Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Şubat, 2024 12:06 tarihinde yayınlandı
0

Depremden sağ kurtulan öğretmen, vefat eden öğrencilerini unutamıyor

Hatay’da 6 Şubat‘ta yaşanan depremde ölümden dönen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Mehmet İncecik, hayatını kaybeden öğrencilerini unutamıyor.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olan üç çocuk babası Mehmet İncecik, Kahramanmaraş merkezli depremlere Hatay’ın Antakya ilçesinde 5 katlı apartmanda ailesiyle birlikte yakalandı. Ağır hasarlı binada ölümden dönen İncecik, ikinci depremde evi tamamen yıkılınca ailesiyle birlikte Karabük’e yerleşti. Yenice ilçesindeki Çok Programlı Anadolu Lisesinde görev yapan İncecik, depremde hayatını kaybeden öğrencilerini unutamazken, acılarını ilk günkü gibi yaşıyor.
İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine konuşan Mehmet İncecik, “Bu depremden sağ çıkmak hakikaten bir el becerisi, bir kol gücü vesaire değildir. Allah öyle takdir etti, çıktık. Apartmanımız sağlam bir apartmandı, tamamen yıkılmadı ama daha sonrasında parçalandı. 7.8’lik bir depreme dayanması bile sağlam olduğunu gösterir. Bu sırada çok kişiyi kaybettik. Birinci derece akrabalarımız sağ olarak kurtuldu ama akrabalarımızdan, kuzenlerimin vefat edenler var” dedi.

“Hakkında şiir ve kitap bile yazabileceğimiz çok güzel gençler var”
Vefatlar içerisinde kendilerini en çok etkileyenlerin öğrencileri olduğunu anlatan İncecik, “Çünkü bunlar bizim ülkemizi emanet edeceğimiz genç beyinlerdir. Bizim okulumuz sınavla öğrenci alan çok başarılı bir okuldu. Bu okulumuzun içerisinde de çok güzide öğrencilerimiz vardı. Hakikaten ben inanıyorum onların her biri cennet kuşu olmuştur. Pırlanta gibi gençlerdi. Hele hele bunların içerisinde unutamadığımız hakkında şiir ve kitap bile yazabileceğimiz çok güzel gençler var” diye konuştu.

“Saat bizi uyandıracakken deprem uyandırdı”
Deprem anında yaşadıklarından bahseden İncecik, “Günlerden pazar gecesiydi. Zaten Pazartesi günü okullar açılacaktı. Eşim o gece oruç tutalım demişti. Saat 05.10’a saati kurmuştum. Saat bizi uyandıracakken deprem uyandırdı” ifadelerini kullandı.

“Yatağımın kenarına uzandım kelime-i şehadet getirmeye başladım”
“4.17’deki o sarsıntıda zaten yani uyumak mümkün değildi” diyen İncecik, şunları söyledi: “Kör olanın gözleri açılır, sağır olanın kulakları açılır. Öyle şiddetli bir gürültü. Hem alttan hem de sağdan soldan deprem gürültüsü var. Aynı zamanda parçalanan duvarların çatırtı sesleri, insanların çığlık sesleri var. Arka tarafımda bulunan oğlumun duvarı bizim yatağın üzerine devrildi. Orada zemin yumuşak olduğu için muhtemelen çok fazla ezilmedim. Depremin bitmeyeceğini anlayınca aldığımız deprem tatbikatları eğitimleri neticesinde edindiğimiz tecrübelerle yatağın kenarına uzandım. Kelime-i Şehadet getirmeye başladım. Bildiğim duaların hepsini okudum. Allah’a tevekkül ettim. Yani çıkmak gibi bir düşüncem yoktu. Çünkü üstümde bir duvar var. Oğlum da üzerimdeki duvarların parçalarını kaldırınca biz çıkmaya muvaffak olduk.”

VİDEO İZLEMEK İÇİN >>>TIKLAYINIZ<<

Bizi sosyal medyadan takip edin
iranin trabzon baskonsolosu mohebati dunya iranlilarin dimdik dayanmasina cok sasirdi RFF6bp13
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Mayıs, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

İran’ın Trabzon Başkonsolosu Mohebati: “Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı”

İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, dünyanın İranlıların saldırılara dimdik dayanmasına çok şaşırdığını belirterek, “Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz” dedi.

İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın kültürel yapısına vurgu yapan Mohebati, savaş ve müzakere süreçlerine dair mesajlar verdi. İran’ın tarih boyu kültürü ve medeniyeti olduğunu kaydeden Mohebati, “Bizim rehberimiz şehit oldu. Kendisi de bunu istiyordu. Liderimiz bununla çok iftihar ediyordu. Şehit olmayı arzu ettiğini çok tekrar etmişti. Çok insanlar vardı hak yolunda çalışanlar, gazilerimiz. Tarih boyunca kültürümüzde olanlar şehadeti arzu etmişlerdi, şehit oldular. Çocuklarımızın şehit olmasına çok üzüldük. Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı. Nasıl olur da bir ülkeyi bombalarsın da memleketin lideri, insanları şehit olur ama o ülke dağılmaz ve yıkılmaz? Bizim kültürümüzde bu var. Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz. Ekonomimizin, insanlarımızın, binalarımızın yıkılması mümkün müydü? Ülke dimdik dayandı, istikrarını kaybetmedi. İran bunu gösterdi. İran’ın halkı önemliydi” diye konuştu.

“Müzakere olurken yeni savaş başlattılar”

Müzakere sürecine de değinen Mohebati, “Geçen sene savaştan 12 gün önce İran, ABD ve Avrupa ülkeleriyle konuşurken onlar bize saldırı yaptılar. Son savaştan 1 gün önce İran müzakeredeydi, karar verilmişti. Müzakere olurken yeni savaş başlattılar. Bu gösterir ki; onların hedefleri hiçbir zaman müzakere değildi. Müzakereden zaman kazanırlar, silahlanırlar ve büyük bir savaşa yeniden başlarlar. İran şimdi diyor ki, ‘savaşları bitirin, müzakere yapalım, konuşalım’. Bu mühim bir mesajdı” şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti”

Türkiye ile İran’ın ilişkilerine de değinen Mohebati, “İran dedi ki, ‘Ben Türkiye toprağına hiçbir zaman füze göndermedim’ ve göndermez. Türkiye ile İran’ın kardeşliği çok istikrarlıdır. Tarih boyu böyledir ve çok önemlidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iyi mesajlar gönderdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çok iyi mesajlar verdiler. Bu konuda Türkiye’yi kendimize kardeş biliriz. Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin