Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
14 Şubat, 2023 16:00 tarihinde yayınlandı
0

Depremde Enkaz Altına Kalan Şehide Son Görev

6 Şubat tarihinde Kahramanmaraş Pazarcık Merkezli 7,7 ve 7,6  şiddetinde meydana gelen ve 10 İlimizde büyük yıkıma yol açan deprem felaketine Hatay’da yakalanan Eflanili  Asteğmen Enes Malik Köseoğlu son yolculuğuna uğurlandı.

Depremde Enkaz Altina Kalan Sehide Son Gorev3 KopyaDepremde Enkaz Altina Kalan Sehide Son Gorev Kopya

Hatay’ın İskenderun ilçesinde askerlik görevini yaptığı sırada meydana gelen depremde enkaz altında kalarak hayatını kaybeden Asteğmen Enes Melik Köseoğlu, memleketi Karabük’te gözyaşları içerisinde toprağa verildi.
Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremin en çok etkilediği iller arasında yer alan Hatay’ın İskenderun ilçesinde yedek subay olarak görev yapan Asteğmen Enes Melik Köseoğlu’da enkazın altında kaldı. Yapılan çalışmalar sonucunda Köseoğlu’nun cansız bedeni ekipler tarafından enkaz altından çıkarıldı. İşlemlerinin ardından cenazesi Karabük’e getirilen Köseoğlu için bir tören düzenlendi. Türk bayrağına sarılı naaşı Beşbinevler Mescid-i Aksa Camii’ne getirilen Asteğmen’in yakınları gözyaşlarına boğuldu. Öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Köseoğlu’nun naaşı 5000 Evler Şehitliğinde toprağa verildi.

Törene, Karabük Valisi Fuat Gürel, AK Parti Milletvekili Niyazi Güneş, İl Emniyet Müdürü Kadir Yırtar, İl Jandarma Komutanı Kd. Albay Garip Gümüş, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin