Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Ocak, 2024 15:19 tarihinde yayınlandı
0

Dina’nın annesi Panga, “Görüştüğümüz sırada iki kez rahatsız edildi”

Gabon uyruklu Jeannah Danys Dinabongho Ibouanga‘nın ölü bulunmasına ilişkin soruşturmanın ikinci duruşmasına katılan anne Jessica Santda Makemba Panga, kızıyla yaptığı son görüntülü görüşmede kızının Olivia isminde biri tarafından 2 kez rahatsız edildiğini belirtti.

Karabük-Yenice karayolu Yeşilköy mevkiindeki Filyos Çayı’nda 26 Mart 2023 tarihinde cesedi bulunan Gabonlu üniversite öğrencisi Jeannah Danys Dinabongho Ibouanga’nın (17) soruşturmasına yönelik ikinci duruşma yapıldı. Polis ekipleri adliye önünde ve içerisinde geniş güvenlik önlemleri alırken, duruşma için İstanbul ve Ankara’dan gelen dernek temsilcileri ile Gabonlu öğrenciler kontrollerden sonra adliye içerisine alındı.
Duruşmada konuşan anne Jessica Santda Makemba Panga ve baba Guy Serge İbouaga, şikayetlerinin devam ettiğini belirterek gerçeğin ortaya çıkarılmasını istediklerini aktardılar.

“Görüştüğümüz sırada iki kez rahatsız edildi”
Kızının öldürülmesinden önce görüntülü görüşme yaptığını ifade eden anne Panga “Görüştüğümüz sırada iki kez rahatsız edildi. Görüşmeler kesildi, başka birisi araya giriyordu. Kimin araya girdiğini sorduğumda Olivia olduğunu söyleyerek kamerayı Olivia’ya döndürdü. Olivia ile daha önce Gabon’da aynı okulda okumuşlardı fakat Olivia önce mezun olduğundan daha önce Türkiye’ye gelmişti. Olivia’yı ekranda gördükten sonra konuşma kesildi” dedi.

“Cedric Dina’yı gördüğünü ve kızlarla yukarıda olduğunu söyledi”
Olayın gerçekleştiği gün Gabonlu öğrencilerin başkan seçtiğini belirten Panga, “O yüzden arkadaşlarımın yanına gittiğini biliyorum. Dina’ya gönderdiğim parayı Cedric’in hesabına gönderiyordum, o kızıma ulaştırıyordu. Saat 23.00’te Cedric’i arayarak Dina’ya ulaşamadık dedim. Cedric bana kızlarla yukarıda olduğunu, Dina’yı gördüğünü, kendisinin de hasta arkadaşının yanına gittiğini söyledi. Dina o gün herhangi bir olumsuzluktan bahsetmedi” diye konuştu.
Olayın şüphelisi olarak tutuklu olarak yargılaması devam eden Dursun A. (56) duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı.
Müşteki avukatlarının Dina’nın Türkçe bilmediği iddiasına cevap veren Dursun A. “Ben önüme atlayan birisine yardım etti. Arabaya bindiğinde ‘Abla beni dövdü’ diye Türkçe söyledi. Hastane dediği için hastaneye götürmek istedim. Ben de parasız olması nedeniyle devlet hastanesine götürmek istedim. Telefonumla arama yaptı ancak konuşmadı. Giderken yabancı dilde konuşuyordu, anlamıyordum” ifadelerini kullandı.

“İşlemediğim bir suç için yargılanıyorum”
Dursun A. ışıklarda durup hareket ettiğinde Dina’nın inmeye çalıştığını ve durup indirdiğini dile getirerek şunları söyledi: “Durdum ve karşı tarafa koştu. Ben yolun kenarına ihtiyaç gidermeye ve sigara içmeye inmiştim. Kim eylemi yaptıysa sorumluların bulunmasını ve cezalandırılmasını istiyorum. Aracımdan inmedim ve Dina’yı bir daha görmedim. İşlemediğim bir suç için yargılanıyorum. Gerçeğin ortaya çıkmasını istiyorum. Önceki savunmalarımı tekrar eder, tahliyemi ve beratımı talep ederim.”
Avukat Gülyeter Aktepe’nin Dina üzerinden “Türkiye ve Karabük çok ırkçı bir yer” çıkışına mahkeme heyeti tepki gösterdi.
Sanık Dursun A.’nın tahliye talebinin reddine ve tutukluluk haline devam kararının verildiği duruşma 29 Nisan 2024 tarihine ertelendi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
diyalizde su israfina son verecek proje beundan surdurulebilir saglik hamlesi OxOERNcp
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Diyalizde su israfına son verecek proje, BEUN’dan ’Sürdürülebilir Sağlık’ hamlesi

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Dr. Yasin Öztürk, iklim krizine karşı sağlık sektörünün karbon ayak izini düşürmek ve hemodiyaliz ünitelerindeki su israfını önlemek amacıyla “Ters Osmoz (RO) Atık Suyu Geri Kazanım Projesi”ni hayata geçirdiklerini duyurdu.

1-7 Haziran Sıfır Atık Haftası ve 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında, BEUN ev sahipliğinde bu yıl ikinci kez 6 Haziran günü sağlık hizmetlerinin ekolojik boyutu sempozyumla ele alınacak.

Çevreci Yeşil Diyaliz Derneği yönetiminde de aktif rol alan Dr. Yasin Öztürk, iklim krizinin yalnızca çevresel değil, doğrudan bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti.

İnsanlığın doğaya saldığı karbon gazlarının oluşturduğu sera etkisi ve küresel ısınmanın bedelini ödediğini belirten Öztürk, sağlık alanında 1990’lı yıllardan itibaren başlayan ekolojik farkındalığa vurgu yaptı.

Öztürk, “Hastaları tedavi ederken kullandığımız enerji, su, tıbbi malzeme ve oluşturduğumuz atıklar nedeniyle sağlık sektörünün de önemli ölçüde karbon salınımına neden olduğu fark edildi. Bir yandan iklim krizinin neden olduğu hastalıklarla mücadele ederken, diğer yandan farkında olmadan iklim krizini artıran faaliyetlerin içinde yer alabiliyoruz. Bu doğrultuda dünyada ’Sürdürülebilir Sağlık Hizmetleri’ ve ’Yeşil Tedavi’ kavramları gelişmeye başladı” ifadelerini kullandı.

Hemodiyalizde atık su geri dönüştürülüyor

Ömür boyu süren diyaliz tedavilerinde su, enerji tüketimi ve karbon ayak izinin devasa boyutlara ulaştığını belirten Dr. Öztürk, klinik uygulamalarda çevre dostu ve kaynak etkin stratejileri acilen devreye almanın zorunlu olduğunu ifade etti.

Bu kapsamda atılan somut adımı paylaşan Öztürk, “Hemodiyaliz ünitelerinde ortaya çıkan yüksek miktardaki su israfını önlemek amacıyla ’Ters Osmoz (RO) Atık Suyu Geri Kazanım Projesi’ni devreye aldık. Sistemden çıkan deşarj suyunu ham su tanklarına entegre ederek geri dönüştürdüğümüz bu proje sayesinde, hem tonlarca su tasarrufu sağlıyor hem de merkezin karbon ayak izini doğrudan aşağı çekerek döngüsel sağlık hizmetine somut bir örnek sunuyoruz” dedi.

Üniversitenin yeşil kampüs başarısı

İklim kriziyle mücadelenin tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu belirterek Eren Enerji çevre mühendisleri ve BEUN Genç TEMA Topluluğu’nu da sürece dahil ettiklerini belirten Öztürk, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in çevre vizyonuna da değindi.

Öztürk, BEUN’nün UI GreenMetric dünya sıralamasında ilk 300’e girerek “Sıfır Atık” ve “Yeşil Kampüs” alanlarında Türkiye’nin en öncü üniversitelerinden biri olduğunu tescillediğini hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:

“Artık sadece hastalarımızın sağlığını değil, onların yaşayacağı dünyanın sağlığını da düşünmek zorundayız. Sağlıklı insanlar için sağlıklı bir çevreye ihtiyacımız var. Hastalarımızı tedavi ederken gezegenimizi de korumayı öğrenmek zorundayız.”

Bizi sosyal medyadan takip edin