Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
18 Nisan, 2019 14:25 tarihinde yayınlandı
0

Değirmenci’den  kıdem tazminatı açıklaması

Hak-İş Konfederasyonuna bağlı Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, “Kıdem tazminatı kaleminin kırılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Kıdem tazminatı işçi kesiminin geleceğinin teminatıdır. Bu konuda eğer bir reform yapılacaksa, bu işin merkezinde işveren değil, işçi olmalıdır” dedi.
Genel Başkan Değirmenci, geçtiğimiz günlerde açıklanan ekonomik reform paketinde yer alan kıdem tazminatı maddesine ilişkin olarak yazılı bir açıklama yaparak, kıdem tazminatı ilişkin görüşlerini dile getirdi.
Mevcut kıdem tazminatının eksik yönlerinin bulunduğuna, çalışan kesimin beklentilerine tam manasıyla cevap vermediğine dikkat çeken Değirmenci, “Bu haliyle bile kıdem tazminatı, Türkiye’deki milyonlarca işçinin kalesi, iş güvencesi ve geleceğinin teminatıdır. Ailesinin geçimini sağlamak adına yıllarca alınteri akıtarak durmaksızın çalışan işçinin, ertelediği hayallerini hayata geçirebilmesinin bir sigortasıdır. Kıdem tazminatı, keyfi işten çıkarmaların önündeki en büyük barikattır. Kıdem tazminat, kırmızı olduğu kadar, işçinin en kalın çizgisidir.
Kimse bizden, bu çizginin eğilip bükülmesine, zikzaklı bir hale dönüşmesine, izin vermemizi beklemesin. Kıdem tazminatını geriye götürecek hiçbir adımın yanında yer almayacağımızı ve bu konuda işçi aleyhine olacak her türlü girişimin karşısında cesaretle mücadele vereceğimizi, başta üyelerimiz olmak üzere tüm emek dünyasının ve diğer tüm tarafların bilmesini istiyorum” diyerek kıdem tazminatında geriye gidişi asla kabul etmediklerini belirtti.
“Kıdem tazminatının alınamadığı bir sistemi savunmak doğru değil”
“Kıdem tazminatı mevzuatının mevcut haliyle, çalışan kesimin beklentilerini karşılamadığı, eksikliklerle dolu olduğu gerçeği de, gün gibi ortadır” diyen Değirmenci, “Kıdem tazminatımızı yedirmeyiz ama bu ağır aksak işleyen sistemle de yola devam edemeyiz. Kıdem tazminatı konusunda kazanılmış haklardan taviz verilmeyecek şekilde, yeni bir sistem hayata geçirilmelidir. Türkiye’deki kıdem tazminatı tablosu incelendiğinde, çalışanların yüzde 85’inin kıdem tazminatı alamadığı gerçeğiyle yüz yüze kalıyoruz. Yine aynı şekilde mahkemelerde işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıkların yüzde 70’inin kıdem tazminatından kaynaklandığını görmekteyiz. Sadece yüzde 15’lik bir kesimin kıdem tazminatı alabildiği bir sistemi savunmak, işçilere, emekçilere yapılabilecek en büyük kötülük olacaktır. Hal böyle iken, kazanımlarımızdan bir adım dahi geri atmadan, kıdem tazminatında bir reformun hayata geçirilmesi artık bir gereklilik haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin