Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
14 Ağustos, 2023 15:59 tarihinde yayınlandı
0

Denizde boğularak can veren genç Karabük’te toprağa verildi

Zonguldak’ta Kızlar Plajı’nda deniz kenarında akıntıya kaptırdığı tekliğini kurtarmak için girdiği denizde boğularak hayatını kaybeden Rasim Ünal (31) memleketi Karabük’te son yolculuğuna uğurlandı.

Edinilen bilgiye göre olay, dün öğlen saatlerinde Zonguldak’ın Kızlar Plajı’nda meydana geldi. İddiaya göre, gezmek için eşi ile birlikte Zonguldak’a giden 31 yaşındaki Rasim Ünal, dalgalı olan denizde kumsalda gezerken, ayağındaki terliği çıktı. Bu sırada dalgalarla birlikte sürüklenen terliğini kurtarmak için denize giren genç, bir anda dalgaların arasında çırpınmaya başladı. Eşinin çığlıkları sonucu Ünal’ın çırpındığını gören vatandaşlar hemen durumu sahil güvenlik ve sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen sahil güvenlik ekipleri ve vatandaşlar Rüstem Ünal’ı denizden kurtararak bota çıkardı. Botla sağlık ekiplerine teslim edilen Ünal, ambulansla Atatürk Devlet Hastanesine götürüldü. Ünal, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Otopsi işlemi tamamlanan Rasim Ünal’ın cenazesi daha sonra Karabük’e getirildi. Merkeze bağlı Yeşilköy camiinde öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazı sonrası Ünal’ın cenazesi gözyaşları arasında köy mezarlığında toprağa verildi.
Denizde boğularak hayatını kaybeden 31 yaşındaki Rasim Ünal’ın Kastamonu Üniversitesi’ne bağlı Araç Meslek Yüksek Okulunda güvenlik görevlisi olarak çalıştığı öğrenildi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
ILHAN ALPBOGA 1
İlhan Alpboğa Avatarı
İlhan Alpboğa
10 Mayıs, 2026 12:16 tarihinde yayınlandı
0

Gördük işittik söylüyoruz

“Bozacının şahidi şıracı.”

Aaa habere bak sen.

Miting meydanında olmasam, konuşmayı dinlemesem inanır mıyım?

Yoo.

Yine de inanmam.

Biliyorum ki, haberleri sipariş.

Aynen Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünden yaptığı haber gibi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Karabük’te hastane yok.” Demiş.

Dedik ya.

İzlemesek mitingi, yerinde dinlemesek.

İl Sağlık Müdürü figüran olmuş.

Spiker İl Sağlık Müdürünün sözlerini bile çarpıtma gayretine girmiş.

Tam “Bozacının şahidi şıracı.” Misali.

Yahu adam “Hastane yok.” Demedi ki.

“Devlet hastanesi.” Yok dedi.

Yağdanlığın da bir sınırı olmalı canım.

Kumbara kalemliğin de.

Milletin gözünün içine baka baka yalan haber yapmanın ne anlamı var?

 

 

Miting ve sonrası

 

Başladık CHP Karabük Mitingi ile devam edelim.

Belki de Karabük’te tarihinin en coşkulu, en kalabalık mitingini yaptı CHP.

Genel Başkan kalabalığı ve coşkuyu görünce “Bu iş olmuş.” Dedi.

Alanın hazırlanmasında Merkez İlçe Başkanı Ali Yavuz ve arkadaşlarının büyük emeği ve alın teri var.

Merdiven tepelerinde gecenin bir yarılarına kadar afiş ve pankart astılar.

Çorbada en az tuzu olan genel başkandan en fazla övgüyü aldı.

Bizim kumbara kalemler fırsatı kaçırır mı?

Çalakalem balon şişirme telaşına girdiler.

“Civcinin güzün sayıldığını” bilirler de, işte.

O zamana kadar köprünün altından ne sular akar bir bilseniz?

Hem ne sular?

CHP mitinginden sonra iktidar partisinin yereldeki yöneticileri her halde durum değerlendirmesi yapmışlardır?

Önümüzdeki seçim diğerlerine benzemeyecek çünkü.

Çeşitli kaygılarla meydana girmeyen kalabalığın coşkusu da cabası.

Bunu fark eden CHP Genel Başkanı onları da diyaloglarına katmayı başardı.

Bir de mitingin renkli sahnelerinden Deniz Özgü var ki?

Acizlik ve telaş insana neler yaptırıyor.

Bu gencecik delikanlının görüntüsü üzerinden nasıl hemen kaydına ulaştınız da kötülük çarklarını işlettiniz?

Nerede kaldı Kişisel verileri Koruma Kanunu?

Bu gencimiz için kim işletecek bunu?

 

 

 

 

 

 

Kıymayın Yenişehir’e

 

Daha önceleri konuşuluyordu.

Bir hamle Yenişehir Pazar Yeri ile ilgili olarak Mimarlara Odası’nın açtığı dava nedeni ile mahkeme kararı ile durdurulmuştu.

Şimdilerde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının Karabük ziyareti ile yeniden pişirildi.

Yenişehir’in imara açılmasından bahsediyoruz.

Örnek bir semtten bahsediyoruz.

Öyle ki;

Yenişehir sitesinin (Yenişehir Mahallesi) planlaması 1938 yılında Fransız Şehir Plancısı H. Prost’a yaptırılmıştır. Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları’nın (KARDEMİR) kurulmasıyla birlikte, fabrika çalışanları için modern bir yerleşim yeri olarak tasarlanan Yenişehir’in inşaat süreci 1930’ların sonu ve 1940’ların başında hız kazanmıştır.

Şehri yönetenlerin hiç birisi dönüp bu örneğe bakmamış, kafalarına ve taraftarlarına göre imarlarla şehri bu günkü haline getirmişler.

Şimdi gözü buraya mı diktiler?

Kıymayın beyler Yenişehir’e.

 

 

 

 

Kurbağa taktiği mi?

Şu Sağlık-Sen Şube yöneticisi vardı ya?

Atatürk’e ağız dolusu hakaret eden.

Hani sendikanın ihraç ettik dediği.

Meğer işi soğutmaya bırakmışlar.

Adam haftalık sendikal izinlerini kullanıp, sendikanın protokol ziyaretlerinde boy göstermeye başladı yine.

Sendikacılar kamuoyuna yalan söylemiş.

Hem de kuyruklusundan.

O zaman bu Atatürk, daha önceleri Recep Tayyip Erdoğan düşmanı Nurettin Çamlıca’nın fikirlerine sendika yönetimi de mi katılıyor?

Bu meczubu koruma kollama görevini büyük cengaverlikle üstlenen malum yapı artığı olduğu iddiaları dilden dile dolaşan İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri de mi onaylıyor?

Yapanın yanına kar mı kalacak?

Atatürk’ü koruma kanunu nerede, bunu hangi savcı hatırlayacak?

Yoksa kurbağa haşlama taktiğine devam mı edilecek?

Unutmayın devlet unutmaz.

Dün unutmadı, gelecekte unutmaz.

 

 

Manzara koyalım

 

“Kurt yavrusuna hayatı öğretirken koyunları gösterir,

bunun eti lezzetlidir,

Çobanı gösterir

bunun sopası acıdır,

dikkat etmelisin

Yavru kurt,

köpeği görünce baba bu bize benziyor der,

Baba kurt,

oğlum bunu görünce kaç biz ne çektiysek bize benzeyip bizden olmayanlardan çektik der.”