Demirtaş’ın avukatlarından “İtibar suikastı” vurgusu - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Şubat, 2024 04:12 tarihinde yayınlandı
0
0

Demirtaş’ın avukatlarından “İtibar suikastı” vurgusu

Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Mustafa Demirtaş’ın Avukatları Mehmet Karadağ ve Turan Uzun basın açıklaması yaptı.

Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Mustafa Demirtaş hakkında belediyede çalışan iki kadın kendilerine taciz yapıldığı iddiası ile suç duyurusunda bulunmuş, savcılık kadınlardan birinin iddialarını asılsız bularak “kavuşturmaya yer yoktur” kararı vermiş ve karar kesinleşmişti. Diğer kadın çalışanın iddialarına yönelik açılan mahkemenin birinci duruşması Kdz. Ereğli Adliyesi’nde görülürken, duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

“Asıl amaçları müvekkilimizin siyasi geleceğini bitirmeye yönelik”

Duruşmanın ardından adliye önünde müşteki kadının avukatının basın açıklaması yapması sonrasında, Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Demirtaş’ın Avukatları Mehmet Karadağ ile Turan Uzun’dan da yanıt geldi. Demirtaş adına açıklamayı yapan Avukat Karadağ, müvekkiline yönelik soruşturmanın başından bu yana basın yoluyla itibar suaikasti yapılmaya çalışıldığını vurguladı. Müşteki avukatının adil yargılamayı etkilemeye yönelik iddialarının doğru olmadığını belirten Karadağ “Duruşma tarihinin seçimlerden sonraya bırakılmasının kendileri için üzücü olduğunu ifade ederek asıl amaçlarının müvekkilimizin siyasi geleceğini ve kimliğini bitirmeye yönelik olduğunun açıkça göstergesidir.” Dedi.

“Başından beri itibar suikasti yapılmaya çalışılıyor”

Karadağ açıklamasına şu sözlere yer verdi: “Müvekkilimiz Gökhan Mustafa Demirtaş’ın 22.02.2024 tarihinde yapılan 1. Duruşma sonrasında müşteki vekilinin adliye önünde yanına 7-8 kişi alarak yapmış olduğu basın açıklaması mesleki kurallar ile bağdaşmayıp Avukatlık Kanunu’nun 40. Maddesi gereğince suç niteliği taşımaktadır. Avukatlık Mesleki Kanunu’nun; taraf olarak kesin hal bulunmadıkça basına açıklamada bulunamayacağı açık şekilde ifade edilmektedir. Açıklama yapılması mecbur olması halinde ise de bu açıklamanın adaleti etkileyecek nitelikte olmaması gerektiği kesindir. Müvekkilimize yönelik olarak soruşturmanın başından itibaren sistematik olarak itibar suikastı yapılması ve bu yönde müşteki vekilinin duruşmanın içeriği başta olmak üzere delillerin durumunu değerlendirmesi, tanıklara yönelik baskı oluşturmaya çalışması, bir kısım basın yayın kuruluşları ile birlikte soruşturma ve kovuşturmayı buraya kadar getirdiklerini beyan etmesi yargılamanın duruşma salonunda değil de bazı basın yayın kuruluşları ile birlikte kamuoyu önünde adalet mekanizması dışında yapıldığı izlenimini doğurmuştur. Hâlbuki soruşturma tarafsız ve herkese eşit mesafede olan Cumhuriyet Savcıları tarafından yapılmış ve yine kovuşturma adil bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti Mahkemesi tarafından maddi gerçeğe ulaşmak için titizlikle yapılmaktadır. Kaldı ki soruşturma dosyasına konu olan diğer bir müştekinin iddiaları hakkında yapılan soruşturmada, bu iddiaların asılsız olduğu yönünde yargı karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Soruşturmanın başından itibaren müvekkilimizin siyasi kimliği ve soruşturma dosyasında verilmiş olan gizlilik kararı neticesinde şimdiye kadar tarafımızca hiçbir basın açıklaması yapılmamıştır. Hatta ve hatta müvekkilimizin siyasi bir parti ile bağı olması nedeniyle, siyasetin adaleti etkilediği izlenimi vermemek için bağlı bulunduğu siyasi partiden istifa etmiştir. Müvekkilimizin yasal haklarını kullanması neticesinde müracaatta bulunmasının bir mobing olduğunu kamuoyuna çarpıtarak açıklamada belirtmiştir. Müşteki vekilinin mahkemenin tüm delillerini kabul etmiş gibi kamuoyu ile paylaşması kendisini yargı mercii olarak görmekte ve hükmü kendince vermiştir. Yargılamada tanıkların dinlenilmeden cezaya hükmedileceğinden bahsederek yargılamayı etkileme çabasına içerisine girmiştir. Duruşma tarihinin seçimlerden sonraya bırakılmasının kendileri için üzücü olduğunu ifade ederek asıl amaçlarının müvekkilimizin siyasi geleceğini ve kimliğini bitirmeye yönelik olduğunun açıkça göstergesidir. Müvekkilimiz ile yapmış olduğumuz telefon görüşmesinde; hukuka aykırı, doğruları yansıtmayan ve adaleti yönlendirme niteliğindeki basın açıklamasından dolayı müşteki vekili hakkında Adalet Bakanlığına ve bağlı bulunduğu Baro Başkanlığına suç duyurusunda bulunacağını haricen öğrenmiş bulunmaktayız. Müşteki vekili tarafından yapılan, doğruları yansıtmayan, etik olmayan ve hukuka aykırı basın açıklaması sonrasında müvekkilimiz adına cevap verme ve doğru bilgilendirme zorunluluğu doğmuştur. Kamuoyuna saygıyla arz ederiz.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
samsunda genc kizin organlari 4 kisiye umut oldu 8QWHkdlM
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Nisan, 2026 00:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Samsun’da genç kızın organları 4 kişiye umut oldu

Samsun’da kalbi duran ve beyin ölümü gerçekleşen 24 yaşındaki genç kızın bağışlanan organları, 4 hastaya umut oldu.

Edinilen bilgiye göre, 24 yaşındaki Mihriban Okur’un kalbinin durmasının ardından hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen beyin ölümü gerçekleşti. Genç kızın vefatının ardından sağlık ekipleri, aileyle görüşerek organ bağışı konusunda izin talep etti. Ailenin onay vermesi üzerine Samsun Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen operasyonla Okur’un bir böbreği, karaciğeri ve iki korneası başarıyla alındı. Alınan organlardan böbrek Malatya’daki bir hastaya, karaciğer İstanbul’daki bir hastaya nakledilmek üzere gönderildi. Korneaların ise Samsun tedavi gören hastalara umut olduğu öğrenildi.

Acılı aile fertlerinden teyze Saniye Kurnaz Uysal, organ bağışının önemine dikkat çekerek, “Organlar inşallah gidecek insanlara şifa olur. Allah o insanlara uzun ömürler versin. Bir yandan acımız var, bir yandan da insanlara can olduğu için sevinçliyiz” dedi.

Amca Refaettin Okur ise, “Biz canımızı kaybettik. İnşallah hasta olan kardeşlerimize şifa olur. Organ bağışını ben de destekliyorum. Allah kimseye evlat acısı göstermesin” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin