Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Şubat, 2023 11:26 tarihinde yayınlandı
0

Değirmenci: “Tüm İmkanlarımızla Üyelerimizin Yanındayız”

Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, “Bu sıkıntılı sürecin sorunsuz bir şekilde atlatılması için sendikamızın tüm imkanlarıyla İskenderun’un ve üyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Özçelik-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu Genel Başkanı Yunus Değirmenci’nin başkanlığında depremin ağır can kayıplarına neden olduğu İskenderun bölgesine giderek sendikanın örgütlü işyeri İSDEMİR’de depremden etkilenen üyeleriyle bir araya gelerek acılarına ortak olup, sorunlarını dinledi.

Genel Yönetim Kurulu, özellikle İskenderun bölgesinin ve üyelerinin yeniden ayağa kalkabilmesi için yerinde incelemelerde bulundu. Ziyarette Genel Başkan Değirmenci’ye Genel Başkan Yardımcıları Bayram Altun, Mustafa Kılıç, Aydın Baysal, Şerafettin Koç, Genel Sekreter Ahmet Çolak, İskenderun Şube Başkanı Mehmet Güngör ve Şube yönetimi ile işyeri temsilcileri eşlik etti. Ziyaretler kapsamında sendika yönetimi, ilk olarak İSDEMİR kampüsü içerisinde Özçelik-İş İskenderun şubesinin ve işverenin ortaklaşa oluşturduğu barınma merkezlerini tek tek gezerek üyelerin yaşadığı sıkıntıların çözüm yollarına ilişkin istişarelerde bulunup, şuan ki eksiklerini ve ihtiyaçlarını tek tek sordu. Bu sıkıntılı ve ağır şartlarda kendilerini asla yalnız bırakmayacaklarını üyelerine ileten Genel Başkan Değirmenci ve Yönetimi, önümüzdeki dönemde sendika olarak yaraların sarılması için neler yapabileceklerini üyeleriyle ve İskenderun teşkilatıyla değerlendirdi. İSDEMİR ziyaretinin ardından Özçelik-İş’in bölgedeki bir başka örgütlü işyeri MMK Metalurji’ye giden Değirmenci ve Yönetimi, üyeleri ve aileleriyle bir araya gelip eksik olan ihtiyaçlarını sordu. Değirmenci ve Yönetimi, MMK Metalurji’nin Genel Müdürü Denis Krasov ile görüşüp, üyelerine ve ailelerine verdikleri destek için teşekkür etti. Durum değerlendirmesi yapan sendika yönetimi, şartların iyileştirilmesi ve düzeltilmesi için yapılabilecekleri ele aldı. İskenderun’da depremden etkilenen İSDEMİR ve MMK Metalurji’deki üyeleri ziyaret eden Değirmenci ve Genel Yönetim Kurulu incelemelerin ardından geceyi MMK fabrikasındaki barınma yerlerinde geçirdi.

“TÜM İMKANLARIMIZLA İSKENDERUN’UN VE ÜYELERİMİZİN YANINDA OLACAĞIZ” Ziyaretleri değerlendiren Genel Başkan Değirmenci, “Depremin en çok vurduğu ve en fazla üyemizin buluğunduğu bölgelerden olan İskenderun’da, üyelerimizin sıkıntı ve acılarına ortak olmak ve yaraların bir an evvel sarılmasına katkı vermek için bölgeye genel yönetim kurulumuzla birlikte geldik. İSDEMİR ve MMK Metalurji işyerlerimizdeki barınma merkezlerini gezerek, üyelerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletip, Özçelik-İş’in sıcak yüzünü ve varlığını üyelerimize hissettirmeye çalıştık. Üyelerimizin beklentileri dinledik. Yaşadıkları sorunları yerinde inceledik. İskenderun Şube Başkanımız Mehmet Güngör ve yönetiminin bölgedeki fedakar çalışmalarına katkı verdik. İnşallah bu sıkıntılı sürecin sorunsuz bir şekilde

atlatılması için sendikamızın tüm imkanlarıyla İskenderun’un ve üyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” şeklinde açıklamada bulundu. Üyelerinden ve ailelerinden de depremde çok fazla can kaybı olduğunu söyleyen Değirmenci, “İSDEMİR’de, MMK Metalurji’de, Ekinciler’de, DHMİ Hatay ve Adıyaman’da hayatını kaybeden üyelerimiz ve yakınları başta olmak üzere vefat eden tüm vatandaşlarımıza Yüce Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Yaralılarımıza acil şifalar niyaz ediyorum. İmkanlarını seferber eden İSDEMİR, MMK Ekinciler ve Yolbulan işverenlerimize de katkılarından dolayı teşekkür ediyorum” dedi. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin