FG

DEĞERLİ KARABÜKLÜLER ( ÜLKÜ İÇİN DESTEK )

1979 yılında Almanya'daki bir fuarda Karabük Demir-Çelik Fabrikaları çalışanı olarak yaşadığı unutulmaz bir anıyı paylaşan yazar, Ülkü adlı yüksek fırının tarihsel önemine dikkat çekerek bu sanayi mirasКакойın müze yapılması için destek çağrısında bulunuyor.

4 Kasım 2026, 14:502 dk okuma
Haberi dinle
~3 dk

04 Kasım 2026

24 Nisan 1979 günü Almanya'nın Hannover şehrindeki dünyanın en büyük sanayi fuarını geziyordum. Sarı işçi tulumu giymiş iki genç kız anket yapıyordu, bana yaklaştılar ve biri; "İtalyan mısınız ?" deyince "Hayır" dedim ve arkasından "İspanyol musunuz ?" diye sorunca "Hayır Türküm" dedim. Mesleğimi ve nerede çalıştığımı sorduklarında "Karabük Demir-Çelik Fabrikaları" yanıtım üzerine "KARRABUK, KARRABUK" diye bağırarak ellerimden tuttular ve beni SALZGITTER Firmasının pavyonuna götürüp direktörle tanıştırdılar.

Beni odasına alan direktörle sohbete başlamıştık. İlk sorusu ÜLKÜ oldu. Çünkü ; 3 ncü yüksek fırınımız ÜLKÜ'yü bu firma yapmıştı. 12 Aralık 1962 günü, Genel Müdürümüzün, Alman Büyükelçisinin ve SALZGITTER Genel Müdürünün konuşmalarından sonra ÜLKÜ ateşlendiğinde 45 günlük işçiydim ve o gün Karabük'te adeta bir bayram yaşanıyordu.

Yetersiz Almancamla bu anıları anlatmaya çalışırken direktör çok mutlu oluyor ve ÜLKÜ ve fabrikamızla ilgili sorular soruyordu. Çünkü ; İkinci Kok Fabrikamızı da bu firma yapmıştı. Bu arada meyve suyu ve pasta ikram ettiler. Biz konuşurken önüme orta boy buzdolabı büyüklüğünde metal bir kutu geldi. İçinden dıt-dıt sesleri geliyordu. Aynı sırada bir fotoğrafçı da görüntülerimizi çekiyordu.

Sohbetimizin sonunda izin isterken direktör bir dakika dedi ve bir personelin getirdiği paketi alarak bana verdi, açmamı istedi. Açtım, içinden 30x30 cm boyutlarında çelik bir sac çıktı. SALZGITTER'in ürettiği paslanmaz çelik sacların kalitesi çok ünlüydü, tartışılmazdı. Çevirdim, sacın diğer yüzünde bilgisayar harflerinden oluşan bir portrem resmedilmişti. Şaşırdım, benim için büyük bir sürpriz olmuştu.

Bilmiyordum, meğer o metal kutu bilgisayarmış. Bu aletle henüz biz tanışmamıştık

Karabük'e döndükten 10-15 gün sonra beni genel müdürlükten çağırdılar. SALZGITTER'den bir mektup gelmiş. Tercüme bürosu şefi merhum Halit YAVUZ Ağabey tercüme etmiş. Ziyaretimden ve görüşmemizden memnun olduklarını ve bu ziyaretin ilişkileri daha da güçlendirdiğini ifade etmişler. İnceliğe bakınız, ben görevli olarak gitmemiştim ki, kendi olanaklarımla turist olarak bir geziydi bu yaptığım…

Benim için çok anlamlı olan bu anıyı özenle muhafaza ediyorum.

Ama ÜLKÜ'nün sökülüp eritilerek yok edilecek olmasına çok üzülüyor, bunun gerçekleşmemesi, Karabük'ün bir sanayi ve kültür mirası olarak yaşatılması, bir müzeye dönüştürülmesi için uğraş veriyorum. Çünkü ; 2023 yılına kadar Karabük'te üretilen toplam 60.5 milyon ton sıvı ham demirin neredeyse yarısına yakınını üreten ÜLKÜ'nün ve çelik üretiminde Avrupa'da 1 nci, dünyada 7 nci ülke olmamızın başarısında ÜLKÜ'yle birlikte FATMA ve ZEYNEP'in büyük payı var. Bu konuda siz değerli hemşehrilerimin ve okurlarımın desteğini bekliyorum.

Fikret GÖKÇE

Kıbrıs Gazisi – Mak. Müh.

Karabük Demir-Çelik Fabrikaları (E) Başmühendis

Resmi İlanlar

Tüm İlanlar

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Kaba ve kişisel saldırı içeren yorumlar yayımlanmaz.

Henüz yorum yok.

İlk yorumu sen yaz, tartışmayı başlat.