Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Yeryüzündeki cehalet Kur’an ile aydınlanmayı bekliyor” - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Ekim, 2023 12:48 tarihinde yayınlandı
0
0

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Yeryüzündeki cehalet Kur’an ile aydınlanmayı bekliyor”

Trabzon’da “1461 Hafız İcazet Merasimi”nde konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Yeryüzündeki cehalet Kur’an ile aydınlanmayı bekliyor” dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Trabzon İl Müftülüğü tarafından düzenlenen “1461 Hafız İcazet Merasimi”ne katıldı. Merasimde 892’si erkek, 569’u kız öğrenci olmak üzere toplam bin 461 hafıza icazet verildi.
Hayri Gür Spor Salonu’nda düzenlenen programda konuşan Başkan Erbaş, Müslümanların en şereflilerinin hafızlar olduğunu dile getirerek, “Ne mutlu hafızlara, dünyada bir insana bundan daha büyük bir nimet nasip olmaz” dedi.
Başkan Erbaş, dünyadaki bütün kitapların Kur’an-ı Kerim’i daha iyi anlamak için okunması gerektiğini belirterek, “Eğer birinizin elinde astronomi ile ilgili bir kitap varsa ya da bir makale varsa o kitabı Yasin Suresi’nde güneş ve ay ile ilgili ayetler var. Kur’an-ı Kerim’de, göklerden, yerlerden, dağlardan, bahseden ayetler var. Eğer astronomi, jeoloji, sosyoloji, yer bilimleri, gök bilimleri bunlarla ilgili okuduğunuz kitapları, makaleleri Kur’an-ı Kerim’i daha iyi anlayayım niyetiyle okursanız nafile ibadet etmiş olursunuz” diye konuştu.
“Kur’an ile beşerin derdine derman olacağız”
Kur’an-ı Kerim’in okunma amacının anlama ve yaşama için olduğunu dile getiren Başkan Erbaş, “O zaman Kur’an kurslarımıza koymuş olduğumuz ‘Kur’an’ı Anlamak’ programına bizim daha fazla teşvik ve emek sarf etmemiz gerekiyor. Anlamadığımız takdirde o zaman Kur’an-ı Kerim’den çok fazla istifade edemeyiz. ‘Beşerin derdine dermandır ancak Kur’an. Kur’ansız canavardan da beterdir insan’ diyor Mehmet Akif Ersoy. Kur’an ile beşerin derdine derman olacağız. Yeryüzündeki cehalet Kur’an ile aydınlanmayı bekliyor” ifadelerini kullandı.
Programa, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Diyanet İşleri Başkanlığı Diyanet Akademisi Başkanı Doç. Dr. Enver Osman Kaan, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Dr. Hafiz Osman Şahin, Din Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Şaban Kondi, Trabzon İl Müftüsü Selami Aydın, hafızlıklarını tamamlayan öğrencilerin aileleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
aromator ile iletisimde yeni donem tat ve koku transferi hedefleniyor OJkN9Yz2
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Nisan, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0

“Aromatör” ile iletişimde yeni dönem: Tat ve koku transferi hedefleniyor

Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen “Aromatör” isimli cihaz, tat ve kokunun dijital ortamda iletilmesini hedefliyor.

Rektör Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen “Aromatör” adlı teknoloji, tat ve koku bileşenlerini dijital ortamlar üzerinden farklı mekânlara aktarabilen multidisipliner bir sistem olarak dikkat çekiyor.

Yazılım, makine öğrenmesi ve kimyasal süreçlerin birlikte çalıştığı sistem, duyusal iletişim teknolojisine yeni bir yaklaşım sunuyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Dr. Kerim Sönmez’in de katkı sunduğu “Aromatör” teknolojisinin özellikle sinema, dijital içerik platformları ve mobil iletişim alanlarında kullanılmasıyla birlikte, kullanıcıların yalnızca görsel ve işitsel değil aynı zamanda koku ve tat deneyimi de yaşayabileceği öngörülüyor.

Ulusal ve uluslararası patent süreçlerinden geçen buluşun fikri mülkiyet kapsamında koruma altına alındığı ve ekonomik değere dönüştürülmesinin amaçlandığı ifade edildi. Bu kapsamda yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi ve benzer yüksek teknoloji ürünlerinin ticarileşmesinin önünün açılması hedefleniyor.

“Aromatör” ile iletişimde yeni dönem başlıklı çalışmaya ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Oktay Yıldız, ses ve görüntü gibi iletişim araçlarının gelişimine paralel olarak tat ve kokunun da dijital ortamlar arasında transfer edilmesini hedeflediklerini söyledi.

“Ses ve görüntü gibi tat ve kokuyu da iletmeyi hedefliyoruz”

Çalışmayla birlikte ses ve görüntü gibi iletişim araçlarını geliştirerek tat ve kokuyu da dijital ortamlar arasında transfer etmeyi hedeflediklerini ifade eden Prof. Dr. Oktay Yıldız, “Eskiden iletişim yalnızca yazı diliyle sağlanıyordu. Daha sonra ses iletişime dâhil oldu ve telefonla iletişim kurabildik. Ardından görüntü eklendi. Bizim çalışmamızda ise temel olarak aromanın bir ortamdan başka bir ortama iletilmesi ya da başka bir ortamda yeniden oluşturulması hedeflenmektedir. Bu kapsamda patent başvurumuzu önce ulusal düzeyde Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptık. Daha sonra uluslararası patent başvurusunu da Avrupa Patent Ofisi’ne gerçekleştirdik. Çalışmalarımız devam ederken bir ek patent başvurusu daha yaptık ve son aşamada tasarım tesciliyle bu süreci destekledik. Şu anda başvuruların bir kısmı tescillenmiş, bir kısmının ise süreçleri devam etmektedir. Bu ürün bir yazılım, bir makine ve arka planda çalışan kimyasal bir mekanizmayı bir araya getirmektedir. Yani multidisipliner bir patentten söz ediyoruz. Temel hedefimiz, tat ve koku bileşenlerinin, yani aroma bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama aktarılmasıdır. Bugün bir kokunun ya da tadın başka bir ortama aktarılması ütopik görünebilir. Ancak bu sistemde kimyasal mekanizma, yazılım ve makine öğrenmesi birlikte çalışarak bu aktarımı mümkün kılmayı hedeflemektedir” dedi.

“Sistem mobil cihazlara da entegre edilebilecek”

“Aromatör” cihazının hangi alanlarda kullanılabileceğine dair de bilgiler veren Prof. Dr. Oktay Yıldız, “Aromanın iki temel bileşeni vardır: koku ve tat. Biz de bu patentte hem koku hem de tat bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama iletilmesini hedefledik. Yapılan ulusal ve uluslararası patent araştırmaları, bu ürünün yenilikçi olduğunu ortaya koydu. Patent süreçleri uzun ve titiz ilerleyen süreçlerdir. Türkiye’de Türk Patent ve Marka Kurumu bu alanda oldukça nitelikli ve dünyadaki iyi örneklerden biridir. Bugün bu teknoloji ütopik görünebilir. Ancak telefonun ilk icat edildiği dönemlerde de benzer şekilde sorgulanmıştı. Günümüzde ise hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Aromatör için de benzer bir gelişim öngörülmektedir. Gelecekte sinema salonlarında izlenen bir sahnede kahve içen bir çiftin kahve aromasını, bir çikolata çeşmesinden akan çikolatanın kokusunu ya da tropik bir meyvenin tadını hissedebilmek mümkün olabilir. Ayrıca bu teknoloji için bir ek patent daha yapılmış olup, sistemin mobil cihazlara entegre edilmesi de hedeflenmektedir. İlerleyen süreçte daha küçük boyutlara indirgenerek telefonlara entegre edilmesi ve farklı coğrafyalardaki insanların birbirlerinin bulunduğu ortamın tat ve kokusunu deneyimleyebilmesi amaçlanmaktadır. Önemli olan bu patentlerin alınması değil, bunların ticari bir emtiaya dönüştürülerek ekonomide kullanılabilmesidir. Dünyada patentlerin ticarileşme oranlarının düşük olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, bizim de bu patentler için hedefimiz, birkaç yıl içerisinde ticarileşmelerinin sağlanmasıdır. Benim 24’ün üzerinde patentim bulunuyor. Ayrıca patent ve patent başvuru süreçleri devam eden çalışmalarımız da var. Bu patentler arasında ticari prototipleri üretilmiş olanlar da mevcut, hâlihazırda endüstride kullanılanlar da bulunuyor. Henüz ticari aşamaya geçmemiş olanlar da var. Ancak özellikle bu patent için arzumuz, gayemiz ve umudumuz; ticarileşme süreçlerinin daha hızlı ilerlemesidir” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin