Karabük İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen “Demir Şehrin Cevher Çocukları” projesi tüm etkinlikler ve faaliyet alanları ile 2022 yılı içerisinde tamamlandı.
Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı (ÇOGEP) ile birçok alanda yapılan etkinliklerle 9 bin 942 çocuk ve genç ile birebir temas kurulurken, hedef grupların eğitsel ve ailesel çevreleriyle birlikte il genelinde doğrudan veya dolaylı olarak yaklaşık 30 bin kişiye ulaşılarak projede çerçevesinde tüm hedeflere ulaşıldığı belirtildi.
Karabük İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü, dün olduğu gibi bugün de, yarın da geleceğin teminatı gençlerin ve çocukların yanında olmaya devam edeceğini söyledi.
Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü, Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı (ÇOGEP) çerçevesinde yapılan etkinlikleri şöyle sıraladı: “Filografi meslek edindirme kursu, badminton kursu, müzik ve enstrüman kursu, “çocuk gözüyle polis” konulu resim, şiir ve kompozisyon yarışması düzenlenmiştir. 2 bin çocuğa trafik kuralları-trafikteyken doğru davranış şekilleri konularında Karabük’te bulunan Trafik Eğitim Parkurunda alanında uzman Emniyet Personelleri tarafından Uygulamalı Trafik Eğitimi verilmiştir.
12-17 yaş arası bin çocuğumuza Kızılay Karabük Şube Başkanlığı ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD)’nde görevli uzman personel tarafından Afet Bilinci Eğitimi, 05-17 yaş aralığında bulunan 14 Anaokulu, 6 İlkokul, 5 Ortaokul ve 5 Lise düzeyinde olmak üzere 5 bin çocuğa yönelik Okullarda Eğitim Seminerleri, 06-17 yaş aralığında bulunan 15 mahallede ikamet etmekte olan 150 çocuk ve gencin okul ihtiyaçları karşılanarak Eğitim Destek Faaliyeti, 06-17 yaş arası 500 çocuk ve gencimize yönelik Rol-Model Etkinliği, 06-11 yaş arası 50 çocuğa yönelik Meslek Tanıtımı Etkinliği yapıldı.
05-12 yaş arası 50 çocuk gencimize çocuk evlerinde ziyaret, 05-24 yaş arasında bulunan 150 çocuk ve gencimizi Rehabilitasyon Merkezlerinde engelli bireylere ziyaret faaliyetleri düzenlenmiş olup, tüm bu etkinlikler çerçevesinde 9 bin 942 çocuk ve genç ile birebir temas kurulmuş, hedef grupların eğitsel ve ailesel çevreleriyle birlikte il genelinde doğrudan veya dolaylı olarak yaklaşık 30 bin kişiye ulaşılarak projede çerçevesinde tüm hedeflere ulaşılmıştır” (Nurettin Acar)


“Demir Şehrin Cevher Çocukları” Projesi Tamamlandı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


