelir kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla biz biyoteknik mücadeleyi kullanarak hem çevreyi, doğayı korumuş oluyoruz hem kalıntı problemini ortadan kaldırmış oluyoruz hem de daha sürdürülebilir bir üretim yapılmasına da imkan sağlamış oluyoruz” dedi.

Projeye destek veren Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise “Samsun’da tarımla ilgili, üretimle ilgili her noktada varız. Sağ olsun il müdürümüz bu konuda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Her türlü konuyu oturup istişare edip projelendirdikten sonra uygulamaya geçiyoruz ve bu süreç içerisinde üretimdeki değişimi, çiftçilere olan faydayı, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan da memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.

Öte yandan proje süreci boyunca il ve ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri ve teknik personel sahada aktif olarak izleme faaliyetleri yürütecek, sürekli tarla ve işletme ziyaretleri gerçekleştirecek. Üreticilere tuzakların doğru kullanımı konusunda gerekli eğitimler verilecek. Bu biyoteknik mücadele atağı ile Samsun şeftalisinin kalitesi, güvenirliği ve pazar değerini artırmak, çevre ve insan sağlığı korunarak sürdürülebilir bir üretim modeli sağlamak amaçlanıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin