blank
Asuman Doğan tarafından
18 Şubat, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Doğdu: “250 sağlık çalışanı promosyon ödemesi bekliyor”

Türk Sağlık-Sen Karabük Şubesi, il genelinde göreve yeni başlayan sağlık çalışanlarının promosyonlarının hala ödenmediğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu.

Şube Başkanı Sadık Doğdu, yaptığı açıklamada 2024 yılında 30 aylığına yapılan banka promosyon anlaşmasının sonuçlandığını ve 2025 yılında Yapı Kredi Bankası ile sözleşme imzalandığını hatırlattı. Doğdu, söz konusu anlaşmanın Karabük Eğitim Araştırma Hastanesi, Safranbolu Devlet Hastanesi, Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi ile Yenice Devlet Hastanesi’ni kapsadığını ifade etti.

Doğdu açıklamasında, “İlimize açıktan atanan veya tayinle gelen yaklaşık 250 sağlık çalışanına, sözleşme gereği 2026 yılı Ocak ayı içerisinde ödenmesi gereken banka promosyonu hala yatırılmamıştır. Sorunun kurumlardan mı yoksa bankadan mı kaynaklandığı bir an önce açıklığa kavuşturulmalı” dedi.

Maddi yönden mağduriyet yaşandığını vurgulayan Doğdu, sağlık çalışanlarının hak kaybına uğramaması gerektiğini belirterek, “Sorumlu sendikacılık gereği konunun takipçisiyiz. Mağduriyet giderilinceye kadar mücadelemize devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Avatarı
Fikret Gökçe tarafından
18 Şubat, 2026 12:09 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

SENSİZ 33 YIL ZOR GEÇTİ SEVGİLİ PAŞAM.,

17 Şubat 2026

blank

Her 17 Şubat'ta olduğu gibi bugün de senin, pilotlarının ve diğer şehitlerimizin manevi huzurundaydım. Yokluğunu fırsat bilenler ülkemize ve yüce ulusumuza çok kötülük yaptılar. Sen olsaydın eğer, ÖZAL'a kabul ettirdiğin "KALE" adını verdiğin proje ugulanabilseydi ne PKK kalacak, ne de bu kötülükler yaşanacaktı. O günlerde helikopterinin pervane sesini duyan Talabani ve Barzani esas duruşa geçiyor, Zaho ve Süleymaniye'de huzuruna çağırdığında tir-tir titriyorlardı. Senden sonra ikisi de ABD'nin liderliğinde diğer emperyalistlerin desteğiyle biri cumhurbaşkanı, diğeri özerk yönetim başkanı oldu.

Sen, Çekiç Güç’ün PKK’ya destek verdiğini tespit etmiş, yasadışı eylemlerini raporlamıştın.
Sen, Jandarma Genel Komutanlığı’ndaki özel harp uzmanı ABD’li subayları kovmuştun.
Sen, ABD’li ajanların Barzani’ye gıda yardımı maskesiyle sağladıkları silahları yakalatmış ve bu ajanların Silopi’den giriş-çıkışlarını yasaklamıştın.

Mart 2007'de Rahmetli DENKTAŞ ile birlikte Karabük ve Safranbolu'da iki gün konuğumuz olan yardımcın, Asayiş Bölge Komutanı merhum Orgeneral Necati ÖZGEN Paşa bizzat anlatmıştı, ABD helikopter ve uçaklarının PKK'ya silah ve lojistik malzeme atarken nasıl yakaladığınızı.,

50 bine yakın cinayetin sorumlusu, bebek katili Apo'nun 1999 yılında Kenya'da yakalanıp getirildikten sonra bugüne kadar bu milletin parasıyla konfor ve lüks içinde nasıl bakıldığını görseydin kahrolurdun Paşam. Senin şehadetinden 8 ay sonra 22 Ekim 1993'te J. Tuğgeneral Bahtiyar AYDIN Paşamızı da Lice'de helikopterden indiği anda bir keskin nişancının kanas tüfeğiyle başından vurarak şehit ettiler.

Senin çok iyi bildiğin Süleymaniye'de peşmerge ile birlikte ABD güçleri 4 Temmuz 2003'te askerlerimizin başına çuval geçirerek 60 saat tutsak aldılar ve sorguya çektiler.

Bu arada sözde "açılım ve barış" süreçleri başlattılar. Diyarbakır merkezli bölge toplantılarında Apo'nun mesaj ve mektuplarını PTT gibi taşıyarak okudular, "megri, megri " türküleri söylediler. valilere operasyon yapılmaması, askeri kışladan bayrağımız indirilirken askeri lojmanlara bayrak asılmaması talimatı verdiler. Bu ortamda, bu valilerden biri, Şırnak Valisi " Ben Apo'ya saygı duyuyorum" diyebiliyordu.

Çadır mahkemeleri kuruldu. Erbil'den yola çıkan, Habur'dan ülkemize girerek Suriye'nin kuzeyine geçen silahlı PKK kafilesinin ulaşımını sağladık, hatta karınlarını doyurduk.

2015 Ağustos - Mart 2016 tarihlerinde yaşanan Hendek Operasyonlarında asker, polis ve sivil 793 insanımızı kaybettik.

Şimdi yine açılım sürecine benzer bir uygulamayı yaşıyoruz. Adına, "Milli Dayanışma, Demokrasi ve Kardeşlik Komisyonu" denilen oluşuma TBMM Başkanı başkanlık yapıyor ve Gazi Meclis'ten heyetler bebek katilinin ayağına gidiyor, O'nun isteklerini not alıyor, mesajlarını postacı gibi taşıyor, servis ediyorlar. "Terörsüz Türkiye'nin" ilk adımları atılıyormuş. Bu girişimin başında güya PKK silah bırakacak, teröristler teslim olacaktı. Hizmet dışı olmuş, modası geçmiş 30 tüfeğin karavana içinde yakılması silah bırakma mıydı Paşam ? Şimdi dört partinin üyelerinden oluşan komisyonun raporunu hazırladığı, yakında kamuoyuna açıklayacağı söyleniyor.

KALE Projesi uygulanırken, 24 Aralık 1992'de senin uyguladığın baskıyla Talabani ve Barzani ile bir protokol imzalanmış, her iki Kürt lider PKK’nın faaliyetlerine karşı olacaklarına söz vermiş. ayrıca Zele kampında bulunan 1500 PKK’lıya silah bıraktırılarak Süleymaniye’ye gönderilecekleri konusunda garanti anlaşması imzalamışlardı. Bunlara inanılır, güvenilir mi Sevgili Paşam ?

Son zamanlarda bir "Kurucu Önder" sıfatı havalarda uçuşuyor. "Kurucu öndermiş" neyin kurucusu ? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yıkma operasyonununun kurucusu değil miydi bu katil ? O'nu, Büyük Önderimizin açtığı Gazi Meclise çağırıyor, serbest kalması için uğraşıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve "Cumhuriyet Halk Fırkasıdır". Eğer CHP bu aldatmacaya ortak olursa yazıklar olsun. Ben bir gazi olarak bu yapılanlara şiddetle karşıyım.

Çok iyi bir asker ve vatansever olmanın yanı sıra, toplumcu ve sosyal çalışmaları da destekleyen gönül zenginliğine de sahiptin Sevgili Paşam. 1992 yılında İstanbul’da Özel Olimpiyatlar düzenlenmişti. Zihinsel Engelliler için Burhan Felek tesislerinde düzenlenen bu uluslararası spor etkinliğine Türk Cumhuriyetleriyle birlikte 700 dolayında engelli sporcu katılmıştı. Ben o dönemde Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ile Zihinsel Özürlüler Federasyonu’nda görevliydim. Beş gün süren bu organizasyon boyunca tüm katılımcıları Jandarma Genel Komutanlığı’na bağlı Kumburgaz tesislerinde konuk etmiştin. Yüreğinde taşıdığın insan sevgisi ve engellilere yönelik kişiliğin bizim sana olan saygı ve hayranlığımıza da neden olmuştu.

Uçağın düşürüldüğünde bazı devlet yetkilileri hemen, " buzlanma, pilotaj hatası vb" nedenler ileri sürerek bu olayı ört bas etmek istemişlerdi. Ama olayın gerçek sebebini bir Amerikalı açıklamıştı. ABD'nin Ankara Büyükelçiliği Siyasi Ataşesi John KUNSTSTATLER " OLAY SUİKASTTİ" diyordu.

Sen çok sevdiğin bu vatan ve millet için çok önemli görevler yaptın Sevgili Paşam. Bu millet ve bu ülke seni hiç unutmayacak. Huzur içinde ol, nurlar sarsın seni. Mekanın cennet olsun.

blank

Fikret GÖKÇE
Kıbrıs Gazisi-Mak. Müh.
Görseller :
1-Şehit Eşref Paşamızın kabri başında
2-Rahmetli J. Org. Necati ÖZGEN ile Safranbolu'da

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.