Türkiye’nin ilk ve tek Demir Çelik Enstitüsü olma özelliği taşıyan Karabük Üniversitesi Demir Çelik Enstitüsü ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi sahibi oldu.
KBÜ Demir Çelik Enstitüsü almış olduğu Kalite Yönetim Sistemi Belgesi ile yaptığı çalışmaları da tescilledi.
Demir Çelik Enstitüsü Müdürü Yrd. Doç. Dr. Memiş Işık yaptığı açıklamada, “Enstitümüzde kalite ilgili çalışmalar kurulduğu günden bugüne kurgulanmış bir süreç. Süreç devam ederken kalite ile ilgili yaptığımız işlerin başka kişilerce doğrulanması gerekiyordu. Biz Enstitümüzde yaptığımız işleri standartlara ve uluslararası düzeye uygun şekilde yapıyoruz. Bu işleri doğru yaptığımızı kişilerin veya kurumların doğrulaması gerekir. Bunların çıktıları da kalite ve akreditasyon belgeleridir. Kalite sistemi üst yönetimden en alt çalışana kadar bir ekip işidir. Üst yönetimde çalışmalarımıza çok büyük destek verilmektedir. Sürekli gelişim, sürekli değişim, sürekli büyüme gerekiyor. Bunları nasıl sağlayacağız? Bu sistemin çıktıları ile doğrulamamız lazım. Biz geçmişte eksik yönlerimiz nelerdi ve şimdi o yönlerimizi tamamladık mı? İşte bunların en önemli çıktıları kalite belgeleridir. Dolayısı ile biz bu belge ile Uluslararası standartları sağlamış olduk ve bunu belgeledik. Bu belge ile enstitümüzde yaptığımız işleri belirli standartlara veya belirli normlara göre doğru yaptığımızın bir belgesi oldu. İçeride bir sisteminiz yoksa bu belgeyi doğrulama şansınız yoktur. Biz uyguladığımız sistem gereği bu belgenin istemiş olduğu şartların tamamını sağlamış bulunmaktayız.” dedi.
4 laboratuvar ve 8 deneyde akredite olduklarını da kaydeden Işık, “ Bunlar; sertlik, kalıntı, gerilme,statik ve Dinamik laboratuarımız. Diğer laboratuvarlarımız da bazı deneylerimiz şuan devam ediyor. Çalışmalarımız devam ederken kamu ya da özel birçok kuruma numune gönderiyoruz. 4 testte daha akredite olacağız. Bazı deneylerin süresi de 17-20 gün arasında değişmektedir. Deneylerin süreleri tamamlandığı zaman kapsam genişletmiş olacağız. Yorulma ile ilgili bir deneyimiz var ve bunu yurt dışında yapan tek kurum biz olacağız. Biz bu testleri yapınca hem sanayi ile ilgili uygulamalara, hem de bilimsel ve akademik çalışmalara destek olacağız. Bunun en önemli yanı kendimizi geliştiriyoruz ve Demir Çelik Sektörünün ihtiyacı olan katma değeri yüksek ürünlerle burada çalışma yapabileceğiz. Hatta daha büyük çaplarda yapabildiğimizi gözlemlemiş olacağız ve özel ürünlere sektör yoğunlaşmış olacak. Burada ARGE çalışmalarını yapacak ve destek vereceğiz. Ülkemiz, Bölgemiz, üniversite ve enstitü olarak güzel çalışmalara imza atacağımıza inanıyorum.” Diye konuştu.


DÇ Enstitüsü’ne ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi
Meyvelerin en büyük düşmanına Samsun’da savaş açıldı
Dünyada meyvelere en çok zarar veren türlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği ile mücadele kapsamında Samsun’da 110 çiftçiye bin 600 adet kitlesel tuzak dağıtıldı.
Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, meyve yetiştiriciliğinde kalitenin artırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla “Samsun İli Akdeniz Meyve Sineği Biyoteknik Mücadele Projesi” hayata geçirildi. Dünyada ve Türkiye’de meyve üretimine en büyük zararı veren etmenlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği, meyvelerde çürümeye yol açarak ciddi ürün ve pazar kayıplarına neden oluyor. Hasat dönemine yakın yapılan kimyasal ilaçlamalar meyvelerde kalıntı riski oluştururken, bu durum insan sağlığını tehdit ettiği gibi ihraç edilen ürünlerin geri dönmesine de yol açıyor. Bu nedenle olumsuzlukların önüne geçmek, doğal dengeyi korumak ve tüketicilere kalıntısız gıda arz etmek amacıyla kimyasal mücadele yerine biyoteknik mücadelede gaza basıldı.
Yılbaşına kadar Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde yürütülecek bu proje kapsamında, toplam 400 dekar şeftali üretim alanında kitlesel tuzaklama yöntemi uygulanacak. Projeden bölgedeki 110 üretici faydalanacak, zararlıyla etkin mücadele edilmesi amacıyla sahaya toplam bin 600 adet Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı. Toplam bütçesi 352 bin TL olan ve yüzde 75’i Samsun Büyükşehir Belediyesi desteği, yüzde 25’i ise üretici katkısı ile finanse edilen bu çalışma sayesinde hem birim alandan elde edilen ürün miktarı artırılacak hem de kimyasal ilaç kullanımı alışkanlığı ve miktarı azaltılacak.
Yılmaz: “Kimyasal mücadele üründe kalıntı bırakıyor, ihracatı olumsuz etkiliyor”
Tuzak dağıtım töreninde konu hakkında açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Bitkisel üretimde hastalık ve zararlarla mücadele konusu oldukça önemli bir konu olup mücadele edilmediği takdirde üründe ciddi verim ve kalite kayıpları yaşanabilmektedir. Üretimde ciddi manada verim ve kalite kayıplarına neden olan bir zararlımız da Akdeniz meyve sineğidir. Akdeniz meyve sineği ile mücadele edilmediği takdirde meyvelerde çürüme olur ve ciddi anlamda verim ve kalite kaybı yaşanır. Akdeniz meyve sineği ile mücadelede özellikle kimyasal mücadeleden ziyade biyoteknik mücadeleyi uygulamak istiyoruz ve öneriyoruz. Özellikle geç dönemde kimyasal uygulandığı zaman üründe kalıntıya sebebiyet verebilmekte. Bu da ihracatımızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Üreticilerimizin verim ve gelir kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla biz biyoteknik mücadeleyi kullanarak hem çevreyi, doğayı korumuş oluyoruz hem kalıntı problemini ortadan kaldırmış oluyoruz hem de daha sürdürülebilir bir üretim yapılmasına da imkan sağlamış oluyoruz” dedi.
Projeye destek veren Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise “Samsun’da tarımla ilgili, üretimle ilgili her noktada varız. Sağ olsun il müdürümüz bu konuda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Her türlü konuyu oturup istişare edip projelendirdikten sonra uygulamaya geçiyoruz ve bu süreç içerisinde üretimdeki değişimi, çiftçilere olan faydayı, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan da memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.
Öte yandan proje süreci boyunca il ve ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri ve teknik personel sahada aktif olarak izleme faaliyetleri yürütecek, sürekli tarla ve işletme ziyaretleri gerçekleştirecek. Üreticilere tuzakların doğru kullanımı konusunda gerekli eğitimler verilecek. Bu biyoteknik mücadele atağı ile Samsun şeftalisinin kalitesi, güvenirliği ve pazar değerini artırmak, çevre ve insan sağlığı korunarak sürdürülebilir bir üretim modeli sağlamak amaçlanıyor.


