blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Ocak, 2026 16:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Doğu Karadeniz’de çığ gerçeği

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 2004-2026 yılları arasında Trabzon, Artvin, Giresun ve Gümüşhane’de yaylalarda, yerleşim alanlarında, turizm faaliyetleri sırasında ve çalışma sahalarında yaşanan çığ facialarında toplam 30 kişi hayatını kaybetti.
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 2004-2026 yılları arasında meydana gelen çığ felaketleri, çok sayıda can kaybına yol açtı. Artvin’de farklı yıllarda meydana gelen dört ayrı çığ olayında 12 kişi yaşamını yitirdi. Şavşat ilçesine bağlı Köprüyaka Köyü’nde 2004 yılında evlerin üzerine düşen çığda 1’i çocuk 6 kişi hayatını kaybetti. Yusufeli ilçesi Olgunlar Mahallesi mevkisinde 2023 yılında tur kayağı yapan gruptan 2 kişi, Şavşat Karaköy’de 2024 yılında yol açma çalışması yapan İl Özel İdaresi personeli 1 operatör ile son olarak Ardanuç ilçesi Zekeriya köyü Aksu Yaylası’nda 31 Aralık 2025 günü hayvancılıkla uğraşan 3 çoban çığ altında kalarak yaşamını yitirdi. Çobanlardan ikisinin cansız bedenine ulaşılırken, 1 çoban ise hala karlar altında bulunuyor.
Trabzon’da meydana gelen üç çığ olayında ise 7 kişi hayatını kaybetti. Sürmene ilçesinde 2005 yılında Birlik Köyü Muhtarı Muzaffer Küçük, Araklı Pınarbaşı Mahallesi’nde arıza giderirken çığ altında kaldı. Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl’de 2009 yılında heliski faaliyeti sırasında Fransız uyruklu kayakçı Oliver Richard Romano yaşamını yitirdi. Çaykara Karaçam Mahallesi’ndeki Balkodu-2 HES inşaatında 2015 yılında meydana gelen çığda ise 5 işçi hayatını kaybetti.
Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarındaki Zigana Dağı’nda ise bölgenin en büyük çığ felaketi yaşandı. 2009 yılında meydana gelen çığda, doğa yürüyüşüne çıkan 17 kişilik gruptan 10 kişi yaşamını yitirdi. Olay, Türkiye’nin en büyük çığ faciaları arasında yer aldı.
Giresun’un Güce ilçesinde 19 Ocak 2026 yılında küçükbaş hayvancılıkla uğraşan Hacı Yiğit, arazide ilerlediği sırada meydana gelen çığda hayatını kaybetti.
Karadeniz Bölgesi’nde 2004 ve 2026 yılları arasında yaşanan çığ felaketlerinde Artvin’de 12, Gümüşhane’de 10, Trabzon’da 7, Giresun’da 1 olmak üzere toplam 30 kişi yaşamını yitirdi.

Prof. Dr. Coşkun Erüz: "Çığ doğal bir süreçtir"
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, 35-40 derece arasındaki eğimli alanlarda çığ riskinin her zaman olduğunu belirterek "Dağlık alanlar çığın oluştuğu coğrafik alanlardır. Doğu Karadeniz çığın en yoğun gerçekleştiği bölge oluyor. Doğu Karadeniz 3 bin metreyi bulan yüksek dağlarla birlikte yüksek eğimli yamaçlara sahip bir coğrafya. Bir önceki yağan kar çöktüğünde yüzeyde oluşan sert ve kristal tabakanın üzerine ikinci kar yağdığında üsteki karın oluşturduğu baskıyla kar birbirine iyi tutunamazsa kayam eğilimi vardır. Genelde 35-40 derece arasındaki eğimli alanlarda çığ riski her zaman vardır. Orman olmayan, üzerinde farklı çıkıntıların olmadığı düz yamaçlar ya da kayalık ve benzeri yüzeyin fazla tutunma özelliği olmayan yamaçlarda çığ sık sık görülür. Son dönemlerde açıklık olan vadi içlerinde çığlar gerçekleşiyor. Orman üstü alanlarda bu risk daha yüksektir. 2009 yılında Allah rahmet eylesin 10 tane dağcı arkadaşımızı kaybettiğimiz Zigana’da yamaç üzerindeki rüzgar birikintisi koparak dağcıların üzerine aktı. Vadi boyunca gelişerek alt kotta iyice büyük bir yığıntı halinde maalesef dağcı arkadaşlarımızın vefat etmesine sebep olmuştu. Her yağan karın üst üste 50-60 cm üst üste biriktiğinde havaların ısınması ya da ani rüzgar şiddetinin değişmesi gibi durumlarda ortamlardaki basınç değişimiyle çığ oluşma riski var. Yamaçtan geçerken insan faktörü ve aracın oluşturduğu titreşimde yine bir şekilde o yamaçta birikmiş kütleleri harekete geçirebilir. Çok dikkatli olmak gerekiyor. Çığ doğal bir süreçtir. Ama oluşturduğu etkinin insani boyutunu önlemek için tedbir almamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Ocak, 2026 16:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Zigana’daki çığ faciası 17. yılında da unutulmadı

Gümüşhane’nin Zigana Dağı’nda 17 yıl önce meydana gelen çığ faciasında hayatını kaybeden 10 dağcı için anma programı düzenlendi.
Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarındaki Zigana Dağı’nda 25 Ocak 2009’da yaşanan çığ faciasının 17. yılında Gümüşhane ve Trabzon’dan gelen dağcılık kulüplerinin katılımıyla anma programı gerçekleştirildi. Gümüşhane Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç’ın da katıldığı program kapsamında dağcılar yaklaşık 6 kilometrelik bir anma yürüyüşü gerçekleştirdi. Sabah saatlerinde Zigana Gümüşkayak Kayak Tesisi önünde bir araya gelen dağcılar ve yakınları, facianın meydana geldiği bölgedeki anıta kadar yürüdü. Anıt alanında saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşmalar gerçekleştirildi.
Konuşmalarda çığ gerçeğine dikkat çekilerek benzer acıların bir daha yaşanmaması temennisinde bulunuldu.

"Çığ esnasında korkunç bir basınç oluştu"
25 Ocak 2009 yılında meydana gelen çığ felaketini yaşayan ve 10 arkadaşını kaybeden Trabzon Tenis Dağcılık Kayak Spor Kulübü (TEDAK) Üyesi Ural Ayar, yaşanan o anları anlattı. Ayar "Biz o gün Zigana’ya kayak yapmaya gelmiştik ama kar yoktu 17 kişi yürüyüşe başladık. Yürüyüş esnasında rüzgar vardı. Yolun toprak olmasına rağmen yolun üzerinde kar kütlesi koptu ve çığ oluştu. Çığ esnasında iki ses oluşmuştu. Kimisi silah sesi dedi kimisi çığın kopmasından kaynaklı bir ses demişti. Maalesef orada 10 arkadaşımızı kaybettik. Çığ esnasında korkunç bir basınç oluştu. Bu boğacak ve sürükleyecek şekildeydi. Maalesef önümüzdeki 10 arkadaşımızı kar mikser gibi yaklaşık 700-800 metre aşağıya kadar sürükledi. Aşağıda iki arkadaşımız kurtuldu. Diğer 10 arkadaşımızı maalesef kaybettik. 2 arkadaşımız ben ve Emel hanım sürüklendi 30-40 metre boyunca. Fakat biz çığ eğitimi almış arkadaşlar olarak yüzme hareketi yapmayı aklımıza getirdik. Fakat diğer arkadaşlarımız daha yoğun bir basınç altında kaldılar. Küresel ısınmayla birlikte standart çığ prosedürleri de gitgide değişiyor. Çünkü 30-45 derece eğimlerde genelde çığ oluyor. Bitki örtüsüne bakmak gerekiyor. Ağaçlık olmayan yerlerden uzak durmak gerekiyor. Genelde vadi çanaklarında çığ oluşuyor. Bazen taze kar yağınca alttaki ıslak karı fark edemeyebilirsiniz bizim düştüğümüz hatalardan birisi buydu. Bunlara dikkat etmek gerekiyor. Havanın değişkenliği, birden ısınması birden soğuması özellikle kar gece yağdığı zaman sabah saatlerinde dikkatli olmak gerekiyor. Bu tür durumlarda daha bilinçli olunması gerekiyor. İnsanların eğitim alması, açık alanlarda ağaçlandırmaya dikkat etmek gerekiyor. Özellikle yerleşim yerlerinin çevrelerindeki dik yamaç yayla evlerimizin yanında ağaçlandırma yapmakta fayda var" dedi.

"Çığ riski olan bölgelerde 3-4 metre aralıklı yürümek gerekiyor"
Çığ vadilerine topluca girilmemesi gerektiğini belirten TEDAK Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Abanoz ise "Biz 17 yıldır her 25 Ocak’ta kendilerini hayatlarını kaybettikleri bu noktada yad ediyoruz. Çığ bu bölgenin olmazsa olmazı çünkü eğim var. Mecburen havaların yumuşamasıyla birlikte çığı tetikleyen etkenler ortaya çıkıyor. Bilinçli doğaseverler, bilinçli dağcıların çığın oluşabileceği coğrafya ve vadilere girmemesi gerekiyor. Eğer çığ vadilerine girilirse topluca değil de en az 3-4 metre mesafelerle geçilmesi gerekiyor. Grubun bütününün etkilenmemesi için bu önlemin alınması gerekiyor. Bu çığın tetiklenmesini de minimuma indirir" diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.