karabuk
İmsak 05:44
Güneş 07:08
Öğle 13:06
İkindi 16:18
Akşam 18:53
Yatsı 20:13
İmsaka kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Ocak, 2024 20:48 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 3dk

Dermatoloji uzmanı uyardı: “Cüzam hastalığı sorun olmaya devam ediyor”

Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Asiye Yıldız, "Lepra(Cüzam) hastalığı 21. yüzyılda dahi gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde hastalığın sorun olmaya devam ediyor. Ciddi sağlık problemlerine ve bu nedenle de işgücü kaybına yol açıyor. Solunum yolu ve deriden temas ile bulaşıyor" dedi.
Her yıl ocak ayının son haftası "Lepra(Cüzam) Haftası" ve ocak ayının son pazar günü ise “Dünya Lepra günü’’ olarak değerlendiriliyor. Ciddi sağlık problemlerine ve bu nedenle de işgücü kaybına yol açan bulaşıcı hastalıkla ilgili bilgilendirmelerde bulunan Medicana International Samsun Hastanesi Dermatoloji Uzm. Dr. Asiye Yıldız, uygulanan başarılı kontrol programları ile hasta sayısının çok azalmasına rağmen 21. yüzyılda dahi gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde hastalığın sorun olmaya devam ettiğini söyledi. Lepra hastalığının insanoğlunun bildiği en eski hastalıklardan birisi olduğun ifade eden Uzm. Dr. Asiye Yıldız, "Anadolu, çok eski zamanlardan bu yana birçok medeniyetin geçtiği topraklardır. Anadolu’ya bu hastalık göçler ile taşınmış, Türkiye’de modern anlamda lepra savaşı 1 Haziran 1957 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları öğretim üyelerinden Doç. Dr. Etem Utku tarafından Ankara Cüzam Savaş Derneği’nin kurulmasıyla başlamıştır. Türkiye’de cüzam savaşında Etem Utku Hoca’dan başlayarak çok değerli bilim insanları çalışarak bugünkü başarıyı sağlamışlardır. Önerilen modern tedavi protokollerinin ülkemizde de uygulanması sonucunda, hasta sayısı önemli ölçüde azalmıştır. Tanı almış ve kayıt altında gözlenen hastaların tamamının tedavisi tamamlanmış ve bulaştırıcılığı kalmamıştır" diye konuştu.

"Solunum yolu ve deriden temas ile bulaşıyor"
Hastalığın en sık solunum yolu ve deriden temas yolla bulaştığına dikkat çeken Dr. Yıldız, "Özellikle ev içi yakın temaslarla küçük çocuklarda hastalığın ortaya çıkma ihtimali daha yüksektir. Ortalama kuluçka süresi olan 2-4 yıl hatta bazen daha uzun bir süre olabilir. Tedavi başlandıktan kısa süre sonra bulaştırıcılık ortadan kalkmaktadır" şeklinde konuştu.

Lepra hastalığının belirtileri
Hastalığın belirtileri hakkında konuşan Dr. Asiye Yıldız, "İlk klinik belirti yüz, kol ve bacakların dış yüzü, sırt, kalçalar gibi vücudun diğer bölgelerinde ortaya çıkan birkaç santimetre büyüklüğünde deriden hafif bir renk farkı ile ayrılan, kaşıntı ve ağrı gibi şikayete yol açmayan, açık renkte bazen hafif kızarık bir lekedir. Bu dönemde tanı konulduğunda tedavi ile tamamen iyileşir. Tedavi edilmediği takdirde daha ileri klinik formlara ilerler, deride kızarıklık, kabarıklıklar, geniş sınırları belirgin lekeler, kaşlarda dökülme, sinirlerin tutulmasına ilişkin belirtiler, el ve ayaklarda uyuşukluk, duyu kayıplarına neden olabilir. Duyu kaybına bağlı yaralanmalar, yanıklar meydana gelir. Hastalık belirtileri hastanın basile vereceği cevaba göre deride hafif bir renk açılmasının olduğu lekeden, geniş yayılımlı periferik sinir sistemi, göz, kemik, kas ve diğer dokuların tutulduğu, şekil bozuklukları ve sakatlıkların geliştiği bir tabloya kadar değişiklik gösterir. Leprom adı verilen yumrular yüze yerleştiklerinde aslan yüzü denilen yüz görünümünü ortaya çıkarırlar. Ayrıca semer burun denilen burun çöküntüsüne, damak delinmesine, göz kapaklarının düşmesine, ses kısıklığına, parmakların kendiliğinden kopmasına da yol açarlar. Eller etkilendiğinde pençe eli görünümü oluşur" ifadelerini kullandı.

Lepra hastalığında tanı
Dr. Asiye Yıldız, hastalıkta tanı ve korunma ile ilgili şunları söyledi:
"Hastalığın tanısında şüpheli deri lezyonları ile beraber periferik sinir tutulumu belirtilerinin elle muayene edilerek sinir kalınlaşmasının ve duyu muayenesi ile yüzeysel duyu kaybının tespiti ile tanı konulabilir. Lepra basilinin mikroskopla gösterilmesi de tanıyı kesinleştirir. Lepra hastalığı, Dünya Sağlık Örgütü’nün tedavi şemalarına göre kombine ilaçlarla 6-12 bazen de 24 ay süren rejimlerle tedavi edilmektedir. Bu ilaçların kullanılamadığı durumlarda alternatif tedavi uygulanır. Bu hastalıktan korunmak için erişkinlerin ilave bir önlem almalarına gerek yoktur. Ancak çocuklara yönelik önlem almak gerekir. Koruyucu bir aşısı yoktur. BCG ile immün proflaksi yapılmaktadır. Cüzam hastalığının kontrol altına alınabilmesi için hastalığın belirtilerinin bilinmesi, hastaların sakatlık gelişmeden erken dönemde tanı alması ve tedavi edilmesi, hasta ve toplumun eğitilmesi önemlidir."

Bizi sosyal medyadan takip edin
Bu haberin kategorisini takip et:
trt 17 uluslararasi belgesel odullerinin tanitimi kbude yapildi 1LrnV8LR
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Mart, 2026 20:15 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 1dk

TRT 17. Uluslararası Belgesel Ödüllerinin tanıtımı KBÜ’de yapıldı

Karabük Üniversitesi(KBÜ) Safranbolu Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi’nde düzenlenen toplantıda Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun (TRT) iki önemli yarışması öğrencilere tanıtıldı.
Programda başvuru şartları ve ödüller hakkında bilgi verilirken öğrenciler projeleriyle yarışmalara katılmaya davet edildi.
Karabük Üniversitesi Safranbolu Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi’nde, TRT 17. Uluslararası Belgesel Ödülleri ile "Geleceğin İletişimcileri" yarışmasına ilişkin tanıtım ve bilgilendirme toplantısı düzenlendi.
TRT İç Yapımlar personeli Akasya Galiba ve Ahmet Dalıcı tarafından yapılan sunumda yarışmanın kategorileri, başvuru şartları ve ödüller hakkında bilgi verildi.
Akasya Galiba, TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri kapsamında dört kategori bulunduğunu belirterek Proje Destek ve Öğrenci kategorilerinin özellikle öğrenciler açısından önemli olduğunu söyledi.
Proje Destek kategorisinde ilk üçe girenlere 100’er bin lira hibe desteği verildiğini ve son başvuru tarihinin 3 Nisan olduğunu hatırlattı.
Ahmet Dalıcı ise öğrenci kategorisine 1 Ocak 2025’ten sonra çekilmiş, 15 ila 60 dakika arasındaki projelerin başvurabileceğini belirtti.
Öğrenci kategorisinde birinciye 125 bin TL, ikinciye 100 bin TL ve üçüncüye 75 bin TL ödül verildiğini ifade etti.
Toplantıda ayrıca üniversite öğrencilerine yönelik düzenlenen "Geleceğin İletişimcileri" yarışması hakkında da bilgi paylaşıldı. Yarışmada ilk 10’a giren öğrencilerin Ankara’da TRT Genel Müdürlüğünde düzenlenen eğitim ve gala programına katıldıkları belirtildi.
Program kapsamında öğrencilere kamera, ışık tasarımı, spor yayıncılığı ve seslendirme gibi alanlarda profesyonel eğitimler verildiği aktarıldı. Ayrıca yarışmalarda derece elde etmenin TRT’de staj başvurularında önemli avantaj sağladığı ifade edildi.
Fakülte Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Arzu Kalafat Çat, Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Burak Türten, öğretim elemanları ve öğrencilerin katıldığı program, hediye ve teşekkür belgesi takdimiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin